Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2024 E., 2025/2898 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2024 E., 2025/2898 K. (20.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2024
Karar No
2025/2898
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/2024 E. , 2025/2898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2077 E., 2024/520 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2022/136 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ..., davalı şirket yetkilisi ... ve şirket vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı aleyhine .... Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 03.11.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ipotek senedine dayalı olarak 18.12.2008 tarihinde Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2008/13761 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ipoteğe konu taşınmazın satılarak bedelinin müvekkiline ödendiğini ancak davalı şirketin talebi üzerine İcra Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar neticesinde iki kez icra emrinin iptaline karar verildiğini, ikinci kararın taraflarınca temyiz edildiğini ve halen temyiz incelemesinde olduğunu, icra emri iptal edilip takip iptal edilmediği için yeni bir takip de başlatılamadığını, takip derdest olduğu için alacak davası da açamadıklarını, bu nedenle huzurdaki muarazanın meni davasını açtıklarını, son verilen Ankara 4.İcra Mahkemesinin kararı ve davalının talebi üzerine icra müdürlüğünce dosyadan tahsil edilen paranın iadesi için muhtıra gönderildiğini, icra emri iptal edilmiş ise de takip ayakta olduğu için icra müdürünün bu işleminin doğru olmadığını, takip iptal edilmediği için mükerrer olacağı düşüncesiyle tekrar takip de başlatılamadığını, taşınmazın satılıp paranın ödendiği tarih itibariyle ipotek alacakları muaccel olduğundan paranın borçluya iadesi durumunda paranın geri alınmasının mümkün olmayacağını ileri sürerek; muarazanın giderilmesi ile Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2008/13761 E. sayılı dosyasından verilen 26.06.2015 tarihli memur işleminin iptaline ve alacaklı olduklarının tespitine, icra memurunun 26.06.2015 tarihli işleminin teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, mahkemenin farklı görüşte olması halinde ise takas-mahsup taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının icra mahkemesinde şikayete başvurduğunu ve şikayetlerinin reddedildiğini, eda davası açılabilecek yerde tespit davası açılamayacağını, davacının müvekkilinden alacaklı olduğuna dair belge ibraz etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı alacaklı tarafından alacak muaccel olmadan alacağının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe girişildiği ve davalı borçlu aleyhine ikinci kez çıkarılan icra emrinin iptali istemli açılan şikayet davası sonucunda Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.10.2014 tarihli, 2014/20067 E., 2014/23743 K sayılı; ‘...İlk icra emrinin iptali istemiyle daha önce Ankara 2. İcra Mahkemesine başvurulduğunda mahkemece her ne kadar vade dolmadan takip başlatıldığı gerekçesiyle icra emri iptal edilmiş ise de, aslında bu karar niteliği itibariyle o tarihte takip yapılamayacağı sonucunu da içermekte olup, bu durumda aynı takipte borçluya yeniden icra emri gönderilemez. O halde alacaklı tarafça bu karardan sonra vadenin dolması nedeniyle yeni bir takip başlatılması gerekirken, icra müdürlüğünce talep üzerine eski icra dosyası üzerinden borçluya yeni bir icra emri gönderilmesi usulsüz olup, mahkemece borçlunun şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…’’ gerekçesiyle verilen kararda da açıkça belirtildiği üzere davacının alacağının muaccel olması üzerine yeniden icra takibine girişebilecekken bu yolu seçmeyerek tespit davası açarak icra memurunun işleminin iptali, alacaklı olduğunun tespiti, muarazanın giderilmesi ve takas mahsup isteminde bulunduğu, davacının eda davası olan alacak davası açması mümkünken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı, her ne kadar davacı tarafından muarazanın giderilmesi talebinde de bulunulmuşsa, her davanın içinde zaten muaraza/çekişme barındırdığı, davacının takas-mahsup istemlerinin de alacak davası ile birlikte görülebileceği, yine davacının icra memurunun işleminin iptali talebinin bu dosyadan tefriki gerektiği ve son duruşmada bu talebin tefrik olunduğu gerekçesiyle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında da bahsedilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararının kapsamına göre derdest bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, ipoteğin bu süreçte paraya çevrilerek ipotek bedelinin davacı alacaklıya ödenmiş olması nedeniyle icra müdürlüğünce, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 361. maddesi uyarınca ödendiği tespit edilen paranın iadesinin davacı alacaklıdan talep edilmiş olması da gözetilerek davacı alacaklının yeni bir takip yaparak alacağını talep etmesi ya da eda davası niteliğinde alacak davası açması gerekirken eldeki davada tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; icra takibi iptal edilmediği için tekrardan takip başlatılamayacağını, bu nedenle dava açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, takip sırasında taşınmazın satılıp bedelin müvekkil hesabına ödendiği tarihte alacak muaccel hale geldiğinden artık icra müdürlüğünce muhtıra gönderilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ilam icra edildikten sonra eski hale iadenin ancak kesinleşmiş bir ilam ile mümkün olduğunu, müvekkil şirketin davalı borçludan ilam niteliğinde belge olan ipotek senedine dayalı olarak alacaklı olduğunu ve bu konuda ihtilaf bulunmadığını, eldeki davanın bünyesinde tespit işlemini de içeren bir tür eda davası olarak kabul edilen muaraza'nın men'i davası olduğunu, bu nedenle eldeki davanın tespit davası olduğu yönündeki hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipotek senedine dayalı olarak alacaklı olduğunun tespiti ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme kararında belirtilen gerekçelere, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.10.2014 tarihli, 2014/20067 E., 2014/23743 K sayılı kararında; ''..alacaklı tarafça bu karardan sonra vadenin dolması nedeniyle yeni bir takip başlatılması gerekirken..'' şeklinde açıkça ifade edildiği üzere davacı alacaklının ipotek senedine dayalı olarak yeniden takip başlatabileceğinin ya da aynı senede dayanarak alacak davası açabileceğinin, bu durumda tespit ve murazanın giderilmesi davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 369c2da15a3b3921 88578086de8208d5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı