Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/1564 E., 2025/3461 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1564 E., 2025/3461 K. (23.06.2025) – Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1564
Karar No
2025/3461
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Hırsızlık, Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1564 E. , 2025/3461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1572 E., 2023/2098 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2021/517 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 23.11.2018 tarihinde davalı taraf ile güvenlik sözleşmesi imzaladığını, 27.11.2018 tarihinde sistemin kurulduğunu, hizmeti almaya devam ederken müvekkilinin defalarca arıza kaydı oluşturmasına rağmen arızanın giderilmediğini, 17.04.2020 tarihinde evine hırsız girdiğini, 10.000,00 TL nakit para ve 500 gr altınlarının çalındığını, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını, olay esnasında güvenlik sisteminin çalışmadığını, bu sebepten hırsızlık olayının önlenemediğini, davalı ... şirketinin bundan sorumlu olduğunu belirterek ayıplı hizmet dolayısıyla yaşanan olaydan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.000,00 TL maddi tazminatın kendilerine ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin meydana gelen hırsızlık olayının ve buna bağlı olarak maddi zararların meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, aksine davacının kendi kusurunun olaya sebebiyet verdiğini, davacının ve hırsızlık eylemini gerçekleştiren şahıs veya şahısların müterafik ve asli kusurunun bulunması, bu kusurların illiyet bağını kesebilecek nitelikte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığının ve hırsızlık, yangın vs olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığının, sözleşmenin 5.4’. maddesinde açıkça kararlaştırılmış olduğunu, somut olayda ortaya çıkan zararla akdedilen sözleşme arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davalının takmış olduğu alarm sisteminin ayıplı olduğu, bu durumun davacı tarafça bilindiği, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şekilde alarm sisteminin çalışması için defalarca davalıya müracaat edildiği, buna rağmen sistemdeki arızanın giderilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının alarm sisteminin çalışmadığını bilmesine rağmen iradesi ile dava konusu ettiği altınları evde tuttuğu, kaldı ki davacının evinde olduğunu ileri sürdüğü altın miktarının delillendirilemediği, delil olarak ileri sürülen fotoğrafların gerçek altın ya da başka herhangi bir kıymetli eşya olup olmadığının tespitinin yapılamayacağı, tespiti yapılsa bile altınların ve paraların evden çalınıp çalınmadığı hususunun iddiadan öte delil ile desteklenemediği, şayet davacı taraf alarm sistemine güveniyor ise alarm sistemi çalışmadığından başka türlü önlem almasının gerektiği, oluşan zarar ile alarm sisteminin çalışmaması durumunun illiyet bağı oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı bildirilen kararıyla; bilirkişi raporunda davalı şirketin kusurundan bahsedilmiş ise de, bahse konu ihtilafta kusur yeterli olmadığı, ayrıca davacının dosyaya da ibraz ettiği kıymetli eşyalara hırsızlık anında evde bulunduğunun yani zararını da ispat etmesi gerektiği, gerek dava dosyası içerisinde gerekse Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davadaki soruşturma ve kovuşturma evraklarında, bilirkişi raporunda belirtilen kıymetli eşyaların bahse konu kasanın içerisinde olay günü hırsızlık anında bulunduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, çalınanın sadece altın olmadığını, para da olduğunu, zararlarını ispat ettiklerini, hırsızlık olayı failinin de davaya ihbar olunan sıfatıyla dahil edilmesi gerektiğini, davacının tüketici olması dolayısıyla aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, güvenlik hizmet sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı taraf davalı şirket ile güvenlik sözleşmesi imzalayarak evine güvenlik kamerası taktırdığı, davalıya arızanın bildirildiği ancak davalı tarafından arızanın giderilmediği, sistemin olay anında devreye girip uyarı vermesi gerekirken çalışmadığı, haksız fiil teşkil eden olay ile güvenlik sisteminin çalışmaması arasında illiyet bağı bulunduğu, çalışmayan güvenlik sisteminden dolayı hırsızlığın önlenememesinde güvenlik firmasının sorumlu olduğu anlaşılmakla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı