2. Hukuk Dairesi 2024/6273 E. , 2025/2174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/623 E., 2024/664 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/944 E., 2024/113 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 145 nci maddesinde, tarafların, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceği, ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceği düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinde ise "Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz." hükmü düzenlenmiş olup bu hükmün tarafın boşanmayı kabul etmesi ya da vakıayı ikrar etmesinin tek başına hakimi bağlamayacağı şeklinde anlamak gerekmektedir. Zira aynı maddenin birinci fıkrasının ilk bendinde "Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz."; dördüncü bendinde ise "Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder." hükmü yer almakta olup madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmadığı gibi hakime dosyanın bütününü serbestçe değerlendirebilme hak ve yetkisi sunduğu sabittir. O halde boşanma davasında ikrarın hakimi bağlamayacağı şeklindeki yasal düzenleme, ikrarın mahkemece hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmaz. Somut olayda, davacı kadının sunmuş olduğu erkeğe ait olduğu iddia edilen ceza yargılamasına ait gerekçeli karar ve gerekçeli karardaki davalı erkeğin beyanlarından dosyanın davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu kadın ile davalı erkek arasındaki ceza yargılamasına ait olduğu anlaşılmakla, ilgili ceza dosyası getirtilip 6100 sayılı Kanun'un 145 nci maddesi ve bu yönler değerlendirilmeden 4721 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesi yönünden değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f2cf74dbda316797 79b8b11ffedeaa95
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6273 E., 2025/2174 K. (03.03.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6273
- Karar No
- 2025/2174
- Karar Tarihi
- 03.03.2025
- Konu
- Boşanma
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar ara