Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/130 E., 2025/4299 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/130 E., 2025/4299 K. (24.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/130
Karar No
2025/4299
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/130 E. , 2025/4299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4196 E., 2024/1758 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1903 E., 2021/822 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile 06.02.2017 tarihinde imzaladığı Mekan Kullanım Sözleşmesi uyarınca, ... ile ..., Canlı Hayvanlar ve ... için 16-17 Mayıs 2017 tarihleri arasında kurulum, 18-21 Mayıs 2017 tarihleri arasında etkinlik, 22-26 Mayıs 2017 tarihleri arasında söküm süreci olmak üzere 11 gün karşılığı olarak kararlaştırılan 149.000,00 TL kullanım ücreti ve 19.250,00 TL ek ücret ödediğini, müvekkilinin tahsis edilen alanın kullanılacağı inancıyla yatırım yaptığını, fuar sözleşmeleri imzalayıp muhataplara bilgi verdiğini, bu şekilde fuara katılacak olanlara karşı yükümlülük altına girdiğini, ancak sözleşme hukuka aykırı olarak davalı tarafından iptal edilerek müvekkilinin alandan polis zoruyla tahliye edildiğini, gerekçenin ise Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 15.05.2017 tarihli yazısında ... ve ... Partisinin 3. Olağanüstü ... salonunda yapılacağı ve güvenlik dolayısıyla firmaların ve diğer kuruluşların fuar ve etkinlikleri için ...Merkezi Alanının 18- 21 Mayıs 2017 tarihleri arasında tahsis edilmemesinin uygun olacağı nedenine dayandığını, tahsis edilen yerin kullanılamadığını, sözleşmenin (12.) maddesine göre olağanüstü kongrenin yapılması mücbir sebep olarak da değerlendirilemeyeceğinden sözleşmenin davalının kusurundan kaynaklı olarak yerine getirilemediğini ileri sürerek; sözleşmeye istinaden davalıya ödenen 149.000,00 TL'nin iadesi ile oluşan zararların bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesine, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından alanın kullanıldığını, güvenlik nedeniyle gerçekleştirilen tahliyede ise müvekkilinin bir tasarrufunun bulunmadığını, sözleşmenin (6.) maddesinde yer verilen düzenlemenin gereğinin de yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 06.02.2017 tarihli mekân kullanım sözleşmesine göre 11 gün olarak tahsis edilen alanın 20-21-22-23-24-25-26 Mayıs tarihlerindeki 7 gün boyunca kullanmaya elverişli halde bulunmadığı, kiracının alandan tahliye edildiği ve bir kusurunun olmadığı, kiralananın sözleşmede belirtilen süreden fiilen kullandırılmayan 7 günden kaynaklı olarak bedelin iadesinin gerektiği, davacı tarafından ödenmesi gereken kira bedeli tutarının 94.818,15 TL olarak hesaplandığı, fuarın hazırlık ve kurulum aşamalarının tamamlandığı ve 2 gün boyunca da açık kaldığı dikkate alındığında yapılan masrafların iadeye konu olamayacağı, bununla birlikte fuar alanında kullanılan ve söküldükten sonra başka bir fuar organizasyonunda kullanılması mümkün olan malzemeler söz konusu olup da bunların bir daha kullanılamayacak şekilde zarara uğratıldığına ilişkin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre bir zararın tespit edilemediği, mahrum kalınan kâra ilişkin talep yönünden davacının tam olarak ne miktarda bir zararının bulunduğunun mevcut dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 94.818,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmeye konu alanın tahliye edilmesinde ve davacıya ait kurulum malzemelerinin sökülmesinde kiraya verenin bir kusurunun bulunmadığı, ancak kira bedeli kullanım karşılığı olduğundan, kullanılmayan dönem için ödenen bedelin iadesinin gerektiği, bu nedenle Mahkemece dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak, sözleşmeye konu alanın kullanılmadığı döneme ilişkin kullanım bedelinin iadesi ile diğer taleplerin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; mahrum kalınan kârın hesaplanması ve teslim borcunu eksiksiz olarak yerine getirmeyen davalı tarafça uğranılan zararın karşılanması gerektiğini, kira sözleşmesi bölünebilir olmadığından, her gün için eşit bedel takdir edilerek orantılama yapılamayacağını, kira bedelinin tamamının iadesi gerektiğini, polis zoruyla tahliye sırasında müvekkilinin eşyalarının zarar gördüğünü, süre boyunca etkinliğin devam edeceği inancıyla yapılan harcamaların da karşılıksız kaldığını, davalının kusurlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; sözleşmeden doğan sorumluluğun yerine getirildiği belirtilerek, kabul edilen kısım bakımından kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kiralanan alanın sözleşme süresince davacı kullanımına tahsis edilmediği iddiasıyla peşin ödenen kira bedelinin iadesi ve tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca; kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 308. maddesine göre de; kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasındaki 06.02.2017 tarihli kira sözleşmesinin (21.) maddesinde yer verilen, " Etkinlik süreleri ile ilgili Ankara Valiliği bilgilendirilecektir." hükmü uyarınca, 12.05.2017 tarihinde Ankara Valiliğinin bilgilendirilmesi üzerine güvenlik nedeniyle18.05.2017- 21.05.2017 tarihleri arasında tahsisin yapılmamasının uygun olacağının belirtilmesine, özellikle davalı tarafından davacıya gönderilen 17.05.2017 tarihli yazı ile söz konusu fuarın ileri bir tarihe ertelenmesi davacı firmaya teklif edilmiş olmasına rağmen fuarın ertelenmemiş olmasına, davacının fuar alanından tahliyesinde davalının tasarrufunun bulunmaması nedeniyle, davalının kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0c253802725eada5 d3f2e1f2f7cbaeca

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı