3. Hukuk Dairesi 2024/3216 E. , 2025/4074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1010 E., 2024/933 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/147 E., 2022/407 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ..., Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisi olan ...'yi 24.02.2017 tarihli vekaletname ile yetkilendirdiğini, muris ...'nin 09.03.2017 tarihinde müvekkili adına düzenlenmiş 2 adet toplam 5.000.000,00 TL bloke çeki müvekkiline vekaleten tahsil ettiğini, aynı tarihte ...Bankası ... Şubesinde bulunan kendi hesabından 3.500.000,00 TL bedeli müvekkiline EFT yaptığını ancak 1.500.000,00 TL'yi kendi uhdesinde tuttuğunu ve bir daha da müvekkiline ödemede bulunmadığını, davalı mirasçıların başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek; davanın kabulü ile davalıların haksız itirazının iptaline, icra takibinin devamına, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili; miras bırakan ...'in 09.03.2017 tarihinde davacının vekaletine istinaden tahsil etmiş olduğu 5.000.000,00 TL’yi davacının vermiş olduğu talimat doğrultusunda harcadığını, davacının miras bırakana 3.500.000,00 TL’yi kendi hesabına göndermesini geriye kalan paradan 750.000,00 TL’yi ...’e yine kalan 750.000,00 TL’yi de ... ’na gönderilmesi hususunda talimat verdiğini, miras bırakanın parayı tahsil ettiği 09.03.2017 tarihinde 750.000,00 TL’yi ...’e yine aynı gün 750.000,00 TL’yi ... ’na ve 3.500.000,00 TL’yi de davacıya EFT yoluyla gönderdiğini, davacı ile ... ve ... arasındaki ilişkinin sadece hukuki sınırlarda kalmadığını, taraflar arasında yıllara yaygın pek çok inşaat alım satım şeklinde ticari ilişki de kurulduğunu, davacının tek bir vekalet ilişkisinden ve miras bırakan tarafından yapılan tek bir işlemden bahsederek eldeki davayı açmış ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacının miras bırakana birden çok vekalet verdiğini, davacının her türlü ihtiyacının miras bırakan tarafından yerine getirildiğini, davacının, diğer davalı ... ile boşanma sürecine girmiş bir evlilik ilişkisi olduğunu, başlatılan takibin şüpheli işlemlerin yapıldığı 2017 yılında değil de boşanma davasının sürdüğü 2021 yılında başlatıldığını, murisin zimmetine geçirdiği herhangi bir para söz konusu olmayıp murisin mirasçılarının da uhdelerinde davacıya ait bir meblağ bulunmadığını savunarak; davanın reddine ve takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; diğer davalılarla aynı şekilde savunma yaparak davanın reddine karar verilmesini istemiş, 29.08.2022 tarihli dilekçesiyle, davacının davasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükünün vekilin mirasçıları olan davalılara ait olduğu, davalılar tarafından, davacının talimatı doğrultusunda dava konusu 1.500.000,00 TL'nin harcandığı ileri sürülmüş ise de; bu savunmanın kesin delillerle ispat edilemediği, yine davalıların dava ve takip konusu 1.500.000,00 TL'yi davacıya ödediklerini kesin delillerle ispatlayamadıkları gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalıların Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2021/9861 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında (300.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekilin vekil edeninin adına veya yararına yaptığı tüm işlerden dolayı hesap verme yükümlülüğü gereğince davada ispat yükünün vekil olan ...'te olduğu, her ne kadar vekil tarafından dava dışı ... ve ... 'na gönderilen paraların davacı tarafça verilen talimat doğrultusunda bu şahıslara gönderildiği iddia edilmiş ve bu hususta delil olarak 10.02.2017 tarihli vekalet ücreti sözleşmesine dayanılmış ise de sözkonusu sözleşmede davacının imzasının bulunmaması, bu belgenin ... vekili sıfatıyla miras bırakan ... tarafından imzalanmış olması nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki iddiasını ispata elverişli olmadığı, davalı tarafın vekil olarak hesap verme ve her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüğünü yerine getirdiğini dosya kapsamındaki yasal delillerle ispatlayamadığı, davalı tarafın, dinletecekleri tanıkların mahkeme hakiminin yönlendirilmesi ile dinlenmediği yönündeki istinaf sebebinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili; miras bırakan ...'in, 09.03.2017 tarihinde davacının vekaletine istinaden tahsil etmiş olduğu 5.000.000,00 TL’yi davacının vermiş olduğu talimat doğrultusunda harcadığını, aynı tarihte 750.000,00 TL’yi ...’e, 750.000,00 TL’yi ... ’na ve 3.500.000,00 TL’yi de davacıya EFT yoluyla gönderdiğini, adı geçen kişilerle davacının uzun yıllara dayalı ticari ilişkisinin de bulunduğunu, davacının kendisinin de bu kişilere defalarca para gönderdiğini, bu nedenle davacının bu yönde talimat vermesinin son derece olağan olduğunu, dilekçelerinde haklı olduklarını ispata yarar vekaletler, ilgili noterliklerden gönderildikten sonra duruşma esnasında Mahkemece durumun gayet açık olduğu, tanık dinletilmesine gerek olmadığı ve dosyanın uzamaması için tanık dinletilmesinden vazgeçilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenle tanık dinletme hakkından vazgeçiklerini, hak kaybına uğradıklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle vekilin hesap verme yükümlülüğünün doğal sonucu olarak ispat yükü üzerinde olan davalıların savunmasını geçerli delillerle ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05ccb24c9c32f3d4 23406b5d73c41af9