Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3674 E., 2025/2534 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3674 E., 2025/2534 K. (05.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3674
Karar No
2025/2534
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3674 E. , 2025/2534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/770 E., 2024/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/348 E., 2022/579 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda asıl talebin kabul edilen bölümünün duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 maddesi uyarınca davalı tarafın duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından borcuna istinaden davacıya 29.01.2010 düzenleme ve 04.02.2015 tarihli 150.000,00 TL, 29.01.2010 düzenleme ve 03.02.2014 ödeme tarihli 125.000,00 TL ve 29.01.2010 düzenleme ve 01.02.2013 ödeme tarihli 125.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL tutarında 3 adet bono verildiğini ancak bahsi konulu bonoların davalı tarafından vade tarihlerinde ödenmediğini, bunun üzerine Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2021/122 sayılı icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, takip talebine yapılan itiraz üzerine davacı tarafından itirazın kaldırılması davasının açıldığını, söz konusu davada yapılan yargılama neticesinde Kambiyo senedi vasfını yitirdiklerini ve ancak delil başlangıcı olarak kullanabilecekleri ile dava konusu yapılabilmesi için aradaki temel ilişkinin ispatlanması gerektiği gerekçesi ile reddedildiğini, davalının cevap dilekçesinde; "davalı ile davacı arasında 11 yıl önce bir alacak verecek ilişkisi olmuştur, müvekkilim sadece imzayı atmıştır" şeklinde beyanları ile taraflar arasındaki alacak borç ilişkisini kabul ettiğini, bununla birlikte miktara itiraz ettiğini, ödeme definde bulunduğunu, ancak herhangi bir belge sunulmadığını ileri sürerek; davalı borçlunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2021/112 E. sayılı takip dosyasına, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını ve senetlerin kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğini, paraya ihtiyacı olan müvekkilinin davacıdan 18.000,00 TL borç para aldığını ve bir sonraki ay davacıya 20.000,00 TL olarak ödediğini, ancak borç alınırken herhangi bir senet düzenlenmediği halde davacının korkutma, baskı, tehdit ve cebir yoluyla müvekkiline boş senetleri imzalattığını, müvekkilinin davacıya olan borcunu fazlasıyla ödediğini, buna rağmen davacının yıllar sonra müvekkile haksız ve mesnetsiz olarak iş bu takibi başlattığını, icra takibindeki miktarların fahiş olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin davacının yönelik tefecilik yaptığını cezalandırılması için Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kemalpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesi dosyası ve Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında davalının davacıya senetlerden dolayı borcu olduğunu kabul etmediği, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının temel borç ilişkisini ispatlayamadığı belirlenerek, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davalı tarafından düzenlenen bononun zamanaşımına uğradığı için yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve temel ilişki konusunda tanık beyanları alındığı ve hukuki ilişkinin varlığının davacı tarafça kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından ve davalının dosya içerisine sunmuş olduğu beyan dilekçesinden davalının davacıdan borç aldığı ve karşılığında 3 adet bono verdiği, borcun ödendiğine ilişkin savunmasını yazılı ve yasal delillerle ispatlayamadığı, davacı hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu suç duyurusu kapmasında davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği sonuç olarak davalının davacıya borçlu olduğunun kabulü gerektiği, tanık delili ve davalı savunması ile davacı ve davalı arasındaki temel ilişkinin ispatlandığı, dava konusu bonoların düzenlemesine temel teşkil eden borç ilişkisi dışında başka bir borç ilişkisinin varlığının iddia ve ispat olunamadığı, yine zamanaşımına uğramış bonoda yer alan vade tarihinin kesin vade kabul edilemeyeceği ve davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun olarak temerrüte düşürüldüğüne yönelik yasal ve yazılı deliller de bildirilmediğinden, takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği belirlenerek, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2021/112 E. sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 400.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava dilekçesi ve diğer tebligatların müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve müvekkilin hak arama özgürlüğü elinden alındığını, tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, Kemalpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davada müvekkil ve/veya vekili tarafından borcun kabul beyanı olduğu beyan edilerek borçlunun aradaki borç ilişkisine dair ikrarı olarak yorumlanmasının kabul edilemeyeceğini, yine aynı şekilde savcılık dosyasındaki müvekkil beyanlarının bağlayıcılığının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını buna ilişkin olan senetlerde kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğini, icra takibine dayanak senetler ve müvekkilin imzalarının çıplak gözle karşılaştırıldığında dahi bu senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı aşikar olduğunu, müvekkilin daha evvelki beyanları senetleri ve imzaları görmeden vermiş olabileceği izahtan vareste olduğunu bu sebeple imza incelemesi yapılması ve hukukun aradığı esas gerçekliğe ulaşılması taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, yine davacı tarafın bu davada sadece kambiyo senedine dayandığını fakat taraflar arasında iddia edilen borcun varlığına dair herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkilin paraya çok sıkışık olduğu bir dönemde davacı taraftan borç para aldığını ve boş senedin imzalanmasının ise davacı tarafın dayatmaları ve korkutmaları sonucunda olduğunu davacının mesnetsiz iddialarının tanık beyanlarıyla ispatlayamadığını, icra inkar tazminatının müvekkil aleyhine %20 olarak belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, reddedilen kısım üzerinden de müvekkil lehine %20' den aşağıya olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının aradaki temel borç ilişkisini ispatladığının anlaşılmasına ve yukarıda açıklanan nedenlere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 53453dd665c3a647 284ec0ec7e311e4b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı