3. Hukuk Dairesi 2024/2061 E. , 2025/2888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1304 E., 2024/468 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1594 E., 2023/599 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı hakkında Ocak 2015- Mart 2017 dönemi, 267 aylık kira alacağının tahsili için takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; takip tarihi itibariyle alacakların zamanaşımına uğradığını, kira sözleşmesinde de Trabzon mahkemelerinin yetkili mahkeme olarak belirlendiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, aynı döneme ait kira alacaklarının daha önce 2017 yılında takibe konu edildiğinden derdestliğin söz konusu olduğunu, müvekkilinin kira borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini, davacı haksız ve kötü niyetli takip yaptığından müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, davacı kiraya veren tarafından talep edilen 2015-2017 yılına ait ödenmeyen kira alacakları için, kira alacaklarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147/1 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olması sebebiyle zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de yüksek yargı kararlarında da değinildiği üzere menfi tespit davası, kanunda sayılan zamanaşımını kesen sebeplerden olmasa da borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklı bu davaya katılmış ve alacak iddiasını ileri sürmüş ise borçlunun açtığı menfi tespit davasının da zamanaşımını keseceği, taraflar arasında görülmüş olan 2019/345 E., 2022/235 K. sayılı menfi tespit davasında alacaklı, alacak iddiasını ileri sürmüş olduğundan davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, yetki itirazına ilişkin olarak ise; taraflar arasında yapılan 27.09.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar 17. maddesinde "işbu kira mukavelesinden doğacak ihtilaflardan Trabzon Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmünün bulunduğu, sözleşme tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olmadığı, Kanun’un 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında sözleşme ile mahkemeleri yetkili kılabilecekleri aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirtilen mahkemede açılacağı, aynı Kanun’un 448. maddesinde de kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağının düzenlendiği, kira sözleşmesini imzalayan davalı kiracının tacir olup, davacı kiraya veren tacir olmadığından yetki sözleşmesinin 6100 sayılı Kanun’dan önce yapılmış olsa bile dava tarihi itibariyle mevcut hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiğinden davalının yetki itirazının da yerinde görülmediği, taraflar arasında aynı alacağa ilişkin olarak davacı tarafından daha önce Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/11006 Esas sayılı dosyasında talepte bulunulduğu, borçlunun itirazı neticesinde 14.04.2017 tarihinde takibin durduğu ve 07.08.2017 tarihinde itiraz dilekçesinin ve takip durdurma kararının alacaklıya tebliğ edildiği, bir yıllık sürenin geçmesi ile itirazın iptâli davası açılmamışsa ilâmsız takip düşeceğinden alacaklının aynı alacaktan dolayı yeniden ilâmsız takip yapamayacağı, davacı alacaklının aynı alacakla ilgili olarak yaptığı ikinci icra takibine karşı yapılan itirazın iptâli için açılan eldeki bu dava dinlenemeyeceği, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususunun, borçlu tarafından kanıtlanmadığı, bu nedenle kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın usulden reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemenin, davalının icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisine yönelik değerlendirmelerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın itirazın iptali davası şeklinde açıldığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi açısından usulüne uygun şekilde yapılan bir takibin bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kira dönemlerine ilişkin olarak davacı tarafından Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/11006 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmasına, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edilmesi ve itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine karşın alacaklı davacı tarafça itirazın iptali ya da kaldırılması yoluna gidilerek itirazın hükümden düşürülmesinin sağlandığı, bu haliyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 68/1. maddesi uyarınca aynı dönemlere ilişkin olarak yeniden ilamsız icra takibi başlatılmasına olanak bulunmadığı, davaya dayanak yapılan icra takibinin mükerrer takip niteliği taşımadığı, bu durum gözetildiğinde ortada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, öte yandan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmakla kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde ve davacı aleyhine maktu vekalet ücreti tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemenin hukuka aykırı bir gerekçe ile zamanaşımı def'inin reddine karar verdiğini, borçlu tarafından açılan davanın zamanaşımını keseceğini öngören bir kanun hüküm olmadığını, yetki itirazını reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde hazırlandığını, yetki şartının geçerli olduğunu, kötü niyet tazminatının reddinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davacı kötü niyetli ve haksız olarak takip başlattığından hakkaniyet gereği nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icre takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davalı kiracı tarafından açılan menfi tespit davası ile zamanaşımı süresinin kesilmiş olduğu, 6100 sayılı Kanun’un 448. maddesi uyarınca sözleşme tarihi değil dava tarihinin esas alınması gerektiği ve 17. maddesi uyarınca davacı tacir olmadığından kira sözleşmesindeki yer alan yetki sözleşmesinin geçerli olmadığı, davacının kötüniyetli takip yaptığının ispatlanamamış olması ve davanın usulden reddine karar verilmiş olmakla maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu’n 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı akiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b05** *** ** **aa3a4 0ba299f743b54a88