3. Hukuk Dairesi 2024/3961 E. , 2025/3334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/647 E., 2024/1324 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/55 E., 2023/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asıl; davalılardan ... ile 2020 yılında sosyal medyada tanıştıklarını, diğer davalının ise ... babası olduğunu, davalı ...'in teklifi ile birlikte iş yapmaya karar verdiklerini ve davalıya vekalet verdiğini, ayrıca üç ayrı bankada hesap açtığını, iş için kullanacakları telefon numaralarını da banka hesaplarına eklettiklerini, bu sırada babasının emekli ikramiyesi ve evde bulunan ziynet eşyaları ile ev almak istediklerini de davalıya söylediğini, bunun üzerine davalı ...'in Sapanca'da bulunan evini satmayı teklif ettiğini, söz konusu evi almak için babasının hesabında bulunan parayı kendi hesabına attığını, söz konusu hesabı mobil olarak kullanan ... hesaptaki bu parayı ''elden aldığım borcun ödemesi'' açıklaması ile kendi babasının hesabına aktardığını sonradan öğrendiğini, daha sonra tapu masrafları için 6 çeyrek ve 1 büyük altın ile 45 gram kolyeyi de davalı ...'e verdiğini, ancak evi alamadığı gibi para ve ziynet eşyalarının da iade edilmediğini, kendisine ait kredi kartını kullandığı halde bunun borcunu da ödemediğini, baba oğul olan davalılar tarafından dolandırıldığını ileri sürerek, Sapanca İlçesi ... mahallesi 42 parsel 47 bağımsız bölüm nolu taşınmazın değeri ile kredi kartı borcunun yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ...; davacı ile gönül ilişkisi yaşadıkları dönemde birlikte ticaret yapmaya karar verdiklerini, bankalardaki sicili bozuk olduğu için davacı adına maliye girişi ve banka hesapları açtıklarını, açılan hesapları kendisine ait telefonla ilişkilendirdiklerini, tüm işlemleri bu hesaplardan yaptıklarını, bu işlemlerden dolayı davacıya yalnızca 45.000,00 TL borcunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazın güncel değerini istediği ancak taraflar arasında resmi satış sözleşmesi veya adi yazılı şekilde düzenlenmiş haricen satış sözleşmesinin bulunmadığı, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu 6 çeyrek 1 büyük tam altın ve 45 adet çeyreğin miktar itibariyle senetle ispatının zorunlu olduğu, dosya kapsamında davacı tarafından sunulmuş olan bir senedin bulunmadığı, davalı ...'in kısmen kabul beyanının bulunduğu gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü 45.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyerek yasal faizi ile birlikte tahsiline davanın karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl; davalı ...'in resmi işlemlerde diğer davalı babasının kayıtlarını kullandığını, kendisinin verdiği parası ile ... aldığı aracı davalı ... adına tescil ettirdiğini, paranın değer kaybetmesine rağmen mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, tapu harcı için 8 çeyrek, 1 büyük altın ve 45 gram kolyesini davalının kendisinin dolandırdığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacının davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2021 tarihli ve 2017/11-2406 E. 2021/99 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir. Dolaysıyla hukuk davasında iddia edilen veya savunulan bir vakıanın ceza davası sırasında hukuk davasının taraflarınca kabul edilmesi yönündeki beyanları, hukuk davası için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar niteliğindedir. Öte yandan ceza davası neticesinde, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi de sonucu değiştirmeyecek, ceza davasındaki ikrar hukuk davasında hâkimi bağlayacaktır. Zira hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kesin bir mahkûmiyet kararı olmadığı için ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi gereğince hukuk hâkimini bağlamayacak; ancak hukuk hâkimi ceza yargılaması sırasında elde edilen; tanık beyanı, taraf ikrarı ve belge gibi delillere dayanabilecektir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay ve davacının davalı ... yönünden temyiz itirazları değerlendirildiğinde; UYAP sisteminden yapılan incelemede, davalı ...'in sanık sıfatıyla yer aldığı Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/24 Esas sayılı dosyasının, 29.03.2022 tarihli oturumda; "...Bende o zaman bu paraya karşılık babamın Sapanca'da bulunan taşınmazı babanın adına verelim dedim. Taşınmazın devri ile ilgili ... Tapu'da işlem yapmaya çalıştık. Ancak Sapanca'daki taşınmazı babamın adına 2020 Eylül ayında almıştık. Babamın genel vekaletnamesi ise 2020 Mayıs ayına ilişkindi. Bundan dolayı tapu müdürlüğü vekaletname Sapanca'daki taşınmazı kapsamadığından dolayı işlem yapmadı. Bunun üzerine ... ile birlikte ... Tapu Müdürlüğüne geldik. ... Tapu Müdürlüğüne geldiğimizde babamdan yeni bir vekaletname istedim. Vekaletnameyi de babam hemen gönderdi. Tapuda işlemlerimiz başladı. Taşınmaz başka bir yerde olduğundan dolayı Tapu Müdürlüğü ... Tapu Müdürlüğünden yetki alacaklarını söyledi. İşlemler uzun süreceğinden dolayı biz oradan ayrıldık. O gün ... kursu olduğundan dolayı biz arabayla Çorum'a gittik. ... taşınmazın devri ile ilgili kesinlikle bana herhangi bir altın ya da başka bir para vermedi. Beyanında geçen altın ve parayı arabayı almak için vermişti. Benim ... herhangi bir borcum yoktur. Sadece almış olduğumuz arabadan dolayı ... babasının hesabından bana göndermiş olduğu paradan dolayı ... babasına 48.000 TL borcum vardır. Ben kesinlikle müştekiyi dolandırmadım. Daha sonradan müştekiyle aram bozulduğundan ve borçlar beni sıkıştırdığından dolayı söz konusu taşınmazın devrini müştekinin babasına veremedim.." şeklindeki beyanı ile davalının borcuna karşılık dava konusu taşınmazın devredileceği hususu ve borç miktarının 48.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davalının yukarıda izah edilen Ağır Ceza Mahkemesindeki ikrarı mahkeme içi ikrar niteliğinde olup, Tapu Müdürlüğü kayıtları da dikkate alındığında borç ilişkisinin kabul edildiği ve taşınmaz devrinin taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Ceza davalarında yapılan mahkeme içi ikrar, bu davada delil teşkil edeceğinden davacının, tarafların taşınmazın devri hususunda anlaştıklarını kanıtladığı kabul edilmelidir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince; Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/24 Esas sayılı dosyasının onaylı sureti dosyaya kazandırıldıktan sonra, davalı ...'in ikrarı dikkate alınarak sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek davacının taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacının davalı ... yönünden temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı tarafında, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi