3. Hukuk Dairesi 2024/1676 E. , 2025/3059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/841 E., 2024/345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/596 E., 2022/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli Çankaya İlçesi ... Köyü 902 parsel sayılı taşınmazda 200 m² hissesi bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu alanın ... tarafından Ankara ... Kentsel Dönüşüm ve ... Proje Alanı ilan edildiğini, müvekkili ile ... arasında imzalanan 17.03.2006 tarihli sözleşmeyle; 902 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin davalıya devrine karşılık, Belediye tarafından taşınmaz üzerinde inşa edilecek konutlardan brüt 120 m² büyüklüğünde 1 adet dairenin anahtar teslimi olarak müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazdaki hissesinin 500 m²’ye tamamlanması için eksik olan 300 m² hisse karşılığını davalı Belediyeye ödendiğini, böylece müvekkilinin taşınmazdaki hisse miktarının 500 m²’ye çıktığını, sözleşmenin imzalandığı 17.03.2006 tarihinden bu yana geçen 10 yıllık süre içinde davalı idarece müvekkiline verilmesi kararlaştırılan konutun inşa edilerek teslim edilmediğini ileri sürerek; toplam 500 m² hissenin karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’nin, hissenin davalı İdareye geçtiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 04.08.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.295.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak müvekkile ödenmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini, inşaatların gecikmesinde davalı İdarenin kusurunun bulunmadığını, ayrıca konutların teslim süresine ilişkin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede herhangi bir düzenleme yapılmadığını, davacının serbest iradesi ile imzaladığı sözleşmede konut teslim tarihinin belirlenmemiş olmasından dolayı eşit kusurlu davrandığını, hazırlanan planların İdare Mahkemelerince devamlı olarak yürütmenin durdurulması, kamulaştırma alanının büyüklüğü ve üretilen konutların sayısı bakımından mücbir sebep sayılması gerektiğini, davacıya taahhüt edilen konutların yapımının devam ettiği dikkate alındığında İdareye atfedilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının makul süre içinde taşınmazı davacıya teslim edemediği, davacı tarafça ise 200 m2 hissesinin üzerini bedelini ödeyerek 500 m2'ye tamamladığı, davacının seçimlik hakkını kullanarak taşınmaz bedelini talep ettiği ve ıslah dilekçesi ile talebini 1.295.000,00 TL'ye artırdığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.295.000 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, bakiye 1.285.000 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığa özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup davada görevli Mahkemenin de adli yargı Mahkemeleri olduğu, eldeki davanın inşaatların bitirilmesi için öngörülen makul süre dolduktan sonra açıldığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan bir adet daireyi iskanı da alınmış halde davacıya teslim etme edimini Yargıtayca benimsenen makul süre içerisinde yerine getiremediği, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin gerektiği, davacının makul süreden sonra hazır edilen taşınmazı teslim almak zorunda bırakılamayacağı gibi dava tarihinden sonra yapı kullanma izninin alınmış olmasının, davacıya ait bağımsız bölümün kura ile tespit edilmesinin ve bağımsız bölümlerin hak sahiplerine teslim edilmeye başlanmasının davacının sözleşmenin makul sürede ifa edilmemesinden kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmayacağı, dava ve ıslah dilekçeleri ile davanın ileri sürülüşüne göre, taşınmaz bedelinin tümünün değil şimdilik belli bir kısmının dava konusu yapıldığı, başka bir ifade ile davanın kısmi dava olarak açıldığı, bu suretle Mahkemece hükmedilen miktara dava dilekçesi ile talep edilen kısım yönünden dava tarihi, ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden itibaren tazminatın tamamına faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek, kararın faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; dava konusu sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, davacıya taahhüt edilen konutların yapımının tamamlanarak, oturma izinlerinin (iskan) alındığını ve davacının İdareye müracaatı halinde, adına isabet eden konutların anahtar teslimi ve tapu tescil işlemlerinin yapılmasında herhangi bir engel bulunmadığını, İdare tarafından taahhütlerin yerine getirildiği ve idareye atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, dava konusu konutun 29.04.2016 tarihinde Noter huzurunda yapılan kura çekilişi ile belirlendiğini ve davacı adına isabet etmiş konutun teslim edilmesi için hak sahibi tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, emsal Mahkeme kararları dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Ankara ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imzalanan sözleşmenin feshi ve davalı idareye devredilen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle projenin 29.12.2015 tarihi itibariyle tamamlandığı ve bu tarih itibariyle makul sürenin dolduğunun kabulü gerektiği, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşmüş olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olduğu anlaşıldığı, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5b88a4aeed592812 b3100a72a00a632b