Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3268 E., 2025/2036 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3268 E., 2025/2036 K. (10.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3268
Karar No
2025/2036
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/3268 E. , 2025/2036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/605 E., 2024/1090 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E., 2023/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; icra dosyasında satılığa çıkartılan 1912 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 20 nolu bağımsız bölümü müvekkili ile davalının ½ ortak olarak satın almaya karar verdiklerini, işlemlerde kolaylık için ihaleye davalının girmesini kararlaştırdıklarını ve taşınmazın ½ hissesinin satışı konusunda aralarında 16.03.2022 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, ödemelerin ½ sinin davalı tarafından yapılması gerekirken nakit sıkıntısı yaşadığını belirttiği için müvekkilinin ihalenin fesh olmaması için borç açıklaması ile davalı hesabına para gönderdiğini, sözleşmeye göre davalının 30.03.2022 tarihine kadar taşınmazın ½ hissesini müvekkiline devretmesi ve satış bedelinin ½ si düşüldükten sonra kalan bedeli iade etmesi gerektiğini, belirtilen süre geçmiş olmasına rağmen hisseyi devretmediğini ileri sürerek; taşınmazın ½ hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline olmazsa ½ hissenin değeri tespit edildikten sonra arttırılmak üzere, şimdilik 5.000,00 TL belirsiz alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili; 14.07.2023 tarihinde davaya dayanak sözleşme aslını bulamamış olmaları nedeniyle davayı tamamen ıslah etmiş; banka dekontlarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıya borç olarak çeşitli tarihlerde toplam 652.000,00 TL borç gönderdiğini, dekontların sözleşme içeriğini desteklediğini, paraların iadesi için gönderilen 31.03.2023 tarihli ihtara cevap vermediğini ileri sürerek; borç olarak gönderilen 652.000,00 TL'nin sözleşmede kararlaştırılan vade tarihi olan 30.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili;14.06.2022 tarihli sözleşmeye sonradan “... 20 nolu dublexin ½ hisse bedeli ... tarafından ödenmiştir. Hisse 30.03.2022 tarihinde ...’e devredilecektir” ibaresinin eklenerek sözleşmenin tahrif edildiğini, davacının tapu iptal tescil davası açabilmek amacıyla hareket ettiğini, bu konuda CBS na şikayette bulunduklarını, iddianın aksine tarafların ortak olarak ihaleye girmek ve taşınmazı ½ payla satın almak konusunda anlaşmadıklarını, müvekkilinin iddia edildiği şekilde davacıya borcu bulunduğunu, öncesinde davacının müvekkilinin oğluna ait taşınmazın satışını gerçekleştirebilmesi için vekaletname ile yetkilendirildiğini, davacının vekalet görevini kötüye kullandığını taşınmaz bedelini müvekkilinin oğullarına ödemediğini, iş bu ihale ile birlikte gönderdiği paraları kasten ve mağduriyet yaratmak maksadıyla borç açıklamasıyla gönderdiğini, müvekkilinin açıklamaya bakmayarak 981 ada 7 parsel taşınmazla ilgili olarak ödeme yapıldığını düşündüğünü, sunulan sözleşmede borç miktarının ne kadar olduğunun belirtilmediğini, tam ıslaha cevabında, aynı savunmalar yanında, sözleşmenin iki sayfadan oluştuğunu tutarın davacının iddia ettiği kadar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılan ve imzanın inkar edilmediği 16.03.2022 tarihli sözleşme, dekont örnekleri, davalının ıslah cevabında sunduğu ikrarı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu Whatsap mesajları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının ödediği miktarın 652.000,00TL, davalının ödediği miktarın 299.000,00TL olarak belirtildiği, kimin ödeyeceği belirtilmeden 30.03.2022 tarihine kadar borcun ödeneceğinin yazıldığı, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu whatsap mesajlarında davacının dava açması durumunda davacının 652.000,00 TL alabileceğini söylediği, davalı vekilinin ıslaha karşı sunduğu dilekçede müvekkilinin davacının iddia edildiği şekilde borcunun olduğunu beyan ederek davacının alacak iddiasını doğruladığı ve bu beyanın HMK 188. maddesi gereği mahkeme içi ikrar olduğu, her ne kadar davacı tarafın sunduğu dekontlardan davacının davalıya borç açıklaması ile toplamda 530.000,00 TL göndermiş olsa da davalı tarafın talep edilen 652.000,00 TL'lik alacağa yönelik ikrarı olduğu anlaşıldığından davacının davasında haklı olduğu sözleşme ile vadenin 30.03.2022 tarihi olarak belirlenmesi nedeniyle bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne, 652.000,00TL'nin 30.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının farklı tarihlerde davalıya "borç" açıklamasıyla toplam 530.000,00 TL para gönderdiği, davalı vekilinin ıslah dilekçesine karşı verdiği cevapta "müvekkilin iddia edildiği gibi davacıya borcu bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunarak ve tarafların aralarındaki yazışmalarda davalının "...mahkemeye verirsin bana verdiyin 652 bini alırsın" demesiyle davacının iddiasını miktar yönünden doğruladığı, havalenin başka bir amaçla yapıldığını iddia eden davalının bunu ispatlayamadığı, Mahkemece sözleşmede kesin vade belirtildiğinden bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de sözleşmede ödenecek miktara ilişkin bir belirleme olmadığından davalının temerrüte düştüğünün kabul edilemeyeceği, bu sebeple dava ve ıslah tarihlerinden itibaren alacağa faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 652.000,00TL'nin 5.000,00TL’sine dava tarihi olan 20.04.2022 tarihinden, bakiye kısma ıslah tarihi olan 14.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşmede müvekkilinin 652.000 TL ödediği ve 30.03.2022 tarihinde borcun ödeneceğinin yazdığını, ödenecek miktarın belli olduğunu bu nedenle faizin 30.03.2022 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili; sözleşmede ödenecek miktara ilişkin bir belirleme olmadığını, dosyaya sunulmayan delillere istinaden karar verildiğini, dosyaya kararın gerekçesinde belirtilen yazışmaların sunulmadığını, aksine 08.09.2023 tarihli dilekçenin ekinde davacının '' Cuma günü 400 gelmezse cumadan sonra 467 milyar normal borcun zaten'' içerikli mesajı ve buna istinaden bu rakama itirazlarının sunulduğunu, gönderilen paraların başka bir sebepten kaynaklandığını, davanın hiçbir aşamasında ikrarlarının bulunmadığını, davacının iddia ettiği şekilde davacıya borcunun bulunmamaktadır denileceği yere hata ile bulunmaktadır yazıldıklarını, mahkemenin maddi hataya dayanarak ikrar olduğunu kabul ettiğini, sözleşmede ne ödenecek miktarın ne de vadesinin belli olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1.Her ne kadar davalının cevap dilekçesinde ve cevaba cevabında yer alan "müvekkilimin iddia edildiği şekilde davacıya borcu bulunmaktadır" ifadesinin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılıyor ise de, tarafların arasındaki 13.03.2022 tarihli sözleşmede "20 nolu dublex" olarak belirtilen taşınmazın bedeli, satılan daire zararı ve davacı ile davalının ödediği miktarların yazılı olduğu, davacının ödediği toplam miktarın 652.000,00 TL olarak belirtildiği, sözleşmeye konu taşınmazın (1912 ada 18 parsel 20 nolu bağımsız bölüm) Gebze İcra Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2020/6236 sayılı satış yazısı üzerine davalı adına tescil edildiği, davacının "borç" açıklamasıyla toplam 530.000,00 TL havale ettiği, davalının paranın başka bir sebepten gönderildiğine yönelik savunmasını ispatlayamadığı, sözleşmenin ikinci sayfası olduğu iddiasıyla dosyaya sunduğu belgede davacının imzasının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde bahsettiği yazışmaların Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen evrak içinde yer aldığı, davacının iddialarının tanık beyanlarıyla da desteklendiği anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2.Taraflar arasındaki 13.03.2022 tarihli sözleşmede "30.03.2022 tarihine kadar borcunu ödeyecektir." denilmiş olmakla borcun ödenmesi için bir belirli bir günün kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Belirli vadenin olduğu durumlarda ayrıca ihtar çekilmesine gerek olmadan vadenin geçmesiyle borçlu temerrüde düşer ve alacaklı gecikme nedeniyle götürü bir tazminat olmak üzere bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödenmesini isteyebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117/2 ve 120). Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin faizin 30.03.2022 tarihinden itibaren işletilmesine dair verdiği karar yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüyle yazılı şekilde faizin dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işletilmesine karar verilmesi hatalı olup, davacının bu yöndeki temyiz talebi yerindedir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz talebinin reddine, 2.Davacı vekilinin temyiz talebinin kabulüyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca hükmün 2. bendinin metinden çıkartılarak yerine "Davanın kabulü ile 652.000,00 TL'nin 30.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad985833bd6dbd5f 6a989be5f625ea57

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı