Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1996 E., 2025/983 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1996 E., 2025/983 K. (20.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1996
Karar No
2025/983
Karar Tarihi
20.02.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1996 E. , 2025/983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1163 E., 2024/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/943 E., 2021/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; davalı şirket ile dava dışı şirketler arasında yurt dışında rıhtım genişletme işine ilişkin ortak girişim kurulduğunu, ancak diğer şirketlerin davalı şirkete karşı, işi üstlenerek kendilerini devre dışı bıraktığı ve rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasıyla mahrum kaldıkları kar nedeniyle bir 32.906.872 USD lik tazminat davası açtıklarını, bu aşamada davalı ile müvekkilleri arasında 23.01.2009 tarihli Avukatlık Vekalet ve Ücret Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyle müvekkillerine ücret olarak 150.000 USD ön ödeme yapılacağı, davanın reddedilmesinin sağlanması halinde ayrıca 250.000 USD verileceğinin kararlaştırıldığını, ön ödemenin yapıldığını, davalı ile diğer şirketler arasında geçen davadaki 1 yıllık yargılamanın sonunda davalı aleyhine 8.416.652,65 USD'ye hükmedildiğini, müvekkillerinin temyiz hazırlıkları içersindeyken davalının kararın temyiz edilmemesini istediğini, diğer şirketlerin de temyiz taleplerinden feragat ettiğini, neticede aralarında sulh olduklarının anlaşıldığını, müvekkillerinin bunun üzerine 04.11.2019 tarihli yazılarıyla sözleşmeden kaynaklanan KDV hariç 250.000 USD vekalet ücreti alacaklarını talep ettiklerini, davalının ise ödeme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle talebi reddettiğini, Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi gereği sulh ile sonuçlanan işlerde avukata sözleşme ücretinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, KDV hariç 250.000 USD tutarındaki vekalet ücreti alacağının 11.11.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4/b maddesi uyarınca davacılara ödeme yapılabilmesinin, davacıların Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı olarak yer alan şirketlerin ihaleye katılmak amacıyla yaptıkları harcamalar dışındaki sair taleplerinin reddedilmesi koşuluna bağlı olduğunu, Mahkemece ilk verilen red kararının Yargıtay tarafından müvekkilinin davacı şirketleri zarara uğrattığı mahkemece bu zararın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, bozmadan sonra mahkemece aleyhlerine 8.416.652,65 USD'ye karar verildiğini, mahkeme kararının temyiz edilmesi halinde lehlerine sonuç alamayacakları gibi zarar miktarının artmasının muhtemel olduğunu, müvekkilinin zararın büyümesinin önüne geçmek için hükmedilen tazminatı ödediğini, uyuşmazlık devam ederken yapılan bir sulhun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin 4/b maddesinde takip edilen dosyadaki davacıların ihaleye katılmak amacıyla yaptıkları her türlü harcama hariç olmak üzere sair taleplerini reddettirmeleri koşuluyla, dava sonunda KDV hariç 250.000 ABD doları ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, takip edilen dosyada mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay tarafından şirketler arasında adi ortaklık devam etmekteyken davalının rekabet etme yasağına aykırı davranarak işi başka bir ortakla üstlenmek suretiyle davacı şirketleri saf dışı bıraktığı, bu nedenle de ortaklarına verdiği zarardan sorumlu olduğundan davacıların uğramış olduğu zararın usulünce belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmakla davacı şirketler lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, artık davada masraf dışındaki sair taleplerinin (müsbet zarar) reddedilme ihtimalinin kalmadığı için vekalet sözleşmesindeki 4/b maddesinin gerçekleşme ihtimalinin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan ve dava konusu alacağın dayanağı olan sözleşmenin, ücrete ilişkin 4/b maddesinde yer alan başarıya bağlı (dava dışı şirketlerin sair taleplerinin red ettirilmesine) ücret alacağına yönelik koşulun gerçekleşme imkanı kalmadığından, yerel mahkemece aynı gerekçelerle davanın reddine ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkillerince takip edilen davada davalının yargılama devam etmekte iken ve henüz kesinleşmiş bir hüküm yokken dava dışı şirketlerle sulh olarak müvekkillerinin kanun yoluna başvurma imkanlarını ortadan kaldırdığını bu yöndeki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmenin 6. maddesinde bilirkişi raporundan sonra davalının karşı taraf ile anlaşması ve davayı takipten vazgeçmesi durumunda, anlaşma meblağına göre bu sözleşmenin 4/b maddesi uygulanacağının düzenlendiğini bu maddenin dahi davalının 4. maddeye göre ücret ödemekle yükümlü olduğunu gösterdiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasındaki "Avukatlık Vekalet ve Ücret Sözleşmesi"nin 4. maddesinde KDV hariç 150.000 USD sabit ücretin yanında, takip edilen davadaki - ihaleye katılmak amacıyla yapılan harcamalara ilişkin olanlar dışındaki - taleplerin reddedilmesi koşulu ile KDV hariç 250.000 USD daha ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davanın koşula bağlı ücret alacağına ilişkin olup, takip edilen davada mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın Yargıtay tarafından davalı şirketin diğer şirketlere karşı rekabet yasağını ihlal ettiği, davacı şirketlere bu nedenle verdiği zararın belirlenerek tazminine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması ve mahkemece bozmaya uyulmasıyla koşulun gerçekleşme olasılığının ortadan kalktığı, sözleşmenin 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, bilirkişi raporundan sonra tarafların anlaşması halinde anlaşma bedeli üzerinden sözleşmenin 4. maddesinin uygulanacağına dair düzenlemenin, amaca uygun yapılan yoruma göre sulhun bozma üzerine verilen kararın temyizi aşamasında yapılmış olması nedeniyle somut olayda uygulanamayacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz talebinin reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb6f9acab5472db4 1498c56555aed352

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı