Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/3719 E., 2025/4627 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3719 E., 2025/4627 K. (07.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3719
Karar No
2025/4627
Karar Tarihi
07.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3719 E. , 2025/4627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2088 E., 2024/1377 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/7 E., 2021/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının .. İlçesi, .. Mahallesi 3 18... ve 4 numaralı parselleri pazarlaması için emlakçılık yapan dava dışı şirket ile anlaşması üzerine, müvekkilinin şirket ile görüşerek satış için anlaştıklarını ve kapora olarak 1.000.000,00 TL'nin şerketin yönlendirmesi üzerine davalı hesabına gönderildiğini, ancak anlaşmanın iptali üzerine davalının dava dışı şirketin olan alacağını mahsup ederek 390.000,00 TL iade ettiğini, davalının müvekkilinin parasına 3 şahıs ile olan ilişkisi nedeniyle el koymasının haksız olduğunu, bu nedenle 610.000,00 TL'nin iadesi için başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; yetkisiz mahkemede açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davalının tanımadığı davacı ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmadığını, davalının dava konusu taşınmazların maliki olmadığını, davacının anlaşma yaptığını iddia ettiği emlakçı şirketten alacaklı olduğunu, ayrıca banka dekontlarının da borç ödeme belgesi niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli kararıyla; itirazın iptali davasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6. maddesindeki genel yetki kuralı gereği davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, davacı tarafından hem icra dosyasında hem de açılan işbu itirazın iptali davasında davalının adresini ../.. olarak gösterdiği ve tüm işlemlerin bu adres üzerinden yapıldığı gerekçesiyle, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli kararıyla; taraflar arasında para alışverişine ilişkin bir akdi ilişki kurulduğu ve akdi ilişkinin inkar edilmediği bu nedenle alacaklının ikametgah mahkemesinde de icra takibi yapılabileceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu taşınmazları satın almadan önce dava dışı şirket aracılığı ile .. Tekstil adına kayıtlı 9-10 adet taşınmazı farklı zamanlarda satın aldığı, bu şekilde taşınmaz alım satım işlemlerinin şirket aracılığı ile gerçekleştiği, dava dışı şirketin dava dışı .. Tekstile ait olduğunu beyan ettiği dava konusu taşınmazları satın almak isteyen davacının davalının hesabına 1.000.000,00 TL kapora bedelini gönderdiği, davalının Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/39780 sayılı soruşturma dosyasında ... Tekstil bayii olarak şirket adına uzun yıllardır çalıştığını beyan ettiği, bu nedenle davacının ilgili taşınmazların ... Tekstile ait olduğu düşüncesi ile ... Tekstil adına çalışan davalıya kapora bedelini gönderdiğini beyanına itibar edilebileceği, alımı hususunda anlaşılan taşınmazın davacıya devredilmediği, davalı dava dışı şirketten olan alacağına binaen davacının dava konusu miktarı kendisine gönderdiğini beyan etmişse de; paranın havale açıklamasında taşınmaz alımı için gönderildiği hususunun açık olduğu, dava dışı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiği borç miktarı ile davacı tarafından gönderilen kapora bedeli miktarının farklı olduğu, davalının dava dışı üçüncü kişinin borcunun ödendiği iddiasına itibar edilemeyeceği, bahsi geçen ilişkinin üçüncü kişinin borcunun ödenmesi taahhüdünü içerir üçüncü kişi yararına sözleşme ile yapılabileceği, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının taşınmaz alımı amacıyla davalının hesabına para gönderdiği ve iradesinin taşınmaz alımına ilişkin olduğu hususunun sabit olduğu, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkinin bulunmadığı, karşılıklı bir borç ilişkisi olmadığından takas ve mahsup yapılmasının da mümkün olmayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yetkisiz mahkemede açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davalının tanımadığı davacı ile arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, bahsi geçen emlakçı şirketin bir sözüyle davacının hiç tanımadığı birinin hesabına 1.000.000,00 TL gönderilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile bahsi geçen emlakçı şirketin işbirliği içerisinde davalı aleyhinde işlemler yaptıklarını, yapılan ödemenin dava dışı emlakçı şirketin davalıya olan borcu nedeniyle yapılan bir borç ödemesi olduğunu, keza ödemenin emlakçı şirketin talimatı ile yapıldığı hususunun bizzat davacı tarafça ikrar edildiğini, davacının 3. kişi yerine ifada bulunan kişi konumunda olduğunu, alacağı varlığı yargılamayı gerektirdiğinden aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacının daha önce farklı zamanlarda dava dışı emlakçı şirket aracılığı ile taşınmazlar satın aldığı, yine aynı emlakçı şirket aracılığıyla dava konusu taşınmazları satın almak üzere davalının hesabına ".. Gop. Mah. 3 18... ve 4 nolu parsellerin alımında kullanılmak üzere" açıklamasıyla 1.000.000,00 TL kapora bedeli gönderdiği, ancak alımı hususunda anlaşılan taşınmazların davacıya devredilmediği, taraflar arasında başkaca bir alacak borç ilişkinin bulunmadığı, karşılıklı bir borç ilişkisi olmadığından takas ve mahsup yapılmasının da mümkün olmayacağı, yine alacak miktarı likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9960a45828f32ab4 6ea93dd2232209bf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı