2. Hukuk Dairesi 2024/8433 E. , 2025/2075 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1650 E., 2024/1894 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Davacı-davalı kadın vekilinin karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin incelemesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) öngördüğü yargılama sistemine göre, İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacı-davalı kadın vekilinin sunduğu 26.10.2021 tarihli dilekçeye göre, karşı dava yönünden kararın istinaf edilmediği anlaşılmakla, davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmeyerek onun yönünden karşı dava yönünden hükmün esası kesinleşmiştir. Bu nedenle, davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı-davalı kadın vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; HMK'nin 355. maddesi uyarınca, istinaf incelemesi re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. HMK'nin 359/2. maddesi uyarınca da, hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Öncelikle, davacı-davalı kadının istinaf dilekçesinin içeriğinde birleşen davada tasfiye konusu mallara yönelik de istinaf sebepleri olduğu halde, davacı-davalı kadın vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-davalı kadın vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki istinaf taleplerinin incelenmemesi hatalı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. Diğer yandan, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf sınırlaması yapılmadan ve istinaf sebeplerinin reddinin hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf sınırlaması yapılarak her bir istinaf sebebi değerlendirilerek sonucuna göre, kabul sebebini içeren, tarafları doyurucu, hukuki denetimi mümkün ve özellikle Anayasa'nın 141/3. maddesi ve HMK'nin 27 ve 259. maddeleri de gözetilerek gerekçelerin açıkça kaleme alındığı anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Karşı Dava YönündenDavacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Asıl ve Birleşen Dava YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6d44454fd9a447b 71cfd2134cc8a56a
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/8433 E., 2025/2075 K. (27.02.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8433
- Karar No
- 2025/2075
- Karar Tarihi
- 27.02.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2761 E., 2025/2070 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2862 E., 2025/2071 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2875 E., 2025/2073 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10533 E., 2025/2076 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4888 E., 2025/2122 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4925 E., 2025/2123 K. 27.02.2025