Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/683 E., 2025/7763 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/683 E., 2025/7763 K. (24.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/683
Karar No
2025/7763
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Boşanma

2. Hukuk Dairesi 2025/683 E. , 2025/7763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2931 E., 2024/2888 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2023/366 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesini birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı kadına erkek eş tarafından izafe edilen “küçük düşürücü sözler söylediği ve erkeğin ailesini istemediği” maddi vakıaları kusur olarak yüklenmişse de; bu hususta dinlenen tanık beyanlarının sebep ve saiki açıklanmayan soyut izahlardan ibaret olduğu anlaşılmakla bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamış, kadının birliğin sarsılmasına sebebiyet verecek başkaca bir kusurlu davranışının varlığı da kanıtlanamamıştır. O halde somut olayda her iki tarafın da boşanmaya sebebiyet verecek bir kusuru ispatlanamamış olup 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma unsuru gerçekleşmemiştir. Bu durumda, erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 18241de2f919c242 6752c6b6fcf22e95 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2025/683 E. , 2025/7763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2931 E., 2024/2888 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2023/366 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesini birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı kadına erkek eş tarafından izafe edilen “küçük düşürücü sözler söylediği ve erkeğin ailesini istemediği” maddi vakıaları kusur olarak yüklenmişse de; bu hususta dinlenen tanık beyanlarının sebep ve saiki açıklanmayan soyut izahlardan ibaret olduğu anlaşılmakla bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamış, kadının birliğin sarsılmasına sebebiyet verecek başkaca bir kusurlu davranışının varlığı da kanıtlanamamıştır. O halde somut olayda her iki tarafın da boşanmaya sebebiyet verecek bir kusuru ispatlanamamış olup 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma unsuru gerçekleşmemiştir. Bu durumda, erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 18241de2f919c242 6752c6b6fcf22e95 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı