Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2504 E., 2025/1906 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2504 E., 2025/1906 K. (07.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2504
Karar No
2025/1906
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2504 E. , 2025/1906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/954 E., 2024/822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/288 E., 2020/296 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının arkadaşı olan davalıya 01.08.2017 tarihinde 100.000,00 Amerikan Doları borç para verdiğini, davacının borç verdiği bu parayı davalının Garanti Bankası Havuz /Avcılar (İstanbul) Şubesi nezdindeki hesabına "... tarafından borç" açıklaması ile yatırarak davalıya verdiğini, davalının bu borcunun geri ödemesine ilişkin olarak davacının Ziraat Bankası Esenyurt / İstanbul Şubesi nezdindeki hesabına borç geri ödemesi açıklamasıyla bir kısım geri ödemeler yaptığını ancak borcunun tamamının ödenmediğini, davalının 24.513,14 Amerikan Doları borç ödemesi yaptığını takip tarihi itibariyle halen 75.486,86 Amerikan Doları borcunun kaldığını, davalı borçlunun kalan bu borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için borçlu hakkında icra takibine yapıldığını, ancak davalının icra takip dosyasına borcu olmadığından bahisle itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun borca itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek; haksız ve kötüniyetli itirazının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında bir borç ilişkisi mevcut olmayıp tam tersine adi ortaklık söz konusu olduğunu, ...'nün, müvekkilinin ve davacının havlu ihracaatı yapmak üzere anlaştıkları adi ortaklık üzerine gönderilmiş bir para olduğunu, paranın müvekkilinin hesabına 01.08.2017 tarihinde gönderildiğini, 07.08.2017 tarihinde bu paranın 80.000,00 dolarının müvekkili tarafından ... firmasına gönderildiğini, 08.08.2017 tarihinde paranın 42.300,00 doları turkuaz firmasıyla yapılan anlaşma gereği ilk % 50 ödeme olarak Denizlideki ... havlu fabrikasına gönderildiğini, bu ilk parti ödeme üzerine ... firması ...'a 09.08.2017 tarihinde üretimi yapılacak havluların cins,ebat ve miktarını içeren anlaşmayı gönderdiğini, 11.08.2017 tarihinde ise ekte sunulan yazışmadan görüleceği üzere davacının müvekkiline ''üretimimiz başladı'' şeklinde vatsap mesajı yazmış olduğunu, davacının beklenmedik bir şekilde cezaevine girmesinden sonra kendisine ve ailesine yardım etmesi için bizzat davacı tarafından yazılmış el yazısı evrakta ''Sevgili ... abi sizinle yapacağımız havlu ihracatıyla alakalı ...." diyerek devam eden yazıda davacı bizzat müvekkiliyle havlu işine girdiğini beyan ettiğini, havlu ortaklığı için 100.000,00 doların çok üzerinde harcama yapıldığını, müvekkili tarafından davacıya gönderilen yaklaşık 27.000,00 dolarda düşünüldüğünde asıl alacaklı olanın müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının vasıflı ikrarı neticesinde davacının havale açıklaması tek başına, taraflar arasında ödünç akdi kurulduğuna dair ortak irade açıklamalarının bulunduğu yönünde yeterli bir ispat aracı olarak kabul edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının banka havale dekontu incelendiğinde, paranın gönderiliş nedenine ilişkin şerhin bulunduğu anlaşıldığından, ispat yükünün davalıya geçtiği, dosya kapsamından davacının dayandığı banka havale dekontunda "... tarafından borç" açıklaması bulunduğu, davalı tarafından davacıya 02.03.2018 tarihinde banka yoluyla 20.000,00 USD ödeme yaptığı, bu havalenin dekontunda "borç geri ödemesi" açıklaması bulunduğu, ayrıca 13.04.2018 de 3.000,00 TL (o tarihte karşılığı 733,14 USD), 17.04.2018 tarihinde 3.780,00 USD yaptığı ödemelerin geri ödemeler olduğu, davacının bu ödemeleri düşerek asıl alacak olarak 75.000,00 USD üzerinden takip başlattığı takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasını bu miktar üzerinden açtığı, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen mesajlar, mailler ile tanıklarının beyanlarından taraflar arasında havlu ticaretine ilişkin görüşmeler yapıldığı, davalı tarafından dava dışı kişilere para verildiği anlaşılmakta ise de, davaya konu paranın bu iş için gönderildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, aradaki bağlantı kurulamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, takibin 75.000,00 Euro üzerinden devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hatalı para cinsinden hüküm kurulduğunu, dosyaya sunulan delillerle taraflar arasındaki havlu ticaretine dayalı adi ortaklık ilişkisinin ispat edildiğini, davacı tarafından gönderilen mesajlarda da havlu ticaretinin kabul edildiğini, davacı tarafından gönderilen paranın adi ortaklık kapsamında harcandığını, asıl alacaklının davalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dosya kapsamındaki belgeler doğrultusunda adi ortaklık ilişkisinin ispatlanamadığının ve davacı tarafından gönderilen havalenin açıklama kısmındaki ibareden gönderilen paranın borç olarak verildiğinin anlaşılmasına, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının davalı tarafından gerekçe yönünden istinaf edilmemiş olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davacı tarafça 75.486,86 Amerikan Doları borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, yine itirazın iptali davasında bu para cinsi üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesi talep edildiği halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararı kaldırıldıktan sonra davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulurken 75.000,00 Euro olarak hatalı para cinsinden takibin devamına karar verildiği, bu miktara bağlı olarak da icra inkar tazminatı, harç miktarı ve vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef67b83464e3b01c 81f180c2e62c74a9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı