Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4119 E., 2025/1982 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4119 E., 2025/1982 K. (09.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4119
Karar No
2025/1982
Karar Tarihi
09.04.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4119 E. , 2025/1982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2870 E., 2023/1925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/92 E., 2022/511 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili; apartman yöneticisi ..., nalbur ... ve işçi ... aleyhine açılan davada, davacı ...'nin 31.03.2012 tarihinde yakınları ile birlikte yaya kaldırımında yürüdüğü sırada, çatı onarımı yapılan ... Apartmanının çatısından düşen taş nedeniyle ... tehlike arz edecek şekilde yaralandığını, olay nedeniyle davacı ...'nin ağır bedensel zarara uğradığını, protez kullanmak zorunda kaldığını, ayağında duyu kaybının oluştuğunu, birden çok operasyon geçirdiğini, kendine olan güveninin zayıfladığını, arkadaşları tarafından kel, topal şeklinde rencide edecek sözlere maruz kaldığını belirterek; davacılardan ... için 10.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri bakım, iaşe masrafları, iş kaybından dolayı munzam zarar ve diğer sair giderler için 30.000,00 TL ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, anne ve baba için ayrı ayrı 7.500,00 TL'er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2) Birleşen davada davacılar vekili; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak, aynı talepleri bu kez kat maliki durumundaki ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yöneltmiş, davacılar vekili 17.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı 469.910,15 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; ... Apartmanı oluk tamiri işini ... Nalburun sahibi olan davalı ... aracılığıyla aldığını, kendisinin günlük yevmiye ile çalıştığını, olay günü, dava konusu binada olukları değiştirdiği sırada çatının altından kopan beton parçasının davacı ...'nin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kendisinin çatının üst tarafında olduğunu, beton parçasının kendi etkisi ile düşmediğini, binanın eski olması nedeniyle bakım eksikliğinden kaynaklandığını, tamir işini yapmasa dahi kazanın meydana geleceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davalının sadece kat maliki olduğunu, apartman yöneticisi sıfatının bulunmadığını, nalbur ... ile küçük bir onarım işi için götürü bedel ile anlaştığını, bu nedenle malikin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin malik ve/veya adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; müvekkilinin olayın meydana geldiği caddede nalbur işletmeciliği yaptığını, davalılardan ... ile ...'ı iş konusunda buluşturduğunu, olayın tarafı olmadığı gibi kusur ve sorumluluğunun da bulunmadığını, davalı ...'ın işvereni ya da çalıştıranı olmadığını, halen sigortalı olarak başka bir yerde çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri; müvekkillerine atfedilen kusuru kabul etmediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 479.910,15 TL ve ... için 20.484,32 TL maddi, ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 31.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı ... hakkında açılan davanın reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ... vekili vekalet ücreti yönünden kararın tavzihini talep etmiş, Mahkemenin 07.10.2022 tarihli ek kararı ile hüküm fıkrasında belirlenen hak ve yükümlülüklerin değiştirilip genişletilemeyeceği gerekçesi ile tavzih talebi reddedilmiştir. Karara karşı süresi içerisinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından, tavzih talebine ilişkin 07.10.2022 tarihli ek karara ise davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada, davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile davalı ...'nın diğer kat malikleri ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle, kararın kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 479.910,15 TL, ... için 20.484,32 TL maddi tazminatın, davacı ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ..., ... ve ...'den; birleşen davada; tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemek üzere davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar ..., Semrin Koçar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; raporların çelişkili olduğunu, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri; apartman yönetimince karar alınmadan ve bilgi verilmeden tadilat yapıldığı için kat malikleri olan müvekkillerine kusur atfedilemeyeceğini, apartman yöneticisi davalı ...'nın ve tadilatı yapan davalılar ... ve ...'in ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kusursuz sorumluluk halleri genel olarak hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğudur. Kanun koyucu, başkalarının mal veya şahıs varlıklarının zarar görmemesi amacıyla, bazı kişilerin meydana getirdiği zararlarda kusurlu olmasalar dahi yasal düzenlemede yer alan objektif özen ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmeleri sebebiyle bu kusursuz sorumluluk halini öngörmüştür. Bina malikinin sorumluluğu (TBK m.58) ve adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m.66) kanunda özen sorumluğu altında düzenlenen sorumluluk hallerindendir. Bina malikinin sorumluluğu; başkasının kusuru olsun veya olmasın, binanın veya yapı eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten, bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunun söz konusu olmasıdır. Adam çalıştıran ise; kusurlu olmaksızın, çalıştırdığı kimselerin iş görmeleri esnasında üçüncü kişilere verdikleri zarardan sorumlu tutulmaktadır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı kat malikleri yönünden bina malikinin sorumluluğu, davalı ...'in adam çalıştıranın sorumluluğu, davalı ...'ın ise kusur sorumluluğu nedeniyle sorumlu olduklarının belirlendiği dosyada yer raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada bir kısım davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı