3. Hukuk Dairesi 2024/2185 E. , 2025/972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/172 E., 2024/137 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının bir emlak firması aracılığıyla 3 adet daire satın aldığını, dairelerden ikisinin satımı için davalıya vekaletname verdiğini, davalının 3436 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1/6 arsa paylı zemin kat 2 numaralı bağımsız bölüm ile 4 numaralı bağımsız bölümü uygun bir müşteri bulduğu takdirde satarak parasını davacının banka hesabına yatırması konusunda anlaştıklarını, kendi aralarında imzaladıkları sözleşmede de davalının komisyonu peşinen aldığını, evinin davalı tarafından satılmasını beklerken evlerine birilerinin taşındığını ve yaşamaya başladığını öğrendiğini, taşınmazların her birinin tapuda ... isimli kişiye 75.000,00 TL bedelle devredildiğini öğrendiğini, güvenini kötüye kullanarak vekaletnameyi aldığı günün ertesi günü evleri satıp parasını alan ve davacıya ödemeyen davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL alacağın yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.11.2013 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 150.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairenin 08.12.2021 tarihli ilamıyla; dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacıya ait taşınmazların, 19.01.2012 tarihinde davalı tarafından dava dışı ...'ya her bir bağımsız bölüm için 75.000,00 TL bedelle satıldığı, davalının tapudaki bu tasarruf işlemini davacıya vekaleten gerçekleştirdiği, satış bedeli toplamı olan 150.000,00 TL'nin davacıya ödenmiş olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 150.000,00 TL alacağın, dava tarihi olan 27.09.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının teminat göstermesi gerekirken gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, olayda senetle ispat kuralı istisnası bulunduğunu, aralarında vekalet ilişkisi olup bedelin işlem sırasında davacıya elden ödendiğini, tapu devir işleminin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, delil başlangıcı nedeniye tanık dinlenmesi gerektiğini, işlemin tarafının dinlenmesi gerektiğini, davacının aradan geçen 8 seneye rağmen işlem başlatmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve özellikle hesap verme yükümlülüğü bulunan davalı vekilin, satış bedelini davacıya verdiğini yazılı delille ispat edemediğinin, tapu satış senedinde davacının hazır olduğuna ilişkin bir ibareye yer verilmediğinin ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 202/2. maddesinde "Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir." hükmü ile tanımlanan delil başlangıcı niteliğinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekir.
VI. KARAR Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,19.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.