3. Hukuk Dairesi 2024/3256 E. , 2025/2941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/156 E., 2020/28 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili ile davalı Genel Müdürlük arasında, mülkiyeti davalıya ait gayrimenkulün üzerine iş yeri yapılarak kullanması amacıyla sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davacılardan ... tarafından 26, ... ve ... tarafından 28, ... tarafından 4, ... tarafından 20 ve ... Ltd. Şti tarafından 22 ile 24 kapı numaralı betonarme binaların inşa edilerek kullanıldığını, 04.07.2012 tarihinde davalı ... tarafından taşınmazın kamulaştırıldığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile uzlaşılarak tapu devrinin yapıldığı, bu sebeple kiracılıklarının sona erdiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmaz üzerine kendileri tarafından yapılan betonarme binaların aidiyetinin ve bedellerinin tespiti ile muhdesat bedelinin kendilerine ayrı ayrı ödenmesini talep etmiş, 03.05.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacılardan ... için 53.576,77 TL, ... Ltd. Şti için 83.026,41 TL, ... için 24.269,74 TL, ... ve ... için 24.808,20 TL ve için 56.635,02 TL'nin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davacılar ile diğer davalı arasında yapılan protokolün kendisine bildirilmediğini, taşınmazın üzerindeki yapıların davacılara ait olduğuna ilişkin tapu kaydında şerh bulunmadığını, kamulaştırma işleminin tapu kaydı dikkate alınarak yapıldığını, pasif husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Genel Müdürlük vekili; ... dışındaki davacıların taşınmaz üzerindeki yapıları kendilerinin yapmadığını, yapıları dükkan olarak devraldıklarını, davacılar ile yapılan protokol ile dava konusu taşınmaz üzerine yapılacak yapılar üzerinde hiçbir hak iddia etmeyeceklerinin kararlaştırıldığını, bu nedenlerle davacıların enkaz bedeli talep edemeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 21.05.2013 tarihli kararla; davacı ... ile davalı Genel Müdürlük arasında 1994 yılında taşınmaz üzerine iş yeri yapmak ve kullanmak üzere sözleşme imzalandığı, diğer davacıların ise sözleşmenin tarafı olan dava dışı şahıslardan dükkanları devralarak kiracı olarak kullanmaya başladıkları, taşınmazın 04.07.2012 tarihinde davalı ... tarafından kamulaştırıldığı, uzlaşma yoluyla davalı ... adına tapuda devir yapıldığı, iş yerlerinin davacılara ait olduğunun kabulü gerektiği, dükkanlar için enkaz bedellerinin davalı Genel Müdürlüğe ödenmesi sebebiyle, bu davalıdan talebin haklı olduğu gerekçesiyle; davalı Genel Müdürlük yönünden davanın kabulüne, sözleşmeye taraf olmayan davalı Belediyenin yönünden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili ve davalı Genel Müdürlük vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 10.12.2018 tarihli ilamıyla; davacıların tüm, davalının ise sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, kira kontratları içeriğinden taşınmazın arsa dükkan olarak her bir bölümünün kiracıların kullanımına verildiği, beş adet dükkan arsasının açık arttırma usulü ile ihaleye çıkartıldığı, dükkan yapımının ihaleyi alan kişiye ait olacağının ve kiracının inşa ettiği dükkanı terk etmesi halinde dükkanı olduğu gibi bırakarak vakfa terk ve teberrü edeceğinin, yine kontrata ekli protokol başlıklı belgenin sekizinci maddesinde inşaatın başlamasından sonra ihzarat dahil bütün malzeme ve tesislerin şantiyeye getirilmesinden itibaren Genel Müdürlüğün mülkiyetine geçeceğinin ve her hangi bir ihtilaf vukuunda müstecirlerin yapılan tesisler üzerinden hiç bir hak iddia edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, Mahkemece dosyaya temyiz aşamasında getirtilen ihale ve kiracılık belgeleri ile eki şartname ve protokollerdeki hükümlerinin dikkate alınmadığı, davacı ... Ltd. Şti. için de bu hususta yeterli araştırma yapılarak belgelerin tamamının temin edilmediği, Mahkemece gerekli araştırma ile belge eksikliği tamamlanarak, ihale ve kiracılık belgeleri ile eki şartname ve protokol hükümleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de davalı Genel Müdürlüğe dava konusu parsel için toplamda ödenen kamulaştırma bedeli sınır kabul edilerek, dava konusu dükkanlar nedeniyle ödenen kamulaştırma bedeli belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken, dükkanların rayiç değerlerinin tespit edildiği farklı bilirkişi raporlarındaki tutarların ortalaması alınarak belirlenen miktarlar üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalı Genel Müdürlük arasındaki sözleşme ve protokollerinin ayrı ayrı incelenmediği kira kontratları içeriğinden taşınmazın arsa dükkan olarak her bir bölümünün kiracıların kullanımına verildiği, ekli şartnamede 503 m² üzerinde projesine göre beş adet dükkan arsasının açık arttırım usuli ile ihaleye çıkartıldığı, projeye göre dükkan yapımının ihaleyi alan kişiye ait olacağının, kiracının inşa ettiği dükkanı terk etmesi halinde dükkanı olduğu gibi bırakarak vakfa terk ve teberrü edeceğinin, yine kontrata ekli protokol başlıklı belgenin (8.) maddesinde inşaatın başlamasından sonra ihzarat dahil bütün malzeme ve tesislerin şantiyeye getirilmesinden itibaren Genel Müdürlüğün mülkiyetine geçeceğinin, bir ihtilaf vukuunda müstecirlerin yapılan tesisler üzerinde hiç bir hak iddia edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle davacıların tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dinlenen tanıkların davaya konu edilen binaların mülkiyetlerinin davacılara ait olduğunu beyan ettiklerini, davalının bu hususa herhangi bir itirazı bulunulmadığını, kiracılara boş arsa tahsis edildiğini, davalının dayandığı sözleşmenin keyfilik içerdiğini, ahlaka aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu ve geçerli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan kiralanan üzerine yapılan yapıların bedeli istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, davacıların kullanımına dayanak sözleşme ve ekleri incelendiğinde, kiralananan üzerine yapılan yapı ve imalatların süre sonunda kiraya verene bırakılacağının kararlaştırıldığı ve sözleşme sürelerinin dolduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.