Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2763 E., 2025/4054 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2763 E., 2025/4054 K. (16.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2763
Karar No
2025/4054
Karar Tarihi
16.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2763 E. , 2025/4054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/636 E., 2024/767 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/434 E., 2020/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekiline ait otellerin işlettirilmesi amacıyla davalı ... Proje Yönetimi Danışmanlık Denetim ve Turizm İşletmeciliği Ticaret Ltd. Şti. (... Proje) ile 17.01.2002 tarihli hasılat-kira sözleşmesi ve 06.11.2002 tarihli ek sözleşme imzalandığını, ...'ne açılış öncesi bütçesi olarak 700.408.175.272,00 TL (576.719 USD) aktarıldığını, ... Proje tarafından açılış öncesi bütçesi olarak aktarılan tutarlarla ilgili olarak düzenlenen faturaların toplam KDV dahil 826.481.646.820 TL olduğunu, açılış öncesi bütçenin müvekkilinin otele aktardığı sermaye olup KDV ödenmesi gerekmediğini, davalı ... Projenin otel için KDV hariç 715.556.430.701,00 TL harcama yapıldığının belirtildiğini, giderlerin ne amaçla yapıldığı ve açılış bütçesi ile ne gibi bir ilgisi bulunduğunun davalı şirket tarafından açıklanmadığını, ... Proje tarafından gönderilen listede 1.445.607.584,00 TL amortisman giderinin kayıtlı olduğunun görüldüğünü, amortisman giderin, alınan demirbaşların eskime payı olarak ortaya çıkan bir gider olduğunu, bu giderin ... Projenin kasasından ödediği bir para karşılığında oluşmadığını, listeye amortisman giderini de yazmak suretiyle esasen yapılmamış bir gideri yapmış gibi göstererek müvekkilini yanıltılmaya çalıştığını, 08.06.2005 tarihli soruşturma raporunda açıklandığı üzere müvekkili tarafından açılış öncesi ek bütçe ve işletme sermayesi olarak 1.021.429.965.000,00 TL'nin ... Projeye gönderildiğini, ... Projenin açılış öncesi ek bütçe ve işletme sermayesi ile ilgili olarak otele yaptığı toplam katkının 962.886.391.982,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili tarafından gönderilmesine rağmen adı geçen şirketçe otele aktarılmadan 58.543.573.018,00 TL'nin müvekkilinin alacağı olduğunu, davalı ... Projenin KDV'nin konusu içinde yer almayan ve sermaye aktarımı niteliğinde olan açılış öncesi bütçe için fatura düzenleyerek müvekkilini gereksiz yere 126.073.471.548,00 TL tutarında KDV ödemek zorunda bıraktığını, ayrıca düzenlenen faturalarda otelin 126.073.471.548,00 TL tutarındaki indirilecek KDV'den mahrum kaldığını, açılış bütçesi olarak ödenmiş olan 700.408.175.272,00 TL’nin akibetinin tespit edilmediğini ileri sürerek, toplam 1.011.099,00 YTL (1.011.098.691.386,00 TL) alacağın zararın oluştuğu tarihten itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı gerçek kişiler vekili; şirket ortaklarının şirketin ticari borçlarından dolayı sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilleri ile davacının hiç bir zaman akdi ilişkiye girmediklerini, hasım olarak gösterilmelerinin doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirketler vekili; otelin işletilmesi için gerekli işletme sermayesinin taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafından karşılanacağını, otelin ihtiyacı olan ve sözleşme gereği davacı tarafından ödenmesi gereken işletme sermayesi ve 2004 yılı bütçesinin 27.07.2004 tarihinde davacıya bildirildiğini, bu hukuki çerçevede otelin müvekilince işletilmeye başlandığını, 2004 yılı ortalarında üst yönetiminde meydana gelen değişikliklerden sonra davacının sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemeye başladığını, akdi yükümlülüğü olan işletme sermayesini tedarik etme borcunu yerine getirmesi ısrarla ve defaatle talep edildiği halde davacının işletme sermayesini tedarik etmediğini ve işletmeyi fiilen olanaksız hale getirmeyi amaçladığını, nihayetinde 10.02.2005 tarihli ihtarname ile 18.03.2005 tarihinden itibaren sözleşmeyi fesih ettiğini müvekkiline bildirdiğini, feshin haksız olduğunu, faturaların yapılan harcama bedeli olarak kesildiğini, yani açılış öncesi gerçekleştirilen tüm harcamaların KDV’li olarak ödendiğini, açılış öncesi yapılan tüm işlemlerin muhasebe kayıtlarının yapıldığını, satın alınan malzemelerden dolayı oluşan KDV ile düzenlenen faturalardan kaynaklı ödenen KDV rakamları aynı olduğundan otel için herhangi bir kayıp olmadığını, otel için yapılan harcama tutarlarının liste ve belgeleriyle davacıya ulaştırıldığını, otele alınan tüm demirbaşlar davacıya ait olduğundan 2004 yılı Aralık ayında düzenlenen faturada amortisman tutarı düşülmek suretiyle hesaplama yapıldığını, yani mükerrer bir gider kaydı olmadığını, müvekkilleri ... Proje Yönetim Tic. Ltd. Şti. (...) ile ... Tıp Sosyal İşler Danş. Ltd. Şti. nin (...) müvekkili ... Projenin ortağı olmakla birlikte hukuki ilişkiye taraf olmadıklarını, ortakların borçlardan dolayı doğrudan sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme kapsamında davacıya ait otelin işletmeye açılması ve işletilmesi sırasında davalı ... Projenin açılış harcaması ve bahşiş olarak gösterdiği harcamaların makul olarak nitelendirilemeyecek meblağda olduğu, bundan dolayı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının toplam 43.679,83 TL zarara uğradığı, davalının sözleşmenin tarafı olarak bundan sorumlu olduğu, davalı ...’nın ise davalı şirketin müdürü sıfatıyla yaptığı işlemlerden dolayı davalı şirket ile davacının zarara uğramasına sebep olup 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 vd. maddeleri uyarınca kusuruyla sebep verdiği zararlar nedeniyle doğrudan zarara uğrayan davacı şirkete karşı sorumlu bulunduğu, diğer davalıların dava konusu sözleşmenin tarafı olan davalı ... Projenin ortakları olup gerek sözleşmenin tarafı olmamaları gerek zararı meydana getiren fiillere iştirakları olmaması nedeniyle bir sorumluluklarının bulunmadığı ve davanın bunlara yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davalılardan ... Proje ile ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 43.679,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ..., ... ile ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının, davaya konu ettiği zararın sözleşmenin tarafı olan akidi davalı ... Proje ile şirketin müdürü olduğu anlaşılan davalılardan ...’dan, görev süresince kusuruyla verdiği doğrudan zararlardan 6762 sayılı Kanun'un 336 vd. hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunması nedeniyle isteyebileceği, eş söyleyişle bu davalılara husumet yöneltilebileceği, sözleşmelerin tarafı olmayan diğer davalı şirketler ile davalı ... Proje şirketinin yöneticisi olmadığı anlaşılan davalı ...’ye husumet yöneltilemeyeceği, davalılardan ... ile ... aleyhine, güveni kötüye kullanma suçuna dayalı açılan dava sonucunda, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2012 tarihli ve 2011/725 E., 2012/1057 K. sayılı kararıyla, davalılardan ...'nın TCK'nın 510.,522 maddeleri gereği 1 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildiği, davalı ... yönünden ise atılı suç sabit olmadığından beraat kararı verildiği, verilen beraat kararının ise Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12.02.2014 tarihli ve 2014/2820-2592 E.K. sayılı ilamıyla, dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozularak bu davalı yönünden, Yargıtay Dairesince düşme kararı verildiği, hükme esas alınan 29.04.2015 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporları kapsamında, davacının, açılış harcamaları içinde yer alan ve makul karşılanamayacak nitelikte olduğu tespit edilen 43.679,83 TL harcamalar tutarı kadar zarara uğradığının somut olarak tespit edildiği, sair alacak kalemleri yönünden davacının taleplerinin yerinde olmadığı, davacının bu iddialarını ispata elverişli belgeler sunamadığı, diğer bilirkişi heyet raporları kapsamında da aynı yönde tespitler bulunduğu, AAÜT 'nin13/3 maddesi uyarınca, haklarında açılan davanın reddi nedeniyle davalılar lehine, davacı lehine takdir edilen ücreti geçmeyen miktarla vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, reddedilen kısım bakımından da davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili; 43.654,00 TL açılış bütçesi harcamalarının tümünün geçerli harcama belgelerine bağlandığını ve şirketin yaptığı ticari faaliyetlerle ilgili olduğuu, açılış harcamalarının ticari hayatta son derece mutad olarak yapılan harcamalar olup, büyük ve tanınmış bir otel olan ... için bu harcamanın makul seviyede olduğunu, harcamaların bu nitelikleri itibariyle mutlaka yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda bir kısım harcamalar usulsüz harcama olarak nitelendirirken hatalı gerekçelere dayanıldığını, üç ayrı müvekkil yönünden davanın tümüyle reddine karar verildiği nazara alınarak, alacak tutarı üzerinden nisbi avukatlık ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının maliki olduğu otelin işletilmesi amacıyla düzenlenen sözleşme uyarınca yürütülen işletme ve yönetim faaliyetleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının uğradığı zararın denetime elverişli şekilde tespit edildiği, vekalet ücretlerinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife esas alınarak belirlendiği anlaşılmakla tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1702385ef04c2d6 a3ebefba8d2ae0ed

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı