3. Hukuk Dairesi 2024/3768 E. , 2025/2123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/298 E., 2020/142 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalılardan 29.09.2011 tarihinde dava konusu otomobili satın almış olduğunu, aracı satmak istediğinde ise aracın tamamen ikinci bir defa daha boyanmış bir araç olduğunu öğrendiğini, aracın sıfır olarak satın alınmış olması karşısında gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi ile birlikte fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla 500,00TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı .... vekili; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, boya işleminin davacı tarafından haricen yaptırılmış olabileceğini, araçtan yararlanmayı engelleyen bir durum olmadığından bedel iadesi istenemeyeceğini, aracın fatura bedelini aşar şekilde talepte bunulmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının aracı hali hazırda kullanıyor olması nedeni ile bedel iadesi ile birlikte faiz isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, araçta kazalardan kaynaklı değer kaybının mahusubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; gizli ayıp olmadığını, ayıp ihbarlarının süresinde yapılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, aracın, orijnal, eksiksiz ve sıfır olarak davacıya teslim ediliğini, herhangi bir ayıp olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.04.2016 tarihli kararıyla; maldaki ayıp iddiasına dayalı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi isteminin yasal koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığından dava konusu edilen aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı aracın hertürlü takyidatdan ari olarak davacı tarafından davalılara iadesine, aynı marka ve model ayıpsız yeni aracın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı maldaki ayıp iddiasına dayalı maddi tazminat isteminin haklılığını kanıtlar nitelikte kesin ve inandırıcı delil sunamadğından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 20.11.2018 tarihli ilamla; davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, dava konusu araç 43.499,96 TL ödenmek suretiyle 29.09.2011 tarihinde davacı asil tarafından mal edildiği, hükme esas alınan bilirkişi incelemesinde, araçtaki ayıbın güncel değeri üzerinde 4.000,00 TL değer kaybına yol açacağı bildirildiği; hal böyle olunca, mahkemece, davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olacağı araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik hakkından bedel indirim uygulanmasının uygun olacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde aracın misli ile iadesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araçta değer kaybı olduğunun tespiti ile, bu bedelin davalılardan alınarak davacıya iadesine, manevi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; araçtaki boya kusurunun aracın değerini azaltması nedeni ile aracın gizli ayıplı mal olduğunu, ek bilirkişi raporu ile ayıp nedeniyle değer kaybı miktarının 7.000,00 TL olarak tespit edildiğini, bozma ilamında değer kaybının 4.000,00 TL olarak belirlenmesinin maddi hataya dayalı olduğunu, davacının hile ile aldatıldığını, araçtaki değer kaybı oranın emsal içtihatlarda belirtilen oranlardan yüksek olduğunu, davacının aracın misliyle değişim veya bedel iadesi hakkını kullanabileceğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gizli ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, bozma ilamında belirtilen gerekçelere göre değerlendirmenin yapıldığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi gereğince ONANMASINA, Kararı temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.