Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1102 E., 2025/8074 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1102 E., 2025/8074 K. (30.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1102
Karar No
2025/8074
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2025/1102 E. , 2025/8074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2347 E., 2024/2422 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/645 E., 2024/467 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, davalı-karşı davacı kadın yararına maddî ve manevî tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-karşı davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Davalı-karşı davacı kadının SGK hizmet döküm raporu incelendiğinde, sigorta giriş tarihinin 29.03.2018 olduğu, 01.03.2019 tarihinde işten ayrıldığı, akabinde 07.05.2019 tarihinde .. .. Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret ...Şti.'nde temizlikçi olarak çalışmaya başladığı, 10.10.2022 tarihinde işten ayrıldığı, .. .. Özel Rehberim Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü'nün 08.11.2022 tarihli yazı cevabı ve ekindeki tutanaklardan davalı-karşı davacı kadının 10.10.2022 tarihinde işten çıkartılma gerekçesi nazara alınarak kadının kendi eylemleri ile işten çıkartılmaya sebep olduğu, 4271 sayılı Kanun'un 175 inci maddesindeki koşullar somut olayda kadın yararına gerçekleşmediğinden kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-karşı davalı erkek yararına kusur belirlemesi, kabul edilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ..'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran çç'e geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı