Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1430 E., 2025/1720 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1430 E., 2025/1720 K. (19.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1430
Karar No
2025/1720
Karar Tarihi
19.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/1430 E. , 2025/1720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1478 E., 2023/1580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2023/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’la (5449 sayılı Kanun) kurulan ve işleyişi bu kanunla düzenlenen bir tüzel kişilik olduğunu, ilgili Kanunun “Gelirler ve yönetilecek fonlar” başlıklı 19/1-(d) maddesine göre "..belirtilen paylar, süresi içerisinde aktarılmadığı takdirde, bu idarelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paydan ilgisine göre Maliye Bakanlığı ve/veya İller Bankasınca kesilerek ilgili ajans hesabına aktarılır. Diğer alacakların tahsilinde, genel hükümlere göre işlem yapılır.” hükmüyle katkı payı alacakları zamanında ödenmezse, davacının İller Bankasındaki payından kesinti yapılacağının belirtildiğini, davalının 5449 sayılı Kanun'daki yetkilerini kullanarak, söz konusu katkı payı alacakları zamanında ödenmediğini ileri sürerek davacının İller Bankası payından mahsubunu istediğini, mahsup edilmesi istenen miktarın 31.12.2015 tarihi itibariyle 9.221.350,10 TL olduğunu, bu meblağ içindeki 710.182,44 TL’lik kısmın gecikme zamı olarak talep edildiğini, davalının gecikme zammı talebinin yasal olmadığını belirterek; davacı Belediyenin 710.182,44 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı Belediyenin 5449 sayılı Kanunun 19. maddesini yanlış yorumladığını, davacı ... gibi kuruluşlardan tahsil edilecek gelirler Maliye Bakanlığı ve/veya İller Bankası aracılığıyla tahsil edilirken, geri kalan alacakların genel hükümlere göre tahsil edilmesi gerektiğini, alacağın yalnızca tahsili bakımından özel hükümlerden ayrık tutulduğunu, özel hükümlere tabi olan alacağa faiz istenmesinde bir engel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 17.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, 5449 sayılı Kanun'da Ajansların bu Kanunda belirtilmeyen durumlarda özel hukuk hükümlerine tabi olacağının ifade edildiği, Belediyelerin, İl Özel İdarelerin ile Ticaret ve Sanayi Odalarının gecikmiş borçlarını özel hukuk hükümlerine göre tahsil etmesi gerektiği, bu borçlara ilişkin faiz talep edilmesinin yerinde olduğu, alacağa tahakkuk ettirilen faizlere 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun Hükümlerine göre kanuni faiz oranı olan yıllık %9 oranının uygulanması gerektiği, yapılan hesaplama doğrultusunda talep edilen faizin Kanunda belirtilen faiz oranını aşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; belediye katkı paylarının tahsilinde genel hükümler çerçevesinde faiz talebinde bulunamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aktarılacak payın zamanında ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen bedele uygulanan faiz nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 5449 sayılı Kanun'un 19. maddesine getirilen ek fıkra ile söz konusu Kanundan kaynaklanan alacaklara uygulanacak faiz oranının düzenlenmesine, bu düzenleme ile kanun koyucunun iradesinin ortaya konulmuş olmasına, davalı Ajans tarafından katılım paylarının ödenmesine dair davacı Belediyeye bildirimde bulunulmuş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz alacağının doğru şekilde hesaplandığının anlaşılmasına göre; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ccce786f4e9330ca 620c33b28f1f07a9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı