Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3919 E., 2025/1537 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3919 E., 2025/1537 K. (12.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3919
Karar No
2025/1537
Karar Tarihi
12.03.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3919 E. , 2025/1537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/258 E., 2023/67 K. DAVALI- BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 21.03.2014- 16.10.2015- 31.10.2014 Mahkeme kararı davacı birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu villada davalının 20.05.2011 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olarak oturduğunu, davalının tahliye sırasında kiralananı teslim aldığı şekilde temiz ve hasarsız olarak teslim etmediğini, boya, parke cilalanması ve diğer hasarlar nedeniyle yaklaşık 27.000,00 TL masraf yapıldığını, bundan ayrı davalının aidat ve su bedelini de ödemediğini, kiralananın herhangi bir bildirimde bulunulmadan 2013 yılı Temmuz ayında tahliye edilmesi nedeniyle sözleşme sonuna kadar kira, aidat ve su alacağı da bulunduğunu, 6 aylık kira bedeli 30.000,00 USD, site aidat farkları ve ödenmeyen aidat borcu 7.000,00 TL + 5.000,00 TL= 12.000,00 TL, villa bahçesine bakım yaptırmadıklarından verilen zararın 20.000,00 TL olduğunu, buna göre mevcut zararın depozito bedeliyle karşılanamayacağını, müvekkilinin alacakları bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere alacak davası hakkının saklı tutulduğunu, ayrıca faiz oranına, faizin cinsine ve miktarına da itiraz ettiklerini ileri sürerek; davalı tarafından depozito bedelinin iadesine ilişkin başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, haksız takip nedeniyle müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen 2015/937 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesi gereğince tahliyeden sonra iade edilmek üzere 10.000 USD depozito bedelinin davalı kiraya verene teslim edildiğini, sözleşmenin (7.) maddesinde, 1 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla kiralananın tahliye edileceğinin düzenlendiğini, buna istinaden 17.06.2013 tarihli fesih bildirimi ile boşaltılacağı davalıya bildirilen kiralananın 28.06.2013 tarihinde tahliye edildiğini, depozito bedelinin kiralanana zarar verildiği iddiasıyla iade edilmediğini, ancak buna dair bir delil bulunmadığını, bu nedenle başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2014/726 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasındaki kira sözleşmesinin (4.) maddesi uyarınca aylık 5.000 USD olan kira bedelinin altı aylık dönemlerde peşin olarak ödendiğini, müvekkili tarafından 16.05.2013 tarihinde, 20.05.2013- 19.11.2013 dönemine ilişkin altı aylık kira bedeli olan 30.000 USD'nin davalı kiraya verene peşin olarak ödendiğini, kiralananın 28.06.2013 tarihinde tahliye edilmesinden sonra peşin ödenen kira bedelinden bakiye kısım olan 2013 yılı 8. ayından 2013 yılı 11. ayına kadar toplam 20.000 USD kira bedelinin iadesi talebiyle başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; kira sözleşmesinin (7.) maddesi gereğince 17.06.2013 tarihinde davacıya kiralananın tahliye edileceğine dair fesih yazısı gönderildiğini, bundan sonra kiralananın 2013 yılı Haziran ayı sonunda tahliye edildiğini, kaldı ki uzayan döneme ilişkin kira bedelinin peşin olarak 16.05.2013 tarihinde 30.000 USD olarak ödendiğini, eş söyleyişle kira alacağının bulunmadığını, aksine davacının tahliye tarihinden sonraki kira bedelini iade etmesi gerektiğini, buna dair yasal hakkın saklı tutulduğunu, 27.08.2013 tarihinde ödenen depozito bedelinin iadesinin talep edilmesi üzerine 02.09.2013 tarihli yazı ile o güne kadar ileri sürülmeyen iddiaların ileri sürüldüğünü, su borcunun ödendiğini, site aidatına ilişkin borçtan davacının sorumlu olduğunu, kiralananın eksiksiz şekilde teslim edildiğini, bir yıl sonra ileri sürülen iddiaların kabul edilemeyeceğini, talep edilen faizin uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davalarda davalı vekili; kiralananın hasarlı şekilde tahliye edilmesi nedeniyle kiralanana 35.000,00 TL masraf yapıldığını, bundan ayrı sözleşmede kararlaştırılan ihbar süresine uymaksızın kiralananın tahliye edilmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, ödenmeyen su ve aidat borcunun da bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiş, birleşen 2014/726 E. sayılı dava dosyasında kiralanandaki hasarların giderilmesine yönelik yapılan masrafların dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI 1. Birleşen 2014/726 E. sayılı dava hakkında Mahkemece verilen 29.03.2016 tarihli kararla; davacının sözleşmede kararlaştırılan bir aylık fesih ihbarına uymadan sözleşmeyi feshettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibin 17.166,67 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 2. Dairece verilen 07.02.2017 tarihli ilamla; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "... 2- Davacı kiracının 30.06.2013 tarihinde kiralananı boşaltacağını bildiren 17.06.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarnamenin e-mail yoluyla davalı kiraya verene tebliğ edildiği, davalı tarafından kabul edilmektedir. Her ne kadar tahliye tarihi ile ihtarnamenin tebliğ tarihi arasında kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün (7.) maddesinde öngörülen bir aylık süre bulunmamakta ise de, davacının 20.07.2013 tarihine kadar olan kira bedellerini peşin ödediği ve bu tarihe kadar olan kira bedellerini istemediğine göre, davacı kiracının taşınmazı 20.07.2013 tarihinde tahliye ettiğinin kabulü ile 1 aylık ihbar süresine uyulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece 20.07.2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin fazla ödenen kira bedelleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. 3- Davalı tarafından hor kullanma bedelinin 35.000,00 TL olduğu savunulduğuna göre, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/196 E. sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, aynı kira sözleşmesinden kaynaklı olduğu, işbu dava dosyası ile arasında hukuki ve fiilli irtibat olduğu, verilecek kararların birbirini etkileyeceği dikkate alınarak bu 2 dosyanın birleştirilmesi veya İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/196 E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 3. Bozmaya uyan Mahkemece, davanın, asıl davanın görüldüğü İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/196 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yapılan yargılama sonucunda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay ilamıyla, sözleşmenin feshinin usulüne uygun olduğunun, ihbar öneline uyularak tahliyenin gerçekleştiğinin, peşin ödenen kira bedelinden bakiye kalan kısmın iadesinin haklı olduğunun belirlendiği, tahliyenin ardından davalı tarafça yaptırılmış bir delil tespiti bulunmadığı, keşif esnasında iddia olunan eksikliklerin ve yapılan tadilatların davalının hor kullanımından kaynaklandığına dair bir delil ve husus saptanmadığı, hor kullanım bakımından derhal bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; karar, davacı/birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen davalarda davalı vekili; birleşen dosyada Yargıtay bozma ilamı bulunduğunu, kararın bozma ilamına uygun olması gerektiğini, ancak dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda bu durumun hatalı yorumlandığını, tahliyenin Ağustos ayında gerçekleştiğini, tahliye tarihini kiracının ispat etmesi gerektiğini, mail yazışmalarının yok sayıldığını, bilirkişilerin hukuki mütalaada bulunduklarını, yazılı belgeler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken Mahkemece hatalı hesaplama içeren raporun hükme esas alındığını, sözleşmedeki ihbar süresine uyulmadığını, tahliye tarihine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 19.08.2013 tarihinde gönderilen ihtarnamede kiralananın henüz boşaltılmadığı belirtildiği halde Mahkemenin kabulünün hatalı olduğunu, mail içeriklerinin dikkate alınması gerektiğini, yazılı delil olup gerekçede yer verilmemesinin kabul edilemeyeceğini, mail içeriğine göre iade edilebilecek kira bedelinin iki aya ilişkin olduğunu, süresinde hor kullanıma ilişkin bildirim de yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklı asıl davada menfi tespit, birleşen davalarda depozito bedelinin ve peşin ödenen kira bedelinden bakiye kalan kısmın iadesine ilişkin başlatılan takiplere vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun şekilde hazırlanmış olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre, davacı/birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince her bir dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,12.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f027f2c0a02bde38 c936f57abebbc8b5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı