3. Hukuk Dairesi 2024/3969 E. , 2025/2961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/138 E., 2024/134 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine 04.06.2010 tarihinde Dazkırı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/29 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, aynı tarihte Dazkırı İcra Müdürlüğünün 2010/344 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe itiraz edemediğini, haciz tehdidi nedeniyle davalıya haricen ödeme yapıldığını, davalının ihtiyati hacizden vazgeçerek senedi müvekkiline teslim ettiğini, senette davalı tarafından tahrifat yapıldığını, 800,00 TL olan meblağın 50.800,00 TL olarak değiştirildiğini belirterek, haksız takip nedeniyle müvekkilinin yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı 50.000,00 TL'nin davalıdan istirdatını istemiştir.
II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.04.2012 tarihli kararıyla; davalının aldığı ihtiyati haciz kararı ile başlattığı icra takibini aynı gün geri çektiği, davacının beyanları arasında çelişki olduğu, 07.03.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığından gönderilen raporun içeriğinin göz önünde bulundurulması neticesinde davacının davasında haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince verilen 19.04.2017 tarihli ilamla; dava konusu senetle ilgili olarak Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/121 E. sayılı dosyasında, davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemeleri tarafından verilen mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağladığından, Mahkemece adı geçen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2018/205 E., 2021/461 K. sayılı kararıyla, katılan senetteki sahteliği bilerek ödeme yaptığından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.02.2024 tarihli ve 2023/4018 E., 2024/1046 K. sayılı ilamıyla, suç yönü ile zamanaşımı dolduğundan sanık ... yönünden zamanaşımı sebebiyle dosyanın düşmesine dair verilen kararın kesinleştiği, davalının mevcut senedin 800,00 TL olarak hazırlandığını kabul ettiği ancak davacının bilgisi dahilinde kendisine olan borcu dolayısıyla 800,00 TL önüne 50 rakamını yazarak senedi 50.800,00 TL yaptığını belirttiği, ceza dosyasından gelen belgelerden, davacının davalıya SGK veya idari para cezası kapsamında borcunun olmadığının anlaşıldığı, senet bedelinin 800,00 TL olduğu, davalı tarafından senette oynama yapılarak davacıdan fazlaca 50.000,00 TL tahsil etme yönünden Dazkırı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/29 D. iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı aldırıldığı, yine ihtiyati haciz kararı kapsamında Dazkırı İcra Müdürlüğünün 2010/344 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, tahsil için bankalara haciz ve bloke işlemi yaptırıldığı, davacının icra tehdidi kapsamında zorla ödeme yapmasına sebep olunduğu gerekçesiyle; istirdat davasının kabulü ile 24.03.2010 düzenleme, 13.05.2010 ödeme tarihli ve 50.800,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya fazlaca yaptığı 50.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 10.06.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacı hakkında kesinleşmiş icrai bir takip ve haczin olmadığını, sadece ihtiyati haciz kararı alındığını, davacı borçlu ihtiyati haciz sırasında borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş sayılmayacağından istirdat davası açamayacağını, her ne kadar dava konusu senette tahrifat olmuş ise de davacının müvekkiline borcunu ödediğini, davacının müvekkiline ödeme yaptığına dair iddiaların asılsız ve kötüniyetli olduğunu, Mahkemece davacının müvekkiline olan borcu konusunda SGK'ya yazılması gereken yazının yazılmadığını, bu hususta Mahkemece davacının emniyet ifadelerinin dikkate alınmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra tehditi altında tahrifata uğramış senet nedeniyle ödenilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, davalının takibe konu ettiği senette tahrifat yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının tahrifat yapılan senet nedeniyle icra tehdidi altında zorla ödeme yaptığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aaee90d192654497 227a9a59ae3ed987