Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4029 E., 2025/2175 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4029 E., 2025/2175 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4029
Karar No
2025/2175
Karar Tarihi
16.04.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/4029 E. , 2025/2175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/97 E., 2023/113 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından mükerrer olarak 30.05.2013 tarihli ve 96.403,50 TL bedelli faturanın müvekkili adına tahakkuk ettirildiğini, yine aynı sayaç üzerinden gerçekleştirilen tahakkuka ait 19.06.2012 tarihli ve 40.876,25 TL bedelli faturanın da müvekkili tarafından ödendiğini, kısa süreli aralıklarla yapılan tahakkukların gerçek elektrik tüketimini yansıtmadığı gibi fahiş olduğunu ileri sürerek; 96.403,50 TL tutarındaki fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; yapılan kontroller sırasında davacıya ait sayacın mühürlerinin kopuk olduğunun tespit edilmesi üzerine sökülerek incelenmesi için laboratuvara gönderildiğini, sayaç muayene raporu ile sayacın R ve T fazlarının kesilerek boşa alınması suretiyle 2/3 oranında eksik tüketim kaydettiğinin belirlenmesi nedeniyle kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, sayacın eksik tüketim kaydetmesi nedeniyle 622 sayılı Kurul kararı dikkate alınarak davaya konu 96.403,50 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafından ödendiği iddia edilen fatura bedelinin ise mükerrer olmayıp, tüketiminin 1/3 üne karşılık tahakkuk ettirilen fatura bedeli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararıyla; 10.04.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davacının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davalı şirkete 50.758,44 TL borçlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 30.05.2013 son ödeme tarihli ve 96.403,50 TL bedelli faturanın 45.645,06 TL’sinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 21.06.2021 tarihli ilamla; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları reddine karar verildikten sonra, davalının cevap dilekçesinden, davacıya ait sayacın davalı tarafından yapılan kontrolünde bakanlık mühürlerinin kırık olduğu ve sayacın R ve T fazları kesilerek boşa alındığının tespit edilmesi üzerine kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek, sayacın 2/3 oranında eksik tüketim kaydettiğinin kabulü ile 16.11.2011-17.02.2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin dava konusu faturanın tanzim edildiği, davacının aynı döneme ilişkin davalı tarafından tüketimin 1/3'üne ilişkin olarak tahakkuk edilen 38.376,70 TL tutarlı faturayı ödemiş olduğu, bu durumda, bilirkişilerce davacının 16.11.2011-17.02.2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle borçlu olduğu belirtilen 50.758,44 TL’den, aynı döneme ilişkin ödediği 38.376,70 TL’nin mahsubu ile karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozma kararı verilmiş; bozma kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunması üzerine, Dairece verilen 19.10.2021 tarihli ilamla; davacının davalı şirketin elektrik abonesi olduğu, sayaç muayene raporu ile davacının sayaca müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, akabinde davalı şirket tarafından 13.03.2012 tarihli kaçak tespit tutanağının düzenlendiği, sayacın 2/3 oranında eksik tüketim kaydettiğinden bahisle davaya konu 30.05.2013 son ödeme tarihli ve 96.403,50 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, kaçak elektrik kullanımına ilişkin hesaplamada esas alınacak süre, kaçak tespitinin yapıldığı 13.03.2012 tarihi olmasına rağmen, yanılgılı değerlendirme ile sayaç son endeks okuma tarihi olan 17.02.2012 tarihinin kaçak tespit tarihi olarak dikkate alınıp hesaplamanın yapıldığı, kaçak tüketime ek olarak yapılan normal tüketim hesaplamasının da kaçak kullanım tespit tarihinin hatalı belirlenmesi nedeniyle Yönetmeliğe aykırı olacak şekilde yapıldığı, yine ilgili Yönetmelik uyarınca, hesaplanan kaçak ve ek tahakkuk bedelinden aynı döneme ilişkin daha önce yapılmış tahakkuk miktarlarının tenzil edilmesi gerekirken, müdahaleye konu sayaç endeks bilgilerine itibar edilerek kaydedilen tüketim endeks değerinin tenzil edildiği, raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, önceki bilirkişiler dışında seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak ve ek tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik uyarınca alınan 622 sayılı Kurul kararı çerçevesinde hesaplamayı içerir, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozma kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı dağıtım şirketinin önerdiği kaçak elektrik tüketimi hesaplama yönteminin EPDK mevzuatında yer almadığı, davacı firmanın kaçak elektrik kullanmadığı, sayaç ölçme sisteminde bir hata olmadığı ve tüketilen elektrik enerjisini kaydettiği, davalı şirketin hatalı ölçüm yaptığını iddia ettiği sayacı, test ve kontrol için Malatya Sanayi ve Ticaret Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, 16.11.2011- 17.02.2012 tarihleri arasındaki 93 günlük dönemi kapsayan toplam tüketim bedelinin 38.376,70 TL olduğu, faturada hesap hatası olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının 30.05.2013 son ödeme tarihli ve 96.403,5 TL'lik fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; bozma ilamı ve sonrasında alınan bilirkişi kök raporu ile davacının kaçak elektrik kullandığı tespitine rağmen aksi yönde gerekçe ile davanın kabul edildiğini, bilirkişi kök ve ek raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken ek rapor doğrultusunda karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait aboneliğe ilişkin düzenlenen kaçak tüketim faturası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca; bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel Mahkeme için zorunluluk doğar. Belirtilmelidir ki bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. Somut olayda, Mahkemece; bozma ilamına uyulduğu hâlde gerekleri yerine getirilmemiş, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki, uyulmasına karar verilen bozma ilamında, davacının sayaca müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği belirtilerek, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak ve ek tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) ve bu yönetmelik uyarınca alınan 622 sayılı Kurul kararı çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ne var ki Mahkemece; bozma ilamına uyulma kararı verilmiş ise de, bilirkişi heyetinden alınan 31.03.2022 tarihli bilirkişi kök raporu ile Yönetmelik'in 13 (a) maddesi uyarınca davacının kaçak elektrik kullanılığı tespiti yapılmasına rağmen, hükme esas alınan 17.11.2022 tarihli ikinci ek rapor ile davacının kaçak elektrik kullanmadığı belirtilmiştir. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında çelişkiler olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca, Mahkemece; dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile kaçak elektrik tahakkuku yönünden Yönetmelik ve EPDK tarafından yayınlanan Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı 29.12.2005 tarihli ve 622 sayılı Kurul kararı kapsamında değerlendirme yapılarak tüm çelişkilerin giderilmesi ile ardından tespit edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bozma gereklerine uygun olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 739a650f68d1ffe1 26422db35da45d50

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı