2. Hukuk Dairesi 2024/9131 E. , 2025/5605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1014 E., 2024/1562 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/523 E., 2023/198 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ziynet alacağına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı- davalı kadın tarafından tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı-davalı kadın vekili Avukat ... 'ye 29.09.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosyaya sunulan yetki belgesi incelendiğinde; Avukat ...'nin "vekaletnamedeki dayanak yetkilerin tamamını" kapsar şekilde yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle davacı-davalı kadın vekili olarak Avukat ...'ye 29.09.2024 tarihinde yapılan tebliğ usulüne uygundur. Davacı-davalı kadın vekilinin 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra 15.10.2024 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla; davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı-davacı erkek vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlara göre erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumuna göre tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 4.Toplanan delillerden, kadının klinik destek elemanı olarak çalıştığı ve asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, erkeğin ise; işçi (tamirci) olarak çalıştığı ve yaklaşık asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, bu suretle tarafların gelirlerinin birbirlerine denk olduğu anlaşılmaktadır. O halde 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesindeki koşullar somut olayda kadın yararına gerçekleşmediğinden kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2.Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, b)Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a5d3be945e6bf8e7 fc775bd83af6b3cb
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/9131 E., 2025/5605 K. (29.05.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9131
- Karar No
- 2025/5605
- Karar Tarihi
- 29.05.2025
- Konu
- Boşanma, Nafaka, Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10598 E., 2025/5597 K. 29.05.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/8725 E., 2025/5601 K. 29.05.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/9128 E., 2025/5603 K. 29.05.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10592 E., 2025/5590 K. 29.05.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5499 E., 2025/5472 K. 29.05.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5507 E., 2025/5474 K. 29.05.2025