3. Hukuk Dairesi 2024/3823 E. , 2025/2692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1013 E., 2024/1229 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/43 E., 2024/68 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, bila tarihli adi ortaklık sözleşmesine göre "... Pastanesi" isimli işletmenin ortaklığı için toplam 2.000.000,00 TL bedel belirlendiğini, 200.000,00 TL karşılığında %10 hissenin müvekkiline ve davalı ...'e ait olduğunun kararlaştırıldığını, ortaklıktan ayrılma durumunda hisse ödemesi nasıl yapıldıysa o şekilde iadesinin yapılacağını, devir durumu söz konusu olursa ortakların kendi aralarında bu hususun değerlendireceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin %10 hisse bedeli olan 200.000,00 TL'yi ödediğini sonrasında ortaklıktan ayrılmak istediğini, davalılarca bu isteğinin kabul edildiğini, müvekkilin ortaklıktan 13.01.2020 tarihinde ayrıldığını, ayrılırken ortaklık payı için ödediği 82.500,00 TL ve 35.700,00 Euro (117.500,00 TL'nin o günkü döviz kuru) ve ortaklığın sona erdiği tarihteki kâr payının ödenmesini davalılardan talep ettiği halde olumlu yanıt alamadığını, 15.02.2022 tarihinde ihtarname ile haklarının müvekkile ödenmesini talep ettiğini ancak bir ödenme yapılmadığını, taraflar arasında 2016 yılı Eylül ayında başlayan adi ortaklığın sona erdiği 13.01.2020 tarihine kadar müvekkilin de ortaya koyduğu yoğun emek ve özveri ile büyüme kaydettiğini, yeni taşınmazlar ve işletmeye dahil ekipmanlar alındığını, bu süreçte tüm yasal ve vergisel mükellefiyetlerin davalı ... adına oluşturulduğunu, müvekkilin ayrılma tarihindeki işletmeye örgütlenmiş her türlü taşınır, taşınmaz, nakit, banka hesapları vs. doğan ve hissesine tekabül eden ortaklık payının müvekkile ödenmesi gerektiğini, müvekkilin ortaklık payının hesaplanmasını, tasfiyenin bu hususlar nazara alınarak yapılmasını, ortaklık katılım payını verdiği şekliyle 82.500,00 TL ve 35.700,00 Euro olarak ödenmesini ve ortaklık kazançlarının müvekkile hissesi oranında verilmesi gerektiğini ileri sürerek; taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, şimdilik 10.000,00 TL olmak kaydıyla müvekkilinin ortaklığa yatırdığı nakdi sermayenin yatırdığı şekliyle ve tasfiyeden kaynaklı kâr payının 13.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğunu, davacının sözleşme gereği %10 oranında hisse sahibi iken bu hisselerini müvekkili ...'e sattığını, davacının ortak olduğu süre boyunca kâr payını eksiksiz bir şekilde aldığını, bunlara ilişkin hiç bir alacağının kalmadığını, taraflar arasındaki sözleşme gereği %10 hisse bedelinin 390.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin tamamının müvekkili ... tarafından davacıya ödendiğini, davacının adi ortaklığın feshine ilişkin talebini kabul etmediklerini, davacının %10 hisse bedelini davalı ...'e sattıktan sonra adi ortaklıktan ayrıldığını ve ortaklığın diğer ortaklar arasında devam ettiğini, 390.000,00 TL olan hisse bedelinin 90.000,00 TL'sinin peşin olarak 02.03.2020 tarihinde, kalanını da her ay 12.500,00 TL olmak üzere 24 ayda ödendiğini, taksitler ödendiğinde davacının ödemelerini aldığına dair imza attığını, ancak son ödemede ödendiğine dair tüm belge asıllarını ve hisse satış sözleşmesinin aslını alarak davacının ayrıldığını, toplam 390.000,00 TL aldığına ilişkin feragatname imzaladığını, davacının yapılan ödemeleri mükerrer olarak istediğini, ihtarnamede davacı tarafça açıkça ortaklığa girerken 35.700,00 Euro ve 82.500,00 TL ödeme yapıldığını ancak ortaklıktan ayrıldığında ödemenin bu şekilde yapılmadığının belirtildiği, böylece davacı tarafça hisse bedeline ilişkin ödeme yapıldığının açıkça ikrar edildiğini, adi ortaklığın tasfiye talebinin reddi gerektiğini, davalı hissesini sadece müvekkili ...'e sattığı ve tüm bedelin davacıya ödendiğine ilişkin davacının 02.02.2022 tarihi itibariyle müvekkili ...'i ibra ettiği için davanın reddine, müvekkili ... yönünden de davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın adi ortaklığın tasfiyesi değil davacının adi ortaklıktaki payını davalılardan ...'e satması nedeni ile çıkma payı olarak sözleşmesinde tahsil edilemeyen miktara yönelik alacak davası olduğu, davacının çıkma payı sözleşmesinde belirtilen 390.000,00 TL'nin 12.500,00 TL'sinin banka kanalı ile ödendiği, kalan miktarın davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı, ortaklıktan çıkma payı sözleşmesinin davacı ile davalılardan ... arasında yapıldığından davalı ...'in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacı vekilinin talebini ıslah etmediği, davayı 10.000,00 TL üzerinden açtığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...'den 377.500,00 TL alacağının olduğunun tespitine, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in dava tarihi itibariyle davacıya 377.500,00 TL hisse satım/devir bedelinden kaynaklı bakiye borcunun bulunduğu, davacı talebinin kısmi alacak istemine ilişkin olup miktarının da 10.000,00 TL olmasına, herhangi bir ıslahının da bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince yerinde gerekçelerle söz konusu alacağın hukuki dayanağının/nitelendirmesinin hisse satışına/devrine ve devir bedeline dayandığının da doğru olarak tespitine rağmen, davacı talebini karşılar nitelikte alacak talep miktarı olan 10.000,00 TL üzerinden alacağa dair hüküm kurulması gerekirken, sadece tespit hükmü ile yetinilmiş olmasının ve ayrıca dava değeri (10.000,00 TL) gözetilerek davalı ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava değerini aşan miktarda vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacı ve davalılar vekillerinin istinafının kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ...'den 377.500,00 TL alacaklı olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacının talebinin adi ortaklığın tasfiyesi olduğu halde davanın alacak davası olarak nitelendirildiğini, ıslah edilmeyen miktar üzerinden 10.000,00 TL'nin kabulüne karar verildiğini, davacının 12.500,00 TL'nin banka havalesi yoluyla ödendiğini kabul ettiğini, "okudum anladım" ibarelerinin davacı tarafından yazıldığını, Mahkemenin bu belgelerin kesilerek oluşturulduğu kanaatinin yanlış olduğunu, taraflar arasında yapılan ayrılış sözleşmesinin davacı tarafından inkar edilmesinin kötü niyetini gösterdiğini, tanık beyanlarının nazara alınmadığını, davacının ortaklıktan ayrıldığını ve ortaklık payının tamamen ödendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödenmediği iddia edilen ortaklık payı devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini talep etmiş ise de, dava tarihi itibariyle adi ortaklık hissesini davalılardan ...'e sattığı ve ödenmediği iddia edilen hisse devir bedeli alacağının davalılardan tahsili istemini ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, temyiz edenin sıfatına, hükme esas alınan 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile "...'tan hisse bedelinin 390.000,00 TL'nin tamamını teslim aldım 02.02.2022" belgedeki yazı ve rakamların davacının eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olmasına, Bölge Adliye Mahkemesince davacının talebini karşılayacak ve usul hükümlerine aykırı olmayacak şekilde yeniden karar verilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a5cc1b04a64da72 5b7e959eef49243c