Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2653 E., 2025/1931 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2653 E., 2025/1931 K. (07.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2653
Karar No
2025/1931
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2653 E. , 2025/1931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1936 E., 2024/1275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/312 E., 2023/313 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 03.08.2021 tarihli 36 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye bağlı olarak davalı şirkete elektrik kullandırıldığını, davalı ...'in davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca imzalanan sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmada davalıların yatırmayı üstlendikleri güvence bedelini yatırmadıklarının tespit edildiğini, bu hususta davalılara 20.10.2021 tarihli mail ekinde ihbarname gönderilerek güvence bedelinin yatırılmasını, aksi takdirde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının bildirildiğini, verilen süre içerisinde güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, yükümlülüklerini ihlal etmeleri nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart kapsamında davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı şirket tarafından cezai şart faturasına karşı iade faturası düzenlendiğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılar aleyhine Merkezi Takip Sisteminin 2022/192907 E. sayılı dosyasında cezai şart faturasına dayanılarak takip başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptalini ve takibin devamını ve icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davacı şirketin hiçbir haklı gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacı tarafça keşide edilen 19.10.2021 tarihli yazıyla müvekkili şirkete daha pahalı elektrik satmaya başlandığını, müvekkilinin bu durumu sorgulaması üzerine bahane üretilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme feshedilene kadar müvekkilinin tüm faturalarını gününde eksiksiz bir şekilde ödediğini, Yargıtay içtihatlarına göre asıl borcun mevcut olmadığı durumlarda cezai şartın varlığından söz edilemeyeceğini, dava konusunu oluşturan cezai şart talebinin de hukuki dayanağının bulunmadığını, 30.11.2021 tarihli fesih ihbarnamesinde herhangi bir cezai şart talebi bulunmadığını, fesihten 1 ay sonra cezai şart talebinin hukuka aykırı olduğunu, fesih sonrası ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığı için sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edilemeyeceğini, haksız kazanç temini için keşide edilen faturanın hesaplama yönteminde de keyfi işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini ve davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 03.08.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'in sözleşmeye 350.000,00 TL bedelle kefil olduğu, davacının sözleşmede taahhüt ettiği indirimleri yerine getirmediği gibi %40-60 oranında fazladan tahakkuk yaptığı, davacının sözleşme koşullarını ihlal ettiği ve piyasa koşullarından daha yüksek fiyatla elektrik sattığı, davalı tarafın bu duruma itiraz etmesi üzerine davacı tarafın sözleşmenin imzalanmasından üç ay sonra teminat konusunu gündeme getirdiği, sonrasında davalı tarafça teminat verilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiği ve dava konusu faturaları cezai şart kapsamında tanzim ettiği, davacının sözleşmeyi ilk ihlal eden taraf olması nedeniyle cezai şart istemesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gibi icra takibi yapmasının da haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan 108.984‬,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak indirim taahhüdünü yerine getirmediği, sözleşmede güvence bedelinin sözleşme tarihini izleyen 7 iş günü içerisinde ulaştırılacağının düzenlenmesine rağmen davacı tarafından sözleşmenin uygulanmasına geçildiği, taraflar arasındaki faturalandırma ihtilafları üzerine bu hususun ihtar edildiğinin anlaşılmasına göre, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı şirket ile akdedilen sözleşmede aktif enerji birim fiyatının belirlenmesinde kullanılacak yöntem olarak Düşük Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden İndirim yönteminin seçildiğini, piyasa koşullarında yaşanan değişim nedeniyle tarafların tekrar bir araya gelerek aktif enerji birim fiyatının hesabında kullanılacak yöntemi yeniden belirlediklerini ve 30.09.2021 tarihli protokolün düzenlendiğini, Mahkemece alınan raporda bilirkişilerin uyuşmazlık konusunun dışına çıkarak davalının itirazsız ödediği faturaları incelediklerini, bilirkişi raporundaki fatura hesaplamalarının Düşük Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi Üzerinden üzerinden yapıldığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde fatura hesaplamalarının güncel yöntem üzerinden yapılmasının talep edildiğini, ancak Mahkemece ek rapor alınmadan karar verildiğini, faturaların taraflar arasındaki güncel bir mutabakata uygun olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili şirket tarafından sözleşmenin uygulanmasına geçilmiş olması sebebiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin sözleşmenin (7.2) ve (11.4) maddelerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin EPDK kuralları gereği indirimli elektrik satma zorunluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmesel hakkı kapsamında cezai şart faturasına dayalı takip başlatmasında kötü niyetten söz edilemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Davacı; davalı şirketin imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine göre ödemesi gereken güvence bedelini ödemediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin ihlali nedeniyle düzenlenen cezai şart faturasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalılar ise, davacı şirketin haklı gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, düzenlenen cezai şart faturasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunda, davacının sözleşmede taahhüt edilen indirimleri yansıtmadığı, sözleşmeye aykırı fazladan tahakkuk yaptığı belirtilmiş, söz konusu rapora davacı tarafından yapılan itirazda, taraflar arasında 30.09.2021 tarihinde düzenlenen yeni protokol ile davalı şirketin elektrik faturalarındaki birim fiyatının hesabında yeni bir yöntem seçildiğini, revize edilen sözleşme hükümlerine göre ek rapor alınması talep edilmiş ise de, Mahkemece talebinin reddine karar verilerek, davacının itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın itirazları da karşılanmak suretiyle, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokol değerlendirilerek, denetime elverişli ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı