3. Hukuk Dairesi 2024/2891 E. , 2025/2375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/262 E., 2023/364 K. Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile vefat eden eşi ...’ın evlenmeden önce ortak kazançlarıyla birlikte bir taşınmaz satın aldıklarını, taşınmazın her ikisi adına ½ pay ile tescil edilmesi gerekirken müvekkilinin görev icabı yurt dışında bulunması nedeniyle eşi adına tapuya tescil edildiğini, evlendikten sonra da aralarındaki aile ilişkisi nedeniyle müvekkilinin tapunun devredilmesini talep etmediğini, müvekkilinin eşi ile 29.06.1992 tarihinde nişanlandığını, 29.07.1994 tarihinde evlendiğini, yurt dışında bulunduğu sürede maaşının eşi tarafından çekildiğini, taşınmazın kaba inşaat halinde satın alındığını, ince işler ile dekorasyon için müvekkili ile eşinin ayrıca masraf yaptıklarını, iç mimarla anlaştıklarını, neticede dairenin alınması, dekorasyonunun yapılması, ferdi ve konut kredilerinin müvekkili ile eşinin ortak kazançları ile karşılandığını, davalıların müvekkilinin eşinin diğer mirasçıları olup bu durumu bilmelerine rağmen inkar ettiklerini, bunun üzerine taşınmazın ½ payı için tapu iptal tescil davası açtığını, yazılı delil olmadığı için davanın reddedildiğini ileri sürerek; müvekkilinin yarı orandaki katkı payının bilirkişi marifetiyle güncelleştirilmesi ve belirsiz alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.08.2013 tarihli dilekçesiyle taşınmazın satın alınmasına ilişkin katkı payı alacağı talebini 60.752,50 TL, taşınmazın iç dekorasyonuna ilişkin katkı payı talebini 42.526,75 TL'ye yükseltmiş, davacı vekili; bozmadan sonra taşınmazın satın alımı için ödenen paranın 38.814,10 TL'sinin evlilikten önce yapıldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; aynı konu hakkında daha önce açılan davada davacının tapunun iptalini ve adına tescilini talep ettiğini, davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, katkı payı talep edebilmesi için harcamaların evlilik birliği içinde yapılmış olması gerektiğini, oysa davaya konu taşınmazın evlilikten önce satın alındığını, iddia edilen husuların gerçekle ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir
III. MAHKEME KARARI 1. Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli kararıyla; davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verdiği karar; davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.02.2016 tarihli ilamıyla; taşınmazın alımında kredi kullanıldığı, ipoteğin evlilikten sonra terkin edildiği, buna göre Mahkemece banka kredisi ödeme tablosu getirtilerek evlenme tarihinden sonra yapılan bir ödeme olup olmadığının belirlenmesi, evlenme tarihinden sonra yapılan ödeme varsa, bunun dönemine göre ya “katkı payı” ya da TMK'nın 227. maddesi gereğince değer artış payı alacağı olacağı göz önüne alınarak bu yönden tahkikata devam edilmesi, alacağın geriye kalan bölümü için talep genel hükümlere dayalı alacak talebi niteliğinde olacağından, bu bölüm için görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. 2. Mahkemenin 28.03.2029 tarihli kararıyla; ödemelerin tamamının evlilik öncesi döneme ait olduğu kabulüyle davanın usulden reddine dair verilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ilamıyla; davacı tarafa taşınmazın satın alımından kaynaklanan 60.752,50 TL'lik talebinin ne kadarının evlilik öncesi dönem için olduğu açıklattırılarak bu kısım ile iç dekorasyon için talep ettiği 42.526,75 TL yönünden davanın tefrik edilererek genel hükümler çerçevesinde çözülmek üzere asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmuştur. 3. Bozmaya uyan Aile Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararıyla; davacının evlilik öncesi döneme ait taşınmaz bedeline ilişkin 38.814,10 TL ile dekorasyon harcamasına ilişkin 42.526,75 TL'nin toplamından oluşan 81.340,85 TL alacak talebi tefrik edilmiş, alınan yeni esas numarası üzerinden verilen 03.03.2022 tarihli kararla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilerek, dosya o yer nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. 4. Dosya kendisine tevzi edilen Mahkemenin ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının 29.07.1994 tarihinde evlendiği, eşinin 16.09.2007 tarihinde öldüğü, 613 ada 32 parsel 20 no taşınmazın 24.08.1992 tarihinde alınarak davacının eşi adına tescil edildiği, taşınmazın satın alma tarihinde tarafların nişanlı olduğu, ancak evlilik ile başlayacak olan mal rejiminin kurulmasını sağlamayacağı, eşler arasındaki mal rejiminin evliliğin gerçekleşmesiyle kurulacağı, kural olarak evlilik dönemi içerisinde edinilen mallar için tasfiyenin söz konusu olacağı, ancak eşlerden biri diğerinin evlenmeden önce edindiği bir mal varlığına evlilikten sonra TMK'nın 227. madde çerçevesinde bir katkı yapmış olabildiği, evlenme gerçekleştikten sonra bu şekilde bir katkının yapılması halinde mal ayrılığı geçerli olduğu, 01.01.2002 tarihi öncesi katkı payı olarak; bu tarihten sonraki dönem içinde ise "değer artış payı" (TMK m. 227) niteliğiyle alacak talep edebilmesinin mümkün olduğu, davacının iddiasından ve toplanan bir kısım delillerden alacak talebine konu edilen taşınmaz alımında kredi kullanıldığı ve ipotek teminatı konduğu, ipoteğin evlenmeden sonra 20.12.1994 tarihinde terkin edildiği, davacı tarafından bir sözleşme ya da yazılı delil başlangıcının dosyaya sunulmadığı, bilirkişi raporları, davanın niteliği gereği sunulan deliller ile tüm belge ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının evlilik birliği öncesinde davalı eşine borç para verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin yurt dışına giriş çıkış tarihlerinin belli olduğunu, bu dönemde müvekkilinin banka kartını murise teslim ettiğini, 09.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda (ek 1) açıkça müvekkilin 1992-1994 yılları arasında yurt dışında olduğu dönemlerde bankaya yatan maaşlarının düzenli olarak çekildiğinin tespit edildiğini, murisin taşınmazın taksitlerini hem kendi kazancı, hem de müvekkilinin göndermiş olduğu paralar ile karşıladığının açık olduğunu, 08.12.1992 tarihli tadilat sözleşmesinde hem müvekkilinin hem de eşinin imzasının bulunduğunu, yakın arkadaşları olan tanıkların dinlenmesi durumunda; müvekkilinin banka kartını eşine teslim ettiği, sadece davaya konu olan taşınmazı değil, diğer tüm yatırımları ve birikimlerini ortak kazançları ile birlikte gerçekleştirdikleri hususlarının netlik kazanacağını, Mahkemenin Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/223 E., 2009/317 K. sayılı kararının kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle tanık dinlenilmesine ilişkin ara kararından dönmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira bu davada tapu iptal tescil talep edilmiş olup kararın kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, tanıkların Aile Mahkemesindeki davada dinlendiğini, burada müvekkilinin yurt dışında olduğu zamanlarda maaş kartının eşinde bulunduğunu, müvekkilinin maaşını çektiğini, davaya konu olan ev ile ilgili borçları birlikte ödediklerini beyan ettiklerini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının eşi tarafından evlenmeden önce satın alınan taşınmaz için ödenen satış bedeli ile taşınmaza yapılan masraflar için verilen paraların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle talebin evlilikten önce verilen paralara ilişkin olmasına, yazılı delil başlangıcı bulunmaması sebebiyle hukuki işlemin tanıkla ispatın mümkün olmamasına, davacının hesabından çekilen paraların kim tarafından çekildiğinin belli olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74330b02a3c7e8d7 693fc19b26f0d487