Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/7053 E., 2025/3195 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7053 E., 2025/3195 K. (27.03.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7053
Karar No
2025/3195
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/7053 E. , 2025/3195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/746 E., 2024/1025 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/640 E., 2022/1310 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar ve nafakalar ile miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kabul edilen tazminat ve nafaka miktarları, ziynet alacağının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar ve nafakalar ile miktarları yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise nafaka miktarları ve ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı- davacı kadın vekili kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları ile nafaka miktarları, ziynet alacağının reddi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları yönünden istinaf kanun yoluna başvurmayan kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönlerden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı- davacı kadın vekilinin kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.İlk Derece Mahkemesince, davacı kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulü ile; 3 adet 22 ayar 20 gr 12 mm bilezik, 1 adet 22 ayar 10 gr 8 mm bilezik, 11 adet 22 ayar 20 gram başak burma bilezik, 6 adet 22 ayar 7.2 gram cumhuriyet ata liranın erkekten alınarak kadına aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde toplam 84.586,15 TL’nin erkekten tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı birleşen dosya davacısı vekilinin, 07.02.2020 tarihli dava ve 06.11.2020 tarihli dilekçelerinde 2 adet 15 gram hediyelik 22 ayar bilezik, 15 adet 25 gram burma bilezik, 20 adet ... altın 14 adet çeyrek altın ve 16.000,00 TL mevduatın takıldığını, bunlara erkeğin annesi ve babası tarafından el konulduğunu, kınada takılan beşi birliğe ise erkeğin annesinin el koyduğunu iddia ettiği, sonuç olarak kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının erkek tarafından alındığına dair iddianın bulunmamakta olduğu, böylelikle ziynet alacağı davası yönünden davacı-davalı erkeğin pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile davalı birleşen dosya davacısının ziynet alacağı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yoluna gidilmiş, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Somut olayda davalı-davacı kadın birleşen davada, ziynet eşyalarına düğünden sonra erkeğin annesi ve babası tarafından el konulduğunu, kınada takılan beşi birliğe ise erkeğin annesinin el koyduğunu, altınların kendisine geri verilmediğini iddia etmiştir. Dava, tarafların düğün merasiminde davalı-davacı kadına takılan ve kadının kişisel malı niteliğinde olan ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden Bölge Adliye Mahkemesince ziynetlerin erkek tarafından alındığına dair iddianın bulunmamakta olduğu belirtilerek erkeğe husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de somut uyuşmazlıkta erkeğe husumet yöneltilebileceği gözetilerek kadının ziynet alacağı davasının esasına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesi ve tüm deliller değerlendirilerek ziynet alacağı davasının esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu pasif husumet bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı- davacı kadın vekilinin kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, Sair temyiz itirazlarının esasının incelenmesine gelince; 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen ziynet alacağı davası yönünden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e492b4a23f30bb55 ac1c46893680d4db This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2024/7053 E. , 2025/3195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/746 E., 2024/1025 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/640 E., 2022/1310 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar ve nafakalar ile miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kabul edilen tazminat ve nafaka miktarları, ziynet alacağının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar ve nafakalar ile miktarları yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise nafaka miktarları ve ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı- davacı kadın vekili kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları ile nafaka miktarları, ziynet alacağının reddi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları yönünden istinaf kanun yoluna başvurmayan kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönlerden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı- davacı kadın vekilinin kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.İlk Derece Mahkemesince, davacı kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulü ile; 3 adet 22 ayar 20 gr 12 mm bilezik, 1 adet 22 ayar 10 gr 8 mm bilezik, 11 adet 22 ayar 20 gram başak burma bilezik, 6 adet 22 ayar 7.2 gram cumhuriyet ata liranın erkekten alınarak kadına aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde toplam 84.586,15 TL’nin erkekten tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı birleşen dosya davacısı vekilinin, 07.02.2020 tarihli dava ve 06.11.2020 tarihli dilekçelerinde 2 adet 15 gram hediyelik 22 ayar bilezik, 15 adet 25 gram burma bilezik, 20 adet ... altın 14 adet çeyrek altın ve 16.000,00 TL mevduatın takıldığını, bunlara erkeğin annesi ve babası tarafından el konulduğunu, kınada takılan beşi birliğe ise erkeğin annesinin el koyduğunu iddia ettiği, sonuç olarak kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının erkek tarafından alındığına dair iddianın bulunmamakta olduğu, böylelikle ziynet alacağı davası yönünden davacı-davalı erkeğin pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile davalı birleşen dosya davacısının ziynet alacağı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yoluna gidilmiş, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Somut olayda davalı-davacı kadın birleşen davada, ziynet eşyalarına düğünden sonra erkeğin annesi ve babası tarafından el konulduğunu, kınada takılan beşi birliğe ise erkeğin annesinin el koyduğunu, altınların kendisine geri verilmediğini iddia etmiştir. Dava, tarafların düğün merasiminde davalı-davacı kadına takılan ve kadının kişisel malı niteliğinde olan ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden Bölge Adliye Mahkemesince ziynetlerin erkek tarafından alındığına dair iddianın bulunmamakta olduğu belirtilerek erkeğe husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de somut uyuşmazlıkta erkeğe husumet yöneltilebileceği gözetilerek kadının ziynet alacağı davasının esasına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesi ve tüm deliller değerlendirilerek ziynet alacağı davasının esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu pasif husumet bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı- davacı kadın vekilinin kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kabul edilen tazminat miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, Sair temyiz itirazlarının esasının incelenmesine gelince; 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen ziynet alacağı davası yönünden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e492b4a23f30bb55 ac1c46893680d4db ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı