Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3681 E., 2025/4443 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3681 E., 2025/4443 K. (30.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3681
Karar No
2025/4443
Karar Tarihi
30.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3681 E. , 2025/4443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1463 E., 2024/1567 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/585 E., 2024/238 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin ortağı ... tarafından, 2015 model ... otomobilin sermaye olarak taahhüt edildiğini ve aracın 16.11.2022 tarihinde ayni sermaye olarak eklendiğini, yasal düzenlemeler uyarınca davacı şirket adına yapılan sermaye tesciliyle ilgili olarak ... Sicil Müdürlüğünün 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı " ... Tescili Hk." konulu yazısı ile davalı ... Birliğine sermaye tescil yazısı gönderildiğini ve müvekkili şirket adına araç tescilinin yapılabileceğinin bildirildiğini, ancak araç kaydına Noterlik Makamlarınca ayni sermaye şerhi işlenmediği gibi araç tescili de yapılamadığını, müvekkili şirketin aracı malik sıfatıyla tasarruf etmekte olup, sermayeye ekli bu aracın yine Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre müvekkili şirket adına tescil edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, Noterlik tescil ekranında ayni sermaye butonunun açık olmaması ve ayni sermaye kararlarının Noterler Birliğinden dijital olarak ekrana gelmemesi sebebiyle sanki aracın sahiplik belgesi yokmuş gibi işlem görmesinin kanuna, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, geçici tescil süresinin sonunda müvekkili şirketin tasarruf ve kullanımının engellenme ihtimali bulunduğunu, böyle bir durumda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ve sair Yönetmelik hükümlerine göre mülkiyetinde bulunan araca, müvekkilinin malik gibi tasarrufta bulunamayacak olup, kanundan doğan haklarını kullanamayacağını ileri sürerek; müvekkili şirkete ait ... plakalı araç kaydına ayni sermaye şerhi eklenerek aracın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu araca davacı şirket adına 02.02.20 23... .03.2023 tarihleri arasında ... sayılı D geçici trafik belgesi ve geçici plakaların verildiğini, aracın kalıcı olarak tesciline ilişkin kayda rastlanmadığını, geçici trafik belgesi yurt dışından getirilen veya yurt dışına götürülen araçların karayollarında sürülerek götürülmesi veya getirilmesi için belli süre ile verilmekte olduğunu, kalıcı olarak tescil hakkı ihtiva etmediğini, bununla birlikte ... plakalı araca ilişkin Birlik nezdinde bilgi belge bulunmamakla birlikte, ... Sicili Müdürlüğünün 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı yazısının Noterliğe ibraz edildiği ve 50... sayılı D geçici trafik belgesinin düzenlendiğini, Noterliğe ibraz edilen ... Sicili Müdürlüğünün 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı yazısında ise, "Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yukarıda şasi numarası ve özelliği belirtilen taşıtın 46. maddenin 1.fıkrasına göre ayni sermaye şerhinin işlenmesi ve 2. fıkra hükmüne göre ... adına tescilin yapılabileceği" şeklinde belirtildiği görüldüğünü, 29.12.2022 tarihli ve 32058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile araçların satış, devir ve tescil hizmetlerinin yürütülmesi hakkında Yönetmeliğin 46. maddesinin mülga edildiğini, tescil işleminin yapılabilmesi için sahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve özel tüketim vergisi ödeme belgesinin aslının ibraz edilmesinin de zorunlu olduğunu, araç tescil işleminin yapılabilmesi için mevzuat gereğince ibrazı zorunlu belgelerle birlikte ilgililerin herhangi bir noterliğe başvuruda bulunması gerektiğini, tescil işleminin yapılmasını müteakip araç siciline hak mahrumiyeti şerhi eklenmesinin mümkün bulunmadığını, bu kapsamda tescile esas belgeler ibraz edilmediği için değerlendirme yapılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Noterliğinin 02.02.2023 tarihli ve 2037 yevmiye numaralı işlemi ile de dava konusu araç için davacı adına geçici tescil belgesinin düzenlendiği, dava konusu edilen aracın davacı şirkete ayni sermaye olarak konulduğu, şase numarası belirtilen aracın davacı adına tescil edilebileceğinin belirtildiği, dava konusu edilen aracın davacı şirkete ayni sermaye olarak konulduğu ve buna ilişkin işlemlerin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce yerine getirildiği, bu haliyle araç mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu hususunda kanaat oluştuğu, davacı vekilinin 29.04.2024 tarihli talebinin değerlendirilmesi neticesinde hükmün infazı aşamasında tereddüte yer vermemek adına ...Sicil Müdürlüğü tarafından ... Birliğine yazılan 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı yazının kararın eki sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, ... plaka sayılı 2015 model ... Marka otomobilin davacı ... Ltd. Şti.ne ait olduğunun tespitine, ... Sicil Müdürlüğü tarafından ... Birliğine yazılan 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı yazının ve eklerinin kararın ekinden sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın ... plakalı aracın mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti amacıyla açıldığını, davanın 6102 sayılı Kanun'un 3 42... maddeleri gereği açılan aracın ayni sermaye olarak konulması talebine yönelik olmadığını, bu nedenle davalının görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediğini, uyuşmazlık konusu tespit davası olmakla talebin niteliği gereğince maktu harca tabi bulunduğunu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği ispat edilemediğinden, davalı aleyhine yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün bu yönleriyle düzeltilmesine; yeniden davanın kabulüne, ... plaka sayılı 2015 model ... Marka otomobilin davacı ... Ltd. Şti.ne ait olduğunun tespitine, ... Sicil Müdürlüğü tarafından ... Birliğine yazılan 27.01.2023 tarihli ve 2023/61 sayılı yazının ve eklerinin kararın ekinden sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Davalı vekili; şirkete ayni sermaye olarak konulan aracın millileştirilmesi gerektiğini, aracı ayni sermaye gösterip millileştirilmeye çalışılmasının istendiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin belirttiği gibi bu dava ayni sermaye davası değil tespit (araç mülkiyetinin tespiti) davası olduğunu, ancak araç mülkiyetinin tespiti davasında aracın şirkete ayni sermaye konulduğundan bahisle tespitinin istenildiğini, aracın davacı şirkete ayni sermaye olarak konulduğu ve buna ilişkin işlemlerin ...Sicil Müdürlüğünce yerine getirildiğine kanaat getirmiş olsa bile, bu hususun denetiminin tam anlamıyla yapılması gerektiğini, davacı vekilinin ...Sicil Müdürlüğünün yazısının kararın ekinden sayılmasına ilişkin dava dilekçesinde bir talebe olmadığından tavzihle talepte bulunamayacağı ve bunun da iddianın ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına tabi olduğunu, davanın dayanağını oluşturan Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 46. maddesinin 29.12.2022 tarihli ve 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle yürürlükten kaldırılarak mülga edildiğini, davaya konu aracın davacı şirkete ayni sermaye olarak konulabilmesi için öncelikle, gümrük mevzuatı gereğince Türkiye’ye getirilen aracın gümrüğe sokularak, gerekli ÖTV ve KDV varsa diğer gümrük vergileri ödendikten sonra, aracın millileştirilmesi ve sonrasında gerekli harç ve vergiler ödendikten sonra ... sitemine kalıcı tescilinin yapılması, yeni ruhsatı ve plakasının çıkarılması gerektiğini, akabinde 6102 sayılı Kanun'un 343. maddesi kapsamında Ticaret Mahkemesinden ayni sermaye olarak konulması taahhüt edilen aracın değeri tespit ettirildikten sonra, gerekli evraklar ile ... Birliğine başvuru yapılarak aracın davacı şirket adına tescilinin sağlanması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı şirketin ortağının yurt dışında tasarruf ettiği ve şirkete ayni sermaye olarak konulan aracın adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. 1. Davacı şirket vekili; dava dilekçesinde davaya konu aracın araç kaydına ayni sermaye şerhi eklenerek aracın şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 16.04.2024 tarihli kısa kararda; "Açılan davanın kabulü ile; ... plaka ve ... 7 şasi numaralı, 6...7 0 motor numaralı, 2015 Model, ... Marka otomobilin davacı ... Şirketine (V.N. 6...3 ) ait olduğunun tespitine," karar verilmiş olup, kısa kararın tefhiminden sonra davacı Şirket vekili tarafından verilen 26.04.2024 tarihli tavzih dilekçesiyle; kararın icrasında ve uygulanmasında ileride tereddüt oluşmaması ve gerekçeli karar yazıldıktan sonra tekrar tavzih ve/veya tahsis müessesi ile kararın icrasının sürüncemede kalmaması için ...Sicil Müdürlüğünün "Tescil" konulu 27.01.2024 tarihli yazısının ararın eki sayılmasına ve hükme dercine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dava dilekçesinde talep edilmeyen bu husus hakkında karar açıklandıktan sonra bildirilen talep doğrultusunda hükme ekleme yapılması usul ve kanuna aykırıdır. Bu husus, davalı tarafça istinaf sebebi olarak bildirilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinde bu husus göz ardı edildiği gibi dava dilekçesinde bahsedilmeyen bu talebe yeniden verilen kararda yer verilmiş olması, bozmayı gerektirmiştir. 2. 6102 sayılı Kanunun 342. maddesinde; "(1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. (2) 128. madde hükmü saklıdır." Aynı Kanunun 343. maddesinde; " (1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (…)42 ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan 09 Ağustos 2022 tarihli ve 31918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması "Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) "Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim" başlıklı 3. maddesinde; " (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, madde hükümleri çerçevesinde, 31.03.2023 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkündür. (2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür. (3) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 05.07.2022 tarihinden 31.03.2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır. (4) Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki, yurt dışı kredilerin ve sermaye avanslarının kapatılmasında kullanılan varlıkların da banka ve aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. (5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, maddenin uygulamasında bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden, 31.03.2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür. a) Bildirimde bulunulduktan sonra aynı ay içerisinde, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı ya da artırıcı yeni bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde, ilk bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ilk bildirime konu varlıkların azaltılması yönünde yapılacak düzeltmelerde, başlangıçta peşin olarak ödenen verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı, banka ve aracı kurum tarafından bildirim sahibine iade edilebilecektir. b) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde de önceki bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebinin banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır. c) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise önceki bildirimin düzeltilmesi söz konusu olmayacak, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacaktır. ç) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir. Örnek 1- 2022/Ağustos ayında 5.000.000 TL karşılığı döviz bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, aynı ay içerisinde bildirdiği tutarı 2.500.000 TL’ye düşürmek ya da 7.500.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir. Ağustos ayında 5.000.000 TL karşılığı döviz bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 2.500.000 TL’ye düşürmek istemesi halinde, Ağustos ayındaki bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir. Banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebi ise banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılacaktır. Ağustos ayında 5.000.000 TL karşılığı döviz bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 7.500.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ise Eylül veya Ekim ayına ilişkin 2.500.000 TL’lik yeni bir bildirim vermesi gerekecektir. Yeni verilen bildirimler önceki bildirim ile ilişkilendirilmeyeceğinden, sadece ilave tutarın bildirilmesine dikkat edilecektir. d) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır. Bu çerçevede, 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimlerin bu tarihten sonra düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.", "Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi" başlıklı 4. maddesinde; MADDE 4- (1) Madde kapsamında bildirime konu edilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi şarttır. Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır. (2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 5/7/2022 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31.03.2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır. (3) 05.07.2022 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla anılan madde hükümlerinden yararlanılabilecektir. (4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31.03.2023 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür. (5) Türkiye’ye getirilmekten maksat; a) Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi, b) Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir. (6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir. (7) 31.03.2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.", Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi; "(1) Noterlerin, Kanun ve bu Yönetmelik kapsamındaki görev ve yetkileri şunlardır: a) Araçların satış, devir ve her türlü tescil işlemlerini yapmak, b) Araçların tescil belgeleri ile plakalarını vermek, ... tarafından belirlenen durumlarda araçlar için araç tesciline ilişkin geçici belge ile gerekli diğer belgeleri düzenlemek, c) Araçlara ilişkin teknik veya hukuki değişiklikleri ...’e işlemek, ç) Haciz, rehin, ihtiyatî tedbir gibi araçlara ilişkin kısıtlayıcı şerhleri Artes’e işlemek ve kaldırmak, d) Araçlara ait işlemlerden dijital olarak muhafazası mümkün olmayan belge ve formları arşivlemek, e) Kanun ve bu Yönetmelikle verilen diğer görevleri yapmak", Yönetmeliğin "İlk tescil" başlıklı 13/1. maddesi;"(1) Tescil işleminin yapılabilmesi için sahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve özel tüketim vergisi ödeme belgesinin aslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak bu belgelere ait bilgilerin ilgili kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya diğer özel hukuk tüzel kişilerinin elektronik verileri üzerinden alınabilmesi veya teyidi halinde, ibraz zorunluluğu aranmayabilir. Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesi kapsamında tip onayı veya münferit onay isteğe bağlı olan ve bu Yönetmeliğin 22. maddesinin 2. fıkrası kapsamında olan araçların tescilinde, imalatçı veya yetkili temsilcisi tarafından düzenlenmiş olan aracın teknik bilgilerini gösterir belge uygunluk belgesi yerine kabul edilir. Tamamlanmamış araçların tescili yapılmaz.", Yönetmeliğin "İlk tescil" başlıklı 13/4. maddesinde; "(4) Araçların giriş işlemini yapan gümrük idareleri tarafından, tescil işlemlerine esas olmak üzere düzenlenen trafik şahadetnamesinin bir örneği veya bu belgede yer alan bilgiler gümrük işleminin tamamlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde elektronik ortamda; bunun mümkün olmaması halinde ise yazılı olarak ... Birliğine gönderilir. Bu fıkra kapsamında tescili yapılacak araçların trafik şahadetnamelerinde yer alan bilgiler tescile yetkili olanlar tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı kayıtlarından elektronik ortamda sorgulanabilir.", D geçici trafik belgesi ve geçici plakalar başlıklı 27. maddesi; " (1) Yurt dışından getirilen veya yurt dışına götürülen araçların karayollarında sürülerek götürülmesi veya getirilmesi için araç sahibi veya satıcının (Değişik ibare:RG29/12/2022-32058) başvurusu üzerine gideceği güzergâha göre en fazla otuz gün süre ile geçerli D Geçici Trafik Belgesi ve plaka basım belgesi verilir. (2) Başvuru sırasında her türlü hukuki ve mali sorumluluğun kabul edildiğinin beyan edilmesi, getirilecek ya da götürülecek araçların cins, sayı ve nitelikleri ile araçların getirileceği ya da götürüleceği ülkenin belirtilmesi gerekir. Başvuruya konu edilen her bir araç için proforma fatura örneği veya sahiplik belgesinin ibrazı ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması ve gerekli harcının ödenmiş olması gerekir. (3)Yurtdışından getirilecek araçlar için verilen geçici belge ve plakalar, araçlara bulundukları ülkede getirileceği gün takılır ve yurda gelişlerinde aracın tescil edileceği notere iade edilir. (4) Yurtdışına götürülecek araçlar için verilen geçici belge ve plakalar ise karayoluna çıkarılacakları zaman araçlara takılır. (5) (Ek:RG-29/12/2022-32058) Yurt dışına götürülebilmesi veya yurt dışından ülkemize getirilebilmesi için trafikten çekilmiş araçlara da D Geçici Trafik Belgesi verilebilir.", 10/1. maddesi; "(1) Araçların tescili ile araç tescil belgesinin düzenlenmesi işlemleri, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veya kuruluşları ile tüzel kişilerce yetkilendirilen kişilerin başvuruları üzerine elektronik ortamda ilgilisine göre noterler veya Emniyet Genel Müdürlüğü trafik tescil kuruluşları tarafından yapılır ve araç tescil belgesi basılarak imzalanır." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin mülga edilmeden önceki 46. maddesinde; "(1) Ticaret şirketleri için ayni sermaye olarak taahhüt edildiği elektronik ortamda ticaret sicil müdürlüğü tarafından ... bunun mümkün olmaması halinde yazılı olarak ... Birliğine bildirilen araçların tescil kayıtlarına ‘Ayni sermaye' şerhi işlenir. (2) Birinci fıkra kapsamında tescil kayıtlarına ayni sermaye şerhi işlenmiş olup; ilgili şirket adına tescilinin yapılabileceği elektronik ortamda ticaret sicil müdürlüğü tarafından ...'e, bunun mümkün olmaması halinde yazılı olarak ... Birliğine bildirilen araçlar, ilgilinin başvurusu üzerine şirket adına tescil edilir." hükmü 29.12.2022 tarihli ve 32058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 46. maddesi yürürlükten kaldırılarak mülga edilmiştir. Somut olayda; dava konusu araca davacı Şirket adına 02.02.20 23... .03.2023 tarihleri arasında 50... sayılı D geçici trafik belgesi ve geçici plakaların verildiği, aracın kalıcı olarak tescilinin yapılmadığı, Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin "D geçici trafik belgesi ve geçici plakalar" başlıklı 27. maddesi kapsamına D geçici trafik belgesinin yurt dışından getirilen veya yurt dışına götürülen araçların karayollarında sürülerek götürülmesi veya getirilmesi için belli süre ile verildiği, kalıcı olarak tescil hakkı içermediği anlaşılmıştır. Buna göre, davaya konu aracın davacı şirkete ayni sermaye olarak konulabilmesi için öncelikle, gümrük mevzuatı gereğince Türkiye’ye getirilen aracın gümrüğe sokularak, gerekli ÖTV ve KDV ve varsa diğer gümrük vergileri ödendikten sonra, aracın millileştirilmesi ve araç millileştirildikten sonra gerekli harç ve vergiler ödendikten sonra ... sitemine kalıcı tescili yapılmalı, yeni ruhsatı ve plakası çıkarılmalıdır. Akabinde 6102 sayılı Kanun'un 343. maddesi kapsamında ayni sermaye olarak konulması taahhüt edilen aracın değeri tespit ettirildikten sonra, gerekli evraklar ile ... Birliğine başvuru yapılarak davacı şirket adına tescilinin sağlanması gerekmektedir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d0d06409e06f545 2c0d635a22cb79a2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı