Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/6642 E., 2025/3208 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6642 E., 2025/3208 K. (27.03.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6642
Karar No
2025/3208
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/6642 E. , 2025/3208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/189 E., 2024/641 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma- Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Midyat 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2020/1095 E., 2022/703 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatların reddi ve nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet, nafakalar ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davacı kadının başkasının yanında "onu sevmiyorum, onu görmek dahi istemiyorum, ondan tiksiniyorum", "sen karışma pislik" şeklinde eşine küçük düşürücü sözler söylediği ve hakaret ettiği, tarafların ayrı yaşamasına sebep olan son olayda davalı erkeğin davacı kadını babasının evine götürüp bırakarak evliliğin devamı için gayret göstermediği, tarafların eşit kusurlu tutum ve davranışları neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesi davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince boşanma davası yönünden tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar yanında davalı erkeğin eşine karşı sürekli olacak şekilde fiziksel şiddetinin olduğu, erkeğe süreklilik arz eden bu eylemin kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu hale göre İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un "hakkaniyet ilkesi" ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 5.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un "hakkaniyet ilkesi" ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen tazminat talepleri ile iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarı yönünden KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen tazminat talepleri ile iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dc1fe295e3195410 b306388bcd726ad5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı