3. Hukuk Dairesi 2024/2368 E. , 2025/1461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/777 E., 2023/2547 K. DAVA TARİHİ : 08.07.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazarcık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/218 E., 2021/259 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait K.maraş ili Pazarcık ilçesi Osmandede köyü 253 parsel sayılı taşınmazda hissesine ilişkin Mersin 8. Noterliğinde düzenlenen 13.08.2007 tarih, 27485 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, yapılan sözleşmede davalı ...'nın vekalet hakkını kötüye kullanarak taşınmazın adına tescili için Pazarcık 1. AHM'nde 2017/882 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açmış bulunduğunu, tarafların kendi aralarında yaptıkları anlaşmaya uymayan davalı ... ile yapılan ve vekili ile gerçekleşen sözleşmenin feshi için iş bu davanın açılması gerektiğini, Davalı tarafın kötü niyetli hareketi Pazarcık AHM'nin 2009/789 E. sayılı dosyasında diğer satış Vaadi tarafları olan... ve ...'ın davalı ...'a karşı açmış oldukları sözleşmenin iptali davası ile de sabit olmuş olduğunu, müvekkili ...'in davalı abisi ... tarafından bugüne kadar aldatılmış, doğru dürüst okuma yazma dahi bilmeyen müvekkilinin güven ve saflığından faydalanmaya çalışılmış olduğunu ileri sürerek; Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, Osmandede Köyü, 253 Parsele ilişkin Mersin 8.Noterliği tarafından yapılan 13.08.2007 tarih, 27485 Yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vadinin vekalet akdinin kötüye kullanılması sebebi ile satış vadi sözleşmesinin feshine, sözleşmenin feshine karar verilmemesi halinde, sözleşme kapsamında tayin edilen bedelin güncel değerinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafça işbu davanın açılmasının tek sebebinin 2017/882 Esas numaralı davanın konusu olan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açmış olduğukları dava dosyasının karara çıkmasını engellemek olduğunu, davacının 2009/789 Esas sayılı dosyasına sunduğu beyan dilekçesi ile taşınmazdaki hissesini sattığını ve bedelini aldığını kabul ettiğini, kesin hüküm nedeni ile davanın ret edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı taraf, vekalet yetkisinin kötüye kullanıldığını kesinleşen 2012/811 Esas sayılı dosyası ile ispat ettiğinden, bir diğer deyişle her iki davanın konusu da aynı işlemden kaynaklandığından, aksinin ispat yükü davalı tarafa ait olmakla, davalı tarafça dosya kapsamına hukuken geçerli sayılabilir delil ibraz edilemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dava dışı hissedarlardan... ve Şemsiye Çamak'ın da aynı sözleşmenin iptali konusunda açtıkları ve delil olarak dayanılan sözleşmenin davacıların hissesi yönünden iptali ile sonuçlanan ve kararı kesinleşmiş bulunan, Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/811 E-2013/43 K sayılı dosyasına delil olarak sunulan davacı ...'e ait elyazılı mektupta davacı ...'nin satış vaadi sözleşmesi neticesinde 120.000 Euro alındığını kendisine düşen 35.000,00 Euro paranın Şemsiye ve annesi Hanım tarafından alınıp daha sonra İbrahim'le kendisine Mersinde daire aldıklarını beyan etmiş olması karşısında, taşınmazın gerçek satış bedelinin resmi senette yazılı 77.500,00 TL' den çok yüksek olduğu ve Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/811 E-2013/43 K sayılı dosyasına ait kesinleşmiş kararın o davada taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olmadığı, ayrıca lehine vaat yapılan davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği dikkate alındığında davacı hissedar yönünden sözleşmenin iptalini gerektirecek ispatlanmış bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının okuma yazma bilmemesi nedeni ile davalı tarafından aldatıldığını, bu sebeple davalı tarafın davacının taşınmazın bedelini aldığına dair yazılı belge bulunduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/789 esas sayılı dosyası ile davalının kötü niyetli işlemlerinin iptal edildiğini, ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olması nedini ile yargılamaya esas alınamayacağını, taşınmazın gerçek değeri ile satış vaadinde belirlenen değer arasında dokuz kat fark olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ikincil talepleri yönünden değerlendirme yapmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satışına ilişkin vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin feshi, bu talep kabul edilmediği takdirde sözleşme kapsamında tayin edilen bedelin güncel değerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/811 Esas 2013/43 Karar sayılı dosyasına delil olarak sunulan ve davacıya ait el yazılı belgede davacının taşınmazın satışından payına düşen miktarı aldığını kabul ettiği, davacı tarafından belgedeki imzanın inkar edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıday yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05469a49671f3268 c81eb1c46daccdae