3. Hukuk Dairesi 2024/4351 E. , 2025/4622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/4424 E., 2024/2262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/284 E., 2020/320 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen taraflardan gelen olmaması nedeniyle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı Belediyenin bir kuruluşu bulunan diğer davalı şirket arasında 01.11.2016 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmede açıkça belirtildiği üzere düğün, kına, nişan ve özel etkinlikler gibi tüm etkinlikleri de düzenleyip organize etmek ve bu parkın tamamını da kullanmak şartı ile içerisinde belirlediği bölgelere de kafeteryalar ve çay bahçeleri de kurarak işletmek için yetkili olduğunu, müvekkilinin bir yıllık kira bedelini davalılara peşin ödeyerek edimini yerine getirdiğini, ancak davalıların müvekkilinin ticari faaliyetini yapabileceği biçimde tüm altyapı hizmetleri ve çevre düzenlemeleri de dahil olmak üzere edimlerini kasten ifa etmekten kaçınarak maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, müvekkilinin kiralama amacına uygun faaliyetlerini icra edebilmek için gerekli kapalı alanların inşa edilmesi ve faaliyetlerine ilişkin tüm izin ve ruhsatların davalı ... tarafından verilmesi zaruri iken bunların verilmediğini, müvekkilinin alt yapı hizmetleri harcamalarını kendisi yaparak şimdilik sadece çay satabileceği küçük bir baraka yapmasına davalıların izin verdiğini, kiralanan yerden müvekkilinin istifade edebileceği tüm tasarruf işlemlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin dava tarihine kadar kira sözleşmesine ve davalılara güvenerek 400.000,00 TL civarında bir harcama yaptığını, gelirden yoksun kaldığını, anlaşma sağladığı organizasyonları iptal ederek zarara uğradığını, 2017 yılı için müvekkilinin etkinlikleri düzenleyebilme imkanının henüz parkın Belediyenin çevre düzenleme ve alt yapı hizmetlerinin kasten bitirmemiş olamsı sebebiyle imkansız hale geldiğini, davalıların sözleşme ve kamusal hizmet zorunluluğu gereği tüm edimlerini eksiksiz yeine getirmeleri ve müvekkilinin 2017 yılı zararının da giderilmesini talep ettiği 28.04.2017 tarihli ihtarnamenin her iki davalıya keşide edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL munzam zarar ve maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Şirket vekili; kiralananın kamuya açık ve kamunun yararlanmasına tahsis edilmiş bir alan olan park olduğu, sınırlı bir yapılaşmanın söz konusu olacağını, düğün, nişan vb. faaliyetlerin ancak tali ve yan hizmet olarak verilebileceğinin kiracı tarafından da bilinmesi gerektiğini, park olarak kullanılan kamuya açık alanlarda kapalı alan kullanımının mevzuatta özel olarak düzenlenmiş olup davacıya sözleşmenin kuruluş aşamasında bu ve benzeri diğer bilgilerin açıkça verildiğini, kira sözleşmesinde davacının kiralananın niteliğini değiştiremeyeceğini, davacının parkın tamamında istediği gibi yapılaşma yapmak ve parkı düğün salonu olarak kullanma istemesinin kira sözleşmesine aykırı olduğunu, davacının kiraya verenin yazılı onayı olmadan herhangi bir geçici, kalıcı ve-veya parkı niteliğini değiştirici iş veya inşaat yapamayacağını, davacının müvekkiline veya .. Belediye Başkanlığına yapmış olduğu herhangi bir başvurusu olmadığını, davacının hangi başvurusunun reddedildiğini, ne tür başvurular yaptığını, ne tür engellemelerle karşılaştığı hususlarında somut bir delil göstermediğini savunarak, davanın reddine istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davacının kira sözleşmesini diğer davalı ile yaptığını, müvekkili ile bir bağının olmadığını, kira sözleşmesinin tarafları arasında hukuki sonuçlarını doğurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.11.2016 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinde kiralanan yerin “.. .. ..” olduğu, kiralanan şeyin park olarak kullanılacağı ibaresi bulunmakla birlikte düğün, nişan vb. için de kiralandığına ilişkin açık hüküm bulunmadığı, yine kira sözleşmesinde davalı şirketin söz konusu organizasyonlar için kiracı davacıya ruhsat vermek gibi bir yükümlülüğe girdiğine ilişkin bir ibarenin de bulunmadığını, sözleşmede kiracının kiralananda, mal sahibinin haberi ve izni olmadan tadilat yapamayacağının düzenlendiği, yine kiracının kiralanana yapacağı masraflar için tazminat isteme hakkının olmadığı, yapılan yapıların mal sahibine ait olacağının imza altına alındığı, davacının talebini ispatlayamadığı, tazminat isteminin sözleşmeye aykırı olduğu gibi yasal koşulların da oluşmadığı, kira sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Belediyenin iddia olunan zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının kira sözleşmesine dayanarak tazminat talep ettiği, davalı Belediyenin kira sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu haliyle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, Mahkemenin bu yönde verdiği kararının yerinde olduğu, davalı kiraya veren şirket yönünden; kira sözleşmesi uyarınca kiracının kiralananda habersiz tadilat yapamayacağı, tadilat yapsa bile kiracının kiralanana yapacağı masraflar için tazminat isteme hakkının olmadığının imza altına alındığı, taraflarını bağlayıcı olan geçerli, sözleşmede "düğün, kına nişan özel etkinlikler" şeklinde yazı bulunsa da kiralanan şeyin park olarak kiralandığının anlaşıldığı, düğün vb. etkinliklerin yapılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, kaldı ki davacının düğün nişan vb. organizasyon işleri alıp kaporaları iade ettiğine ilişkin de dosyada delil bulunmadığı, davacının maddi tazminat iddiasını ispatlayamadığı, manevi tazminat yönünden de davacının kişiliğine karşı yapılmış bir eylem bulunmadığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin, parkın tamamını da kullanmak şartı ile içerisinde belirlediği belirli bölgelere kafeteryalar ve çay bahçeleri de kurarak işletmek üzere kira sözleşmesi süresi olan 3 yıl boyunca kiracı olarak yetkili olduğunu, davalıların parkın kira sözleşmesi gereği müvekkilin ticari faaliyetini yapabileceği biçimde tüm altyapı hizmetleri ve çevre düzenlemeleri de dahil olmak üzere borçlarını kasten ifa etmekten kaçınmış olmaları nedeniyle müvekkilini zarara uğrattıklarını, davalı Belediyenin mülkiyetinde olan parkı kiralayan diğer davalı şirketin, Belediyenin kuruluşu olduğu, ayrıca kiralanan üzerine yapılan yapıya Belediyenin izin verdiği gözetildiğinde kira sözleşmesine icazet verdiğinin kabulü gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili Kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı Belediyenin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, kiraya veren davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemlerinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! de2c2585b61c4195 277f156204e55b15