Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4064 E., 2025/3006 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4064 E., 2025/3006 K. (26.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4064
Karar No
2025/3006
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4064 E. , 2025/3006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2024/900 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Akçakale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ...'in diğer davalı ... aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2011/9853 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu icra dosyası üzerinden davacıya birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacının süresinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, daha sonra icra dosyasının yenilerek 2012/8685 Esas numarasını aldığını ve davacıya yeniden haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinden haberi olmayan davacının itiraz etmemesi nedeniyle davacı aleyhine kesinleştiğini, davacıya ait taşınmazlara haciz konulup banka hesabındaki paranın icra dosyasına aktarıldığını ve alacaklıya ödendiğini, davalılardan ...’in davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını, aralarında bir borç ilişkisi bulunmadığını, davalılardan ...’in bu konudaki iddialarının soyut ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek; davacının davalılara 352.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89/3. maddesinde belirlenen 15 günlük süre içerisinde açılmadığını, takip borçlusu olan davalı ...'in malvarlığını muvazaalı olarak kardeşi olan davacıya devrettiğini savunarak, davanın reddini ve tazminata mahkum edilmesini istemiştir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2015 tarihli kararıyla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 11.12.2019 tarihli ilamla; usulsüz tebligat esas alınarak hak düşürücü sürenin hesaplanmasının doğru olmadığı, Mahkemece uyuşmazlığın esastan incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 12.03.2021 tarihli kararıyla; üçüncü haciz ihbarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle yerine getirilemeyeceği, usulüne uygun olmayan tebligata dayalı olarak üçüncü kişi olan davacının İİK’nın 89/3. maddesi gereğince borcun tahsiline zorlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle; dava değeri olarak gösterilen miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacının Ankara 23. ��cra Müdürlüğünün 2012/8685 esas sayılı icra dosyasından İİK’nın 89 maddesi gereğince davacı aleyhine yöneltilen 352.986,89 TL’lik haciz ihbarnamesinden dolayı davacının talebi olan 352.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 18.10.2021 tarihli ilamla; Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece, davacı adına kayıtlı taşınmazlara haciz konulduğu ve davacıya ait banka hesabındaki paranın da haczedilerek davalı alacaklı ...’ye ödendiği gözetilerek uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince taraf delillerinin toplanması, davacı ile davalılardan ... arasında alacak borç ilişkisinin olup olmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile diğer davalı ... arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin olduğuna veya davalı ...'in muvazaalı bir şekilde tüm malvarlığını davacının üzerine geçirdiğine dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu haliyle davalı ...in davacıdan alacaklı olduğuna kanaat getirilmediği, davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmekle, davaya konu Ankara (Kapatılan) 23. İcra Müdürlüğünün 2012/8685 esas sayılı icra dosyasında davacı adına kayıtlı taşınmazlara haciz konulduğu ve davacıya ait banka hesabındaki paranın da haczedilerek 9.033,77 TL'sinin davalı ...'e ödendiği gerekçesiyle; davacının icra takip dosyası yönünden toplam 352.000,00 TL borçlu olmadığının tespitin, davalı alacaklı ...'e ödenen 9.033,77 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın maktu harca tabi olmasına rağmen nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK’nın 89/3 maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Mahkemece, bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, özellikle davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespit edildiği, İİK 89/3 maddesi gereğince açılan menfi tespit davaları maktu harca tabi olmakla birlikte hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi olarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(19) 11-946 E., 2021/540 K. sayılı ilamı ile) anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Yukarıda yer verilen hukuk kuralı gereği İİK'nın 89/3 maddesi gereği açılan davalar maktu harca tabi olduğundan, mahkemece maktu harcın hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçeyle davalının nisbi harçla sorumlu tutulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaral�� bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla, "2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 maktu karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılan 6.011,30 TL harçtan mahsubu ile artan 5.583,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve kalıp halinde davacıya iadesine", "3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 25,20 TL başvurma harc ile 427,60 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 452,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 61f20540ff0f45c8 35dc6d37788ca253

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı