Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1292 E., 2025/2650 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1292 E., 2025/2650 K. (07.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1292
Karar No
2025/2650
Karar Tarihi
07.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1292 E. , 2025/2650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1699 E., 2025/70 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin ... Alışveriş Merkezinde bulunan ... sayılı bağımsız bölümü 24.07.2007 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verdiklerini, kira sözleşmesi devam ederken taraflar arasında imzalanan 14.05.2018 tarihli ek protokol ile kira sözleşmesinin süresinin 31.12.2022 tarihine kadar uzatıldığını, ek protokolün ikinci maddesinde yer alan; "On beşinci kira döneminin hitamından en az 6 (altı) ay önce yazılı olarak Kiralayan tarafından Kiracıya bildirilmesi halinde, Kiracı kiralananı on beşinci kira döneminin hitamında tahliye ederek boş bir şekilde anahtarlarıyla birlikte Kiralayana teslim edecektir. Kiracının bu maddedeki taahhüdü gayrikabili rücu tahliye taahhüdü niteliğindedir.’’ hükmü ile davalının kiralananı tahliye etmeyi taahhüt ettiğini, bu tahliye taahhüdü uyarınca 20.06.2022 tarihinde davalıya gönderilen ihtarnamenin 22.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, kiralananın tahliye edilmemesi üzerine davalı aleyhine tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, kira sözleşmesinin feshine ve kiracının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; 24.07.2007 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin kiracısının davalı şirket olmadığını, kiralananın 14.05.2018 tarihli protokolden anlaşılacağı üzere 01.01.2018 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere devralındığını, davalı şirketin kiracılık sıfatını 14.05.2018 tarihinde kazandığını, geçerli ve usulüne uygun bir tahliye taahhüdü bulunmadığını, tahliye taahhüdünün açık ve net bir tarih içermesi gerektiğini, tahliye şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli kararıyla; davalının daha önce imzalanan kira sözleşmesine konu yeri devralarak eski kiracıya halef olduğu, kira sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğinde olan protokolde yer alan tüm hükümlerin davalıyı bağladığı, tahliye taahhüdünün belli bir tarih içermesi gerektiği doğru ise de bu tarihin ay, gün ve yıl olarak belirtilmesi gerekmediği, belirlenebilir ve hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilir bir tarih olması gerektiği, on beşinci kira döneminin son gününün kira sözleşmesinden anlaşılabilir olduğu ve tahliye tarihinin belirlenebilir olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 02.10.2024 tarihli ilamla; İlk Derece Mahkemesince son dönem yıllık kira bedeli belirlenerek hesaplanacak eksik harcın davacıya tamamlattırılması, yatırılmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve süresi içinde harç ikmaliyle yenileme yapılmadığı takdirde tahliyeye ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle; davalının temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 14.05.2018 tarihli ikinci ek protokolün, 24.07.2007 tarihli kira sözleşmesi, 01.05.2008 tarihli ek protokol ve 29.01.2013 tarihli kira sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin ek protokol ile birlikte kira sözleşmesi olarak anılacağı ve onbeşinci kira döneminin 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı hususlarının sözleşmede açıkça belirtildiği, ayrıca ilgili ek protokolde davalının kiracı olduğunun kararlaştırıldığı, kiracılığın davalıya devredildiği, böylece davalının ek protokol ile kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği, kiracılığın devri nedeniyle mevcut sözleşme hükümlerinin aynen korunduğu, devir eden kiracının sözleşmeden ve kanundan doğan hak ve borçlarının yeni kiracıya (davalıya) geçtiği, buna göre davalının taahhüt nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; tahliye taahhüdüne ilişkin hükümlerin kamu düzeninden olup, kiracı aleyhine olarak geniş yorumlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle kararlaştırılan tahliye tarihinin mutlaka net, kesin bir takvim tarihini belirtmesi gerektiğini, sözleşme ile kararlaştırılan on beşinci kira döneminin sonu ifadesinin ise Kanunun ve Yargıtayın aradığı şartları taşıyan bir tahliye taahhüdü niteliğinde olmadığını, kaldı ki müvekkilinin kiracılığının işbu ek protokolle başladığını, kiracılık sıfatının kazanıldığı protokolde tahliye taahhüdü olduğu iddia edilen bir ibarenin yer almasının geçersiz olduğunu, ayrıca ilk kararda hükmedilen vekalet ücretinin temyiz edilmemiş olması nedeniyle lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, bu nedenle aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dava konusu 14.05.2018 tarihli sözleşmenin, kira sözleşmesinin uzatılmasına ilişkin ikinci ek protokol olarak hazırlandığı ve taraflarca imzalandığı, sözleşme ile kararlaştırılan tahliye tarihinin açık ve net olarak yazılı olduğu, davalının önceki kiracının halefi olması nedeniyle taahhüde uymakla yükümlü olduğu, uyulan bozma ilamı sonrası davalı aleyhine tamamlanmış harç üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 580d8e5976f9ac9b 6b4c7374036064c5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı