Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/881 E., 2025/4895 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/881 E., 2025/4895 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/881
Karar No
2025/4895
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

2. Hukuk Dairesi 2025/881 E. , 2025/4895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1493 E., 2024/1672 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/366 E., 2022/1142 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı taraf, aile konutu niteliğindeki taşınmazın, davalı eş ... tarafından kendisinin rızası alınmadan diğer davalı ...'ye devredildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı ... adına kayıt ve tescilini ve taşınmaza aile konutu şerhi konulmasını talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince " ...Her ne kadar dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu dosya kapsamından anlaşılsa da; davacı erkek, davalı ...'nin rızasının bulunmadığını bildiğini ispatlayamamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi sonuç itibarı ile doğrudur. Taşınmazın tapu kaydının iptali yerinde bulunmadığından, taşınmazın aile konutu vasfını yitirmiş olması nedeniyle aile konutu şerhi konulması talebinin de reddine karar verilmesi yerindedir..." şeklindeki gerekçe ile hükmün ret gerekçesi düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "Konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi "Tek başına" bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma "Ancak diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir. Madde eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir. Somut olayda, her ne kadar dava tarihi itibari ile taraflar geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşıyor iseler de, tanık beyanları ve dosyaya celp edilen müzekkere cevapları ile sabit olduğu üzere tarafların dava konusu taşınmazı belirli bir süre aile konutu olarak birlikte kullandıkları, bu durumda en son birlikte oturdukları davaya konu konutun aile konutu vasfını yitirmediği sabittir. Önceki malik eş olan davalı ... dava konusu aile konutunu, diğer davalı ...'ye satış suretiyle devretmiş olup yapılan yargılama ve toplanan delillerle bu işlem sırasında davacı eşin açık rızasının alındığı ispatlanamamıştır. Aile konutu olan taşınmazın, hak sahibi olan eş tarafından üçüncü kişiye devri, davacının açık rızasını gerektirmektedir. (HGK'nun 24.05.2017 tarih 2017/2-1604 esas, 2017/967 karar sayılı kararı). Eş söyleyişle eşin "Açık rızası alınmadan" yapılan işlemin "Geçersiz olduğunu" kabul etmek zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile ilkelere uygun değerlendirme yapılarak somut uyuşmazlık bakımından davacı malik olmayan eşin açık rızası ispat edilemediğinden, tapu iptal- tescil ve aile konutu şerhine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı