Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3660 E., 2025/2999 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3660 E., 2025/2999 K. (26.05.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3660
Karar No
2025/2999
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/3660 E. , 2025/2999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/298 E., 2024/1175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/434 E., 2022/563 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; eşi ...'ün vefatından 10 gün sonra üvey oğlu olan davalı tarafından, merhum eşinin defin ve veraset işleri ile ilgili olduğunu belirterek dava dışı ... ile arasında yapılan 10.03.2014 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin içinde bulunduğu durumdan faydalanarak davalıya devredildiğini, bu sözleşmenin içeriğinden çok sonra haberdar olduğunu, 05.07.2021 tarihli .... Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, alacağın temliki sözleşmesinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı; muris babasına ait tüm borçlarını üstlendiğini, davacının alacağın temlikine dair sözleşmesinin içeriğinden haber olarak sözleşmeyi imzaladığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ..., kocası olan ...’ün ölümü üzerine, davalı ...’ün kendisine 22.07.2020 tarihli temlik sözleşmesini imzalattığı, iradesinin temlik olmadığını beyan ederek Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan sözleşmenin kurulmasındaki irade bozuklukları nedenlere dayandığı, davalının ise davacının sözleşme içeriğinden haberinin olduğu ve temlik sözleşmesinin karşılıklı olduğu savunduğu, eldeki davada davacının okuma yazma bildiği, sözleşmenin kurulması sırasında bulunan tanığın yeminli beyanı, diğer tanıkların murisin borçlarını davalının ödediği ve murisin davaya konu taşınmazı davalıya bırakma iradesinin olduğu bizzat muristen duydukları bilgiye göre aktardıkları, davacının yaptığı temlik işleminin murisin iradesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin hata veya hile ile yapıldığının ispata yarar delilin sunulmadığı, irade sakatlığına ilişkin bir durumun mevcut olmadığı mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince müvekkilin iradesinin sakatlanmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, gabinin göz ardı edildiğini, müvekkilin okuma yazma bildiğini, billirkişi marifeti ile tespit etmesi gerektiğini, hükme esas alınan tanığın davalının kardeşi olduğu ve menfaat sahibi olduğunu, sözleşme sırasında olay yerinde varlığını kanıtlayıcı hiçbir delil bulunmadığını, davalının müteveffa babasına ait borçlardan bahsettiğini, bu borçların hepsinin büyükbaş alımı, büyükbaş yemi gibi borçlar olduğunu, büyükbaşların alındığının sabit olduğunu, bu borçların sebebini oluşturan malların yine davalının uhdesinde kaldığını,kabul anlamına gelmemekle birlikte varsa bir borcun davalıya kalan sermaye için olduğunu, dava konu taşınmazın doğrudan müvekkil adına kayıtlı olan herhangi bir mirastan gelmediğini, bu taşınmazın karşı tarafın iddiasının aksine, müteveffa kocanın malvarlığı olmadığını, temlik neticesinde müvekkilin herhangi bir kazanç elde edemediğini, bu temlikten dolayı menfaatinin olmadığını, müvekkilin kandırıldığını, içinde bulunduğu acı, elem ve keder durumundan faydalanıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava dışı ... ile arasında yapılan 10.03.2014 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin davalıya devredilmesine dair alacağın temliki sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının alacağın temliki sözleşmesinin içeriğine vakıf olduğu ve iradesinin sakatlandığını ispatlayamamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cc16ac52154b944c 3a9822598894f8d8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı