2. Hukuk Dairesi 2024/10533 E. , 2025/2076 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1665 E., 2024/1603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/425 E., 2024/530 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili ve davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Davalı-davacı erkek vekilinin asıl davada tasfiye konusu 38 GA 446 plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Mahkemece, tasfiye konusu aracın edinilmiş mal olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, erkeğin kişisel mal savunmasına yönelik yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, erkeğin kişisel malı olduğunu iddia ettiği 38 PF 908 plakalı aracın gelen trafik kayıtlarında 3. kişi adına kayıtlı ise de, aracın pasif kaydının getirtilmediği, erkek adına aracın pasif kaydının olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, dava dışı 38 PF 908 plakalı aracın aktif ve pasif tüm trafik kayıtlarının ve erkek adına pasif kaydının bulunması halinde erkeğin aracın edinmesine devretmesine yönelik trafik kayıtlarının ilgili Emniyet Müdürlüğünden istenerek sonucuna göre, erkeğin kişisel mal savunması yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kişisel mal savunmasına yönelik yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre, davacı-davalı kadının asıl davada tasfiye konusu 38 GA 446 plakalı araca yönelik talebi katılma alacağı istemine ilişkin olup tasfiye konusu aracın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, katılma alacağı hesaplanacağından ve bozma ile önceki hüküm ortadan kalktığından yeniden hüküm verilerek sonucuna göre vekâlet ücretlerinin belirlenmesi gerekeceğinden, davacı-davalı kadın vekilinin asıl davada tasfiye konusu 38 GA 446 plakalı aracın güncel değerine ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. c. Tapu iptali ve tescil talebi yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olup (HMK md.114/1,c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur (HMK md.115/1). Muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı-davalı kadın, şahsi hakkına dayanarak ileride açabileceği mal rejiminin tasfiyesi ile hak edebileceği alacağının tahsilini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmış, dava dilekçesinde ilk olarak muvazaalı devrin iptaline karar verilmesini istemiştir. Tüm bu açıklamalara göre, iddianın ileri sürülüş şekline göre, davacının dava dilekçesindeki asıl davada tasfiye konusu 3021 ada 5 parsel 16 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan kaydının iptali ile diğer davalı ... adına tesciline yönelik talebi yönünden dava, muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescil isteğine ilişkin olduğundan muvazaa nedeniyle açılan davanın kanuni dayanağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi olmasına, davalı ... ile davalı eş Ahmet arasında gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlemin davacı-davalı kadın yönünden haksız eylem niteliğinde bulunmasına göre, uyuşmazlığın çözüm yeri HMK'nin 2. maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. O halde, Mahkemece asıl davadaki tapu iptali ve tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Davacı-davalı kadın vekilinin karşı davadaki alacak miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararında karşı davada tasfiye konusu 38 VT 781 plakalı araç yönünden erkek lehine 73.500,00 TL katılma alacağının tahsiline karar verildiği, işbu kararın taraf vekillerince istinaf edildiği, ancak araç yönünden verilen kararın davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli kararında da aracın değeri güncellenerek erkek lehine 257.500,00 TL katılma alacağını tahsiline karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararının davalı-davacı erkek tarafından istinaf edilmediğinden alacak miktarı yönünden davacı-davalı kadın lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. O halde, İlk Derece Mahkemesince, davacı-davalı kadın lehine karşı davada alacak miktarı yönünden oluşan usuli kazanılmış hakka göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre, bozma ile önceki hüküm ortadan kalktığından yeniden hüküm verilerek sonucuna göre vekâlet ücretlerinin belirlenmesi gerekeceğinden, davacı-davalı kadın vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; I. Asıl Dava Yönünden 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının kişisel mal savunması ile tapu iptali ve tescil talebi yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadın vekilinin tasfiye konusu aracın değerine ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, II. Karşı Dava Yönünden 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usuli kazanılmış hak yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadın vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, III. Birleşen Davalar Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca birleşen davalar yönünden ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4ff35c63a083995e 9755551fafa1f832
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10533 E., 2025/2076 K. (27.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10533
- Karar No
- 2025/2076
- Karar Tarihi
- 27.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2862 E., 2025/2071 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2875 E., 2025/2073 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/8433 E., 2025/2075 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4888 E., 2025/2122 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4925 E., 2025/2123 K. 27.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4893 E., 2025/2124 K. 27.02.2025