3. Hukuk Dairesi 2024/3824 E. , 2025/3311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/732 E., 2022/231 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin davalı avukata 05.05.2009 tarihinde vekaletname verdiğini, 08.10.2009 tarihinde ise gördüğü luzüm üzerine azlettiğini, aralarında 5 ay gibi kısa bir süre için vekalet ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkiline vekaleten Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından müvekkil aleyhine tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali amacıyla ... 15. İş Mahkemesinin 2009/867 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, ancak söz konusu tahakkukun SGK'nın ... Sigorta Müdürlüğü tarafından yapıldığını ve uyuşmazlığın ...'da mahallinde yapılacak keşif ile çözülebileceğini öğrenince davalının ilk duruşmaya dahi girmeden azledildiğini ve ...'da bulunan avukatlarına vekalet verildiğini, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlatarak ... 15. İş Mahkemesinin 2009/867 sayılı dosyasıyla haksız azil iddiasıyla 20.856,49 TL vekalet ücreti talep ettiğini, bu miktarın fahiş olduğunu aralarında yazılı avukatlık sözleşmesi bulunmadığını, davalıya ve davalının belirlediği kişilere bir kısım ödemeler yapıldığını, bunların e-posta yazışmaları ile sabit olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin ... 12. İcra Dairesinin 2009/16466 sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada; davalının ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/112 sayılı dosyasında görülen davada ihbar olunan sıfatındaki müvekkilinin vekili olduğunu ancak dosyaya hiçbir yazılı beyan sunmadığını, yargılamanın hiçbir aşamasında yer almadığını sadece dosyaya vekaletname sunduğunu, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlatarak azil nedeniyle 37.646,00 TL vekalet ücreti talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; ... 1. İcra Dairesinin 2010/218 sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davada; davacının SGK ile arasındaki uyuşmazlıkta Kuruma ilk itirazın yapılması için kararlaştırılan 2.000,00 TL vekalet ücretinin banka hesabına yatırıldığını, her iki dava için yapılan masraflara karşılık da toplam 6.000,00 TL'nin ödendiğini itiraz sonrası uyuşmazlığın giderilmemesi üzerine yaptığı büyük hazırlıklar sonrasında dava açtığını, davacının kendisini ilk duruşmaya girmeden haksız olarak azlettiğini fakat davanın kendi hazırladığı dava dilekçesine göre davacı lehine sonuçlandığını, sözlü olarak kararlaştırılan ücretinin ödenmemesi nedeniyle takip başlattığını, dava değerinin 411.412,16 TL olduğunu, yargılama sonunda mahkemece davacı lehine 25.156,49 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, dava değerinin %10'undan bile az olan bu miktardan masraf fazlalarını düşerek 20.856,49 TL vekalet ücreti talep ettiğini savunarak davanın reddine, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.09.2015 tarihli kararıyla; davalının takip ettiği iş ve davalarda tüm işlemlerini özenle ve gecikmeksizin yaptığı, davacının azle gerekçe olarak gösterdiği İş Mahkemesindeki davanın konusunun SGK'nın ...-... Sigorta Müdürlüğünce tahakkuk ettirilen ve asgari işçilik oranlarıyla ilgili uyuşmazlığın ...'da mahallinde yapılacak bir keşif ile çözülebileceğinden ...'da mukim avukata ihtiyaç duyulmaması yönündeki gerekçenin azli haklı kılmadığı, dolayısıyla davalının haksız olarak azledildiği, aralarında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle asıl davada takip edilen dava değerinin %10'u olan 41.141,21 TL kadar vekalet ücreti ödenmesi gerektiği, davalının ise icra takibinde 20.856,49 TL talep ettiği bu nedenle davacının asıl davadaki talebinde haklı olmadığı, birleşen dava yönünden ise ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesini 2008/112 Esas sayılı dosyasında işbu dosyanın davalısı ... imzasıyla beyan dilekçesi sunulmak üzere süre talep edildiği, dosyada ihbar olunan vekili olarak davalının beyan dilekçesi sunmadığı, yalnızca vekaletname sunduğu, bu anlamda hakkaniyet gereği davalının harcadığı emek kapsamında ücret tespiti gerektiği, davalının dosyada harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak AAÜT'nin 19. maddesindeki düzenlemede gözetilerek ihbar olunan vekil yararına tarifede bir düzenleme bulunmadığından tarifedeki benzer hükmün uygulanması gerektiğinden, Asliye Hukuk Mahkemesinde takip edilen iş olması sebebiyle davalıya 575.00 TL ödenmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/218 takip sayılı dosyadan dolayı 37.071,00 TL’den sorumlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarihli ilamıyla, davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 2.9.2009 tarihli mail yazışmasında; SGK’ya açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesinin istendiği, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklamasının bulunduğu, mahkemece belirtilen mail yazışmasının değerlendirilmediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 199. maddesi kapsamında mail yazışmalarının belge olarak kabul edildiğini, buna göre mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün asıl dava yönünden davacı yararına bozulmasına, birleşen dava yönünden tarafların tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ilam başlığında sayısı ve tarihi belirtilen kararıyla; davalı avukat tarafından davacı şirkete gönderilen 02.09.2009 tarihli mail ile açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesinin istendiği, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklaması bulunduğu, bu durumda davacı şirketin davalıya halen 8.000,00 TL borçlu olduğu, ancak davalı tarafından ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı takip dosyasında 20.856,49 TL talep ettiği, bu durumda davacı şirketin davalıya 12.856,49 TL borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı takip dosyasında 12.856,49 TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; asıl davaya konu ... 15. İş Mahkemesinin 2009/867 Esas sayılı dosyasında davalının yalnızca dava dilekçesi verdiğini ilk duruşmaya dahi girmeden azledildiğini, yargılamanın hiçbir aşamasında müvekkilini temsil etmediğini, davanın müvekkilinin diğer avukatları tarafından takip edildiğini, davalının yargılamanın tamamında müvekkilini temsil etmiş gibi vekalet ücreti belirlenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davalının vekalet ücretine hak kazanmamış olmasına rağmen kendisine 10.000,00 TL vekalet ücreti ödendiğini, müvekkilinin borcunun kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takiplerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle davalının aralarındaki e-mail yazışmalarında 8.000,00 TL vekalet ücreti alacağı kaldığını bildirmesinden sonra davacı tarafça yapılan 8.000,00 TL'lik havalede "dava harcı" açıklamasının yapılmış olmasına, davalının 8.000,00 TL alacaklı olduğu tespiti ile kalan miktar yönünden menfi tespit hükmü kurulduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayıyı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! be74bd36b2ad26d6 77a1b2c37ea8ad5a