T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/823 KARAR NO: 2025/2393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2024 NUMARASI: 2023/549 E - 2024/980 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; voltaj dalgalanması sonucu müvekkili şirkete ait istasyondaki LPG kasasında, akaryakıt kasasında ve çeşitli elektronik aksamlarda zarar meydana geldiği, meydana gelen zararların yetkili teknik servis tarafından onarıldığı, onarım masraflarının davacı şirket tarafından karşılandığı, elektrik dağıtım hizmetinin düzgün şekilde yürütülmesinin şirket olarak davalının sorumluluğunda olduğu, davacının uğradığı zararın tazmini talebiyle davalı şirkete hem noter üzerinden hem de kep üzerinden 2 ayrı ihtarname gönderildiği, davalı şirketin zararı karşılamadığı, davalının davacıya sağladığı elektrik dağıtım hizmetinin kalitesinden sorumlu olduğu;,davalının belirtilen tarihte cihaz hasarına sebebiyet verecek bir kesintinin yaşanmadığını iddia ettiği ancak bu iddianın gerçek olmadığı, voltaj dalgalanması sonucunda aynı konumda bulunan diğer iş yerlerinin de hasara uğradığını belirterek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle ... Dağıtım Anonim Şirketi'nden tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle ... ... Perakende Satış Anonim Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddiaları kapsamında davalı şirket kayıtlarında gerçekleştirilen inceleme neticesinde; davaya konu adres ve tarih bakımından, davalı şirket sorumluluğundaki elektrik dağıtım şebekesinde ve tesislerinde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediği, bu bölgedeki arızada, olumsuz hava şartlarından dolayı davalı şirketin binada yer alan kesicisi faz-topradan (?) açtığı, davalı şirketçe görevlendirilen ekibin sahada kontrol yaptığı, kullanıcılarda hasara sebebiyet verebilecek iletken kopması, izalatör arızası,hücre patlaması gibi olumsuz bir duruma rastlanmadığı ve bölgeye tekrardan güvenli bir şekilde enerji verildiği; ... Çıkışında toplamda ...-olarak ise 32 kullanıcı bulunduğu, oluşan arızanın, teknik olarak cihaz hasarına sebebiyet verebilecek bir arıza olmadığı, davalı şirkete 10 günlük süre içerisinde veya sonrasında hasar tazmini için yapılan bir başvuru bulunmadığı, davacının mülkiyetinde bulunan, bakım ve onarım itibariyle sorumluluğu davacıda bulunan iç tesisatın "iç tesisler yönetmeliği" usul ve esaslarını karşılamaması, davacıya ait iç tesisatta gerekli bakım ve onarımlarının yapılmamış olması sebebiyle davaya konu hasarın gerçekleştiği, davaya konu mahal çevresinde başkaca trafo ve elektrikli cihazlarda da arıza oluşmadığı, aynı bölgede elektrik kullanan gerçek/tüzel kişilerce ulaştırılmış herhangi bir hasar başvurusu bulunmadığı, davalı şirkette jeneratör olduğunun tespit edildiği ve jeneratörün usulsüz, onay ve kabul gerçekleştirilmeksizin tesis edildiği, jeneratörlerin davaya konu edilen hasara sebebiyet vermiş olduğunun değerlendirildiği, davalı şirketin sorumluluğunun elektriğin dağıtım sistemine girişinden tüketim noktasına kadar iletilmesi aşaması ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, ... kararları ve ilgili sair mevzuat uyarınca sahip olduğu perakende satış lisansı kapsamında görevli olduğu dağıtım bölgesinde perakende satış faaliyeti gösterdiği, davalı şirketin faaliyet alanının, sahip olduğu perakende satış lisansının verdiği yetki ile sınırlı olduğu, perakende satış faaliyeti; gerçek ya da tüzel kişiler ile Perakende Satış Sözleşmesi imzalamak ve ilgili mevzuat uyarınca işbu sözleşmeye uygun olarak tüketilen elektrik miktarının faturalandırılmasından ibaret olduğu, davalı şirketin bundan başka görev ve yetkisi bulunmadığı, kullanıcının kendi kusuru dışında, elektrik dağıtım hattından kaynaklanan zararların dağıtım şirketleri tarafından tazmin edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme,somut olayda 09.03.2023 tarihinde davacıya ait istasyonun elektrik hatlarında voltaj dalgalanması meydana geldiği ve davacı tarafından sunulan iki adet servis formunun 21.03.2023 tarihli olduğu, davalı tarafa davacı tarafça arızaya yönelik talebi içeren 31.03.2023 tarihinde ihtarname gönderildiği ve 17.04.2023 tarihinde davalı tarafın cevap verdiğinin davacı tarafça beyan edildiği, anlaşıldığı üzere zarar meydana geldikten ve onarım yapılıp tamamlandıktan sonra dağıtım şirketine bildirim yapıldığı, oysa elektrik dağıtım ve perakende satışına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliğine göre davacının davalıya durumu/zararı 10 gün içinde beyan etmesi ve davalı tarafça inceleme yapılıp kararı beklemesi ve yönetmeliğe göre sürecin işletilmesinin gerektiği, davacı tarafça yasal prosedüre uyulmaksızın davalı tarafa onarım öncesinde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın arızanın onarımı yoluna gidildiği, davacının yasal süreci takip etmediği ve onarım yapıldıktan sonra ve de dağıtım şirketi tarafından düzenlenen rapor olmamasına rağmen davalı tarafa ihtarname gönderildiği, yasal 10 günlük süreye de uyulmadığı dolayısıyla bu hali ile davalılara yüklenecek kusurun bulunmadığı gerekçesi ile;"Davanın reddine" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; kısmi davalarda kararın istinafa açık olup olmadığı, dava konusu edilen kısma göre değil alacağın tamamına göre belirlenir. Her ne kadar tarafımızca alacağın 100 TL'lik kısmı dava konusu edilmişse de alacağın tamamının (fazlaya dair feragat anlamına gelmemek üzere) 298.000,00-TL civarında olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esasının incelenmesi gerektiği, kararın kesin olmadığı,elektrik şirketine başvuru yapıp 10 günlük sürenin sonu beklenmeden onarım yapılmasının yönetmelik hükmüne aykırı olduğu tespitinin hatalı olduğunu,tüketicinin isterse zararın tazmini için dava açabileceğini,bu konuda emsal sayılan "Davadan önce başvuru zorunluluğu hakkında; ... Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin "Kullanıcı Zararının Tazmini" başlıklı 26.maddesinde"Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir." şeklinde düzenleme yapılmış ise de, bu düzenleme dava konusu zararın tazmini noktasında davadan önce davalıya başvuru yapılması hususunda bir zorunluluk getirmediğinden davalının aksi yöndeki itirazı yerinde değildir." (EK: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2024 tarihli ve E. 2024/707, K. 2024/2797 sayılı kararı) ,davacıdan onarımı yaptırmayıp, akaryakıt istasyonunu günlerce kapalı tutmasının beklenemeyeceğinden onarımın yetkili servisler tarafından yapıldığını,davacının davalılara başvuruda bulunmadan onarım yaptığından bahisle davanın reddinin açıkça hatalı bir hukuki değerlendirme olduğunu,mahkemenin mülga yönetmelik hükümlerine dayandığını,oysa davacının meri yönetmelik hükümlerine göre davalı tarafa başvurduğunu,ner iki davalının 10 gün içinde cevap vermemesi nedeniyle 30 gün içinde bu davanın açıldığını,davalıların dağıtım hizmetini düzgün sağlayamadıklarını, olay tarihinde tutulması gereken elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması kayıtları da tutulmamış ve mahkemeye sunulmadığını,davacıya komşu pekçok işyerinde yine voltaj dalgalanması yaşandığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekilleri istinafa cevap dilekçelerinde,davacı istinafının reddini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,voltaj dalgalanması iddiasına dayalı cihaz tamir giderlerinin tahsili talebine ilişkindir.Kararın kesin olmadığı görülmüş,istinaf incelemesi yapılmasına geçilmiştir.Alınan kök ve ek raporda dava dosyasına sunulan servis formlarına dayanılarak arızanın voltaj değişiminden kaynaklandığını saptamak teknik olarak mümkün olamadığı,diğer taraftan davalı dağıtım firmasının kesinti kaydına ve ölçüm sonuçlarına yönelik kayıtları dosyaya sunmaması sebebiyle bir değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.Dağıtım firması o tarihte elektrik kesintisi olmadığından buna dair kayıtların bulunmadığını belirterek kayıt sunmadığını ifade etmiş ise de, bu tarih öncesi ve sonrası kayıtları içerir kesinti kayıtlarının mahkeme talebine rağmen sunulmadığı,dağıtım şirketinin bu iddiasının da mahkemece ve bilirkişi tarafından incelenemediği görülmüştür.İddiaya konu voltaj dalgalanması nedeniyle mahkemede zarara dair davanın açılabileceği açıktır.Bu yönüyle mahkemenin yönetmelik gereği süresinde başvuru yapılmadığı gerekçesi yerinde bulunmamıştır.Bu itibarla davacı tarafça sunulan tamire ilişkin servis kayıtları ve davalı dağıtım şirketinden söz konusu olay tarihi ile bu tarih öncesi ve sonrasına dair elektrik arıza ve voltaj dalgalanmalarına ilişkin bütünlük arzeden kayıtların celbinin ihtaratla istenilmesi ve yeniden başka bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak belirtilen hususlarda yargılama yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/10/2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 23aa10d00487c88d 6040a7ce955449d3
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/549 E., 2024/980 K. (10.02.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/549
- Karar No
- 2024/980
- Karar Tarihi
- 10.02.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1638 E., 2025/719 K. 10.02.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1296 E., 2025/712 K. 10.02.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1181 E., 2025/701 K. 10.02.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/119 E., 2024/1175 K. 10.02.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/411 E., 2021/10580 K. 10.02.2025
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/246 E., 2025/726 K. 10.02.2025