Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1428 E., 2025/1295 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1428 E., 2025/1295 K. (03.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1428
Karar No
2025/1295
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1428 E. , 2025/1295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1315 E., 2024/43 K. DAVA TARİHİ : 18.01.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2021/96 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili Gülten'in MS hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü Erciyes Üniversitesi Hastanesinde kendisine yeni bir ilaç tedavisine başlandığı, ilk dozunun hastanede verildiğini, tahliller yapılarak ilacı kullanmasının uygun görüldüğünü, müvekkilinin ilacı belirtilen dozda kullandığı, 1 hafta sonra rahatsızlanarak başvurduğu hastanede yapılan tetkiklerde karaciğerle ilgili bazı problemler tespit edildiğini, sonrasında enzim değerlerinde aşırı derecede yükselmenin devam ettiğini, yapılan muayeneler sonrasında ilacın kullanımından kaynaklı toksik akut hepatit olduğunun tespit edildiğini, karaciğerin tamamen işlevini yitirdiği ve davacıya organ nakledildiğini ancak organ nakli zamanı olan 08.10.2016 tarihine kadar davacı, eşi, çocukları ve yakınlarının elem ve ızdırap içinde neticenin ne olacağını beklediklerini, nakil sonrasında tetkik ve kontroller, iyileşme süresi 60 gün sürdüğünü, davacının kullandığı ilacın bir yan etkisi olarak karaciğerini kaybettiğini ve ölüm tehlikesi geçirdiğini, yüzde yetmiş oranında çalışma, hayatını idame ettirme yeteneğini kaybettiğini, bu ilacın kullanımında oluşabilecek her türlü olumsuz sonuç ihtimallerinin davacıya bildirilmediğini, davacıya uygulanan tedavide kullanılan ilacın yanlış şekilde piyasaya sunulmasına sebep olan davalı firmadan, davacı ... için 300.000,00TL davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, belirsiz alacak davası olarak bilirkişi raporu ile belirlenecek maddi tazminat miktarının zararın meydana geldiği tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmişitr.

II. CEVAP Davalı ... vekili, ilaçların ruhsatlandırılmasıyla ilgili yetkili kurumun ... olduğunu, Türk Hukukunda ilaçların sebep olduğu zararlardan sorumluluğu düzenleyen özel bir ilaç kanununun mevcut olmadığını, ilaç üreticisinin tehlike ilkesi uyarınca sorumlu tutulamayacağının kabul edildiğini, ilacın tüm yan etkilerinin kısa ürün bilgisi, ürün prospektüsünde belirtildiğini, yüzbinlerce hasta tarafından kullanılan ilacın, davacının iddia ettiği şekilde “toksik hepatit”e neden olduğu yönünde hiçbir bilimsel verinin mevcut olmadığını, hiçbir hastada fingolimod kullanımına bağlı toksik hepatit vakası görülmediğini, hatalı bir ilacın kullanılması nedeniyle bir zararın ortaya çıkması durumunda ilaç patenti sahibinin sorumlu olması için hukuka aykırı davranışı ile bu zarara neden olması gerektiğini, olayla ilgili olarak davalı şirkete atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kişide gelişen toksik hepatit tablosunun dava konusu ilaç kaynaklı geliştiğine dair yeterli tıbbi delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacıda gelişen toksik hepatit tablosunun fingolimod etken maddeli fingya isimli davalı şirketin ruhsat sahibi olduğu dava konusu ilaç kaynaklı geliştiğine dair yeterli tıbbi delil bulunmadığının anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya içeriği, alınan rapor kapsamına göre, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dosya üzerinde yapılan incelemeye dayalı olarak verilen raporun hatalı ve çelişkili olduğunu, davacının hastalığı nedeniyle herhangi bir bitkisel ilaç kullanmadığını, ilaç kullanımı öncesinde yapılan tetkiklerde belirtilen bitkisel ilaca bağlı olarak karaciğerlerinde yada başka bir organlarında sorun belirlenmediğini, davacının verilen ilacı kullanmaya başlamasının ardından 1 hafta sonra rahatsızlandığını, ilacın kullanımından kaynaklı toksik hepatit olduğunun tespit edildiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirkete ait ilaç kullanımından kaynaklı olarak vücut bütünlüğünün bozulduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. 2. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 278-279 maddelerine göre bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. 3. Dava dosyasının incelenmesinde; davacının rahatsızlığının doğrudan kullanılan dava konusu ilaçtan kaynaklandığının tespiti için yeterli tıbbi delil bulunmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmaktadır. 4. O halde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere göre mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinin, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 243cc7668910d7c3 d7043067ff290edf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı