3. Hukuk Dairesi 2024/2660 E. , 2025/1673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2024/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2023/57 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili;davalı tarafından, İstanbul 23.İcra Müdürlüğü’nün 2021/9123 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine, haksız ve hukuka aykırı olarak ilamsız icra takibi yapıldığını , davacının ödeme emrinin tebliğ tarihinde ikametgahında bulunmadığını, davacının, icra takibinden, tesadüfen 09.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, icra takibine ilişkin usulsüz tebligat ve gecikmiş itirazlara ilişkin başvurularının, İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/413 Esas ve 2021/748 Sayılı kararı ile reddedildiği, ikame edilen davanın reddi ile ilgili istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davalı tarafından, takibe konu edilen temlik sözleşmesinin dava dışı ... ile danışıklı ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, dava dışı ...’un davacıya borçları olduğu, bu borçlara karşılık davacının elinde kıymetli evrakları bulunduğunu, dava konusu icra takibi müstenidatı temlik sözleşmesine konu edilen havale dekontlarındaki tutarların dava dışı ...’un, davacıya olan borçlarını ödeme sebebi ile göndermiş olduğu tutarlar olduğunu, alacak hakkının sadece borçlusuna karşı ileri sürülebileceğini, olmayan bir alacağın temlikinin temellük edeni alacaklı kılmayacağını ileri sürerek; takip konusu yapılan 119.425 USD bedelli 25.03.2021 tarihli temlikten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, temliknamenin iptali ile İstanbul 23.İcra Dairesi’nin 2021/9123 Esas numaralı icra takibinde takip tutarı 979.285-TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan dolayı davacı lehine takip tutarının %20’den aşağı olmamak üzere tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafın tarafın iddialarının aksine, davalı ile dava dışı ... arasında alacak-borç ilişkisinin mevcut olduğunu, dava dışı ...’un, davalıya olan borcuna karşılık olarak ekte sunulan banka dekontları ile davacı ...’dan sabit olan alacağını davalıya temlik ettiğini, bu temlik sözleşmesine istinaden, davalı tarafından ... aleyhinde, İstanbul 23.İcra Dairesi’nin 2021/9123 E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, icra takibinde, davalının ...’a usulüne uygun tebligat yapıldığını ve icra takibinin kesinleştiğini, davacı tarafın muvazaalı tapu devri üzerine davalı tarafça, İstanbul13. Asliye Hukuk Mahk.2021/403 E. Sayılı tasarrufun iptali davası açılması üzerine, işbu davayı açarak yasal sorumluluklarından kurtulmaya çalıştığını, bahse konu tapu devir işleminin 06.04.2020 tarihinde yapıldığını, temlik sözleşmesine esas alınan ve dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarının hepsinin bu tarihten önce olduğunu, bu nedenle davalının, alacağının samimi ve gerçek olduğunu, alacağın temliki işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temlik sözleşmesine konu edilen dekontlar incelendiğinde dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında yapılan havalelerin var olan bir borcun ödenmesine ilişkin olduğunun karine olarak kabul edildiği, karinenin aksinin yapılan havalelerin mevcut borcun ödemesi olmadığını havale göndericisinin ispatlaması gerektiği, her ne kadar davalı tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de; dosyanın miktar itibariyle tanık dinletme sınırının üzerinde kaldığı bu nedenle davalının tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, davalı alacaklının alacağı temlik alan olduğu ve borçlunun şahsi ilişkiden doğan tüm defileri temlik alana karşı ileri sürebileceği, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen senetlerden de yapılan havalelerin borcun ödenmesine ilişkin olduğunu kabulü gerektiği, ayrıca davalı alacaklının dekontlarda yer alan para gönderimlerinin borç olarak gönderildiğini ispatlayamadığı bu hali ile ödemelerin mevcut bir borcun ödemesi niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; temlikin gerçek alacağa dayalı ve geçerli olduğunu, dava dışı ...'un, davalıya olan borcuna karşılık olarak banka dekontları ile davacı borçlu ...’dan sabit olan alacağını müvekkiline temlik ettiğini,yargılamada alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... tarafından davacı ...'a 2020 yılında toplam: 66.440 USD havale yapıldığı, 2020 yılında davacı ...'a ödenmek üzere 2 adet 178.000USD, 2 adet 2.160.000-TL senet düzenlendiği , fakat, senet tutarları ile banka ödemelerinin birbirini karşılamadığı ve 66.440 USD ödeme -178.000 USD = 111.560 USD Fark+ 2.160.000-TL ödemenin hangi hizmet ve işleme ait olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiğini, böylece, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktığını,ancak bilirkişi raporunda mevcut açık bu tespite rağmen ve dinlenilmesine karar verilmesine rağmen tanıkları da dinlenmeden davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, temlik sözleşmesine esas alınan ve dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarının hepsinin muvazaalı devir tarihinden önceye ait olduğu, bu nedenle, müvekkilinin alacağının samimi ve gerçek olup, alacağın temliki işleminin de hukuka uygun olduğu, davacı tarafın müvekkili ile dava dışı temlik eden arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmadığını iddia ettiğini, davaya konu hukuki işlemlerde, davacı tarafça yapılan ve HMK 203/d maddesinde ifade olunan muvazalı işlemlerin mevcut olduğu ve yasa gereğince istisna olarak kabul edilen bu durumda tanık dinletme imkanı bulunduğu halde tanıklarının mahkemece dinlenmediği , davacı tarafından dosyaya senetlere ilişkin olarak dava dışı ..., davacı borçlu ... hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/35970 Soruşturma sayılı dosya ile şikayette bulunulduğu, savcılık dosyası celbedilmesine rağmen, savcılık dosyasının akibetinin beklenmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın temlikine dayalı icra takibinden dolayı menfi tespit, temliknamenin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle temlik sözleşmesine konu edilen dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmadığı, havalelerin borcun ödenmesine karine olduğu, temlik alan davalının karinenin aksine, temlik edenin davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği, ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2b08f3493b8f739 5586fc1772b6b442