3. Hukuk Dairesi 2024/2331 E. , 2025/1233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2207 E., 2024/789 K. DAVA TARİHİ : 30.06.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2022/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan borç para talep ettiğini, davalının karşılığında davaya konu taşınmazları kendisine ya da kendisinin belirlediği kişilere devretmesini istediğini, müvekkilinin de davalının talebini kabul ederek aldığı 1.180.000,00 TL karşılığında kendisi, eşi ve arkadaşları adına kayıtlı taşınmazları devrettiğini, müvekkilinin yaklaşık 9 ay sonra davalıdan aldığı parayı 120.000,00 TL fazla ödeyerek iade ettiğini, ancak davalının taşınmazları müvekkiline devretmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu ileri sürerek; müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 1.300.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazların adına kayıtlı olmaması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında borç alıp verme ilişkisinin bulunmadığını, davacının bahsettiği taşınmazların satışına aracılık ettiğini, Savcılıkta verdiği ifadelerinde taşınmazların borç karşılığı emaneten devredildiğine ilişkin beyanda bulunmadığını, davacının iddia ettiği inanç sözleşmesini ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacının Gaziantep Cumhuriyet Savcılığının 2010/21859 soruşturma dosyasında davaya konu ettiği alacak nedeniyle 02.06.2010 tarihinde şikayetçi olduğu, dava tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacaklar için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalının kendisine borç para vermesi karşılığında taşınmazlarını devir ve borç ödendiğinde tekrar davacıya devri konusunda anlaştıklarını dolayısıyla inanç sözleşmesine dayandığı, Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işlem olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekirken, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak dava konusu olayın inançlı işleme dayandığı ve davacının kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde sonuçlanan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı 02.06.2010 tarihli şikayeti ile zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, dava tarihi itibariyle on yıllık dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekli temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece zamanaşımının başlangıcı yönünden Savcılığa yapılan şikayet tarihinin dikkate alındığını, ancak harici taşınmaz satışında ödenen bedelin iadesi davasında zamanaşımının ifa ümidinin ortadan kalktığı andan itibaren başladığını, Mahkemece ceza dosyasında bulunan ifadelerin müvekkili tarafından öğrenildiği tarihin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıdan aldığı borç paraya karşılık devrettiği taşınmazların iade edilmemesi nedeniyle ödediği paranın istirdadı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davanın on yıllık zaman aşımı dolduktan sonra açıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e9cc32438215d99e 954b09edaab7e963