2. Hukuk Dairesi 2024/6511 E. , 2025/1444 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1146 E., 2024/1060 K. DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/770 E., 2023/355 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 219 uncu maddesinde edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 220 nci maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır. 3. 4721 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun'un 222 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. 4. Ayrıca, ispat yükü 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir. 5.Yukarıda açıklanan kanuni düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede somut olayda; Mahkemenin tasfiyeye konu taşınmazların edinilmesinde davalı erkeğin kişisel mallarının kullanıldığına kabulü yerinde ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, dava dışı davalı erkeğin kişisel malları olan taşınmazların satış tarihlerindeki değerleri ve tasfiye konusu taşınmazların edinme tarihindeki arsa değerleri ile yapılan binaların yapı maliyet değerleri belirlenmeden, diğer bir deyişle dava dışı kişisel mal olan taşınmazların satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmazların arsa ve bina edinme bedellerinin tamamını karşılayıp karşılamadığı belirlenmeden, dava dışı kişisel malların satışından elde edilen para ile sadece tasfiye konusu taşınmazların arsalarının alındığı kabul edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. 6. O halde, Mahkemece, öncelikle dava dışı taşınmazların devir tarihindeki değerleri ile tasfiye konusu taşınmazların edinme tarihindeki arsa değerleri ile binaların yapı maliyet değerleri ayrı ayrı belirlenerek dava dışı kişisel mal olan taşınmazların satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmazların (arsa değeri ve bina yapı maliyeti) edinme bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi, sonucuna göre dava dışı kişisel taşınmazlarının satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmazların (arsa değer ve bina maliyeti) edinme bedelinin tamamını karşılamaması halinde bakiye kısmın aksi iddia ve ispat edilemediğinden edinilmiş maldan karşılandığı kabul edilerek ve oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek artık değere katılma alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e68a5b0e0f99adfc c5dc808e477c6a52
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6511 E., 2025/1444 K. (13.02.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6511
- Karar No
- 2025/1444
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tazminat, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/1667 E., 2025/1440 K. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/1700 E., 2025/1441 K. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/2005 E., 2025/1443 K. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7030 E., 2025/1445 K. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/9601 E., 2025/1446 K. 13.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/890 E., 2025/1447 K. 13.02.2025