Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6107 E., 2025/6200 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6107 E., 2025/6200 K. (19.06.2025) – Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6107
Karar No
2025/6200
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Kasten Öldürme, Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/6107 E. , 2025/6200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/739 E., 2024/1220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/253 E., 2023/805 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, iştirak nafakası miktarı, tazminatların ve yoksulluk nafakasının reddi, erkek lehine verilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince "...kadının müşterek evi terk ettiği, erkeğin, amcasını kasten öldürme suçundan Ünye Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı sırada kadının karşı tarafla gizliden görüştüğü, kadının, erkeğin annesine "rezil" şeklinde söylemlerde bulunduğu, erkeğin ailesine karşı saygısız tutum ve davranışlarda bulunduğu, yine erkeğin kardeşine yönelik olarak "Allah belanızı versin yuvamı yıktınız", eşine hitaben de ceza evinde olmasına binaen "inşallah oradan çıkamaz" şeklinde söylemlerinin olduğu, cezaevinde olan eşine destek olmadığı, davacı eşine karşı gereksiz kıskançlık yaratarak huzursuzluk çıkardığı, ev işleri ile ilgilenmediği; erkeğin de eşine müşterek konut tahsis etmediği tarafların davacının ailesi ile birlikte yaşadıkları..." belirtilerek kadının ağır; erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesi ile erkeğin davasının kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince kusura yönelik istinaf başvurusu da reddedilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının, erkeğin insan öldürme suçu işlediğine dilekçelerinde vakıa olarak dayandığı, bu eylemin erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre taraflar eşit kusurludur. Bu itibarla, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Mahkemece kadının, erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. 4.Yukarıda (3) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup toplanan delillerden kadının yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları somut olayda gerçekleşmiştir. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 5.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, ortak çocuklar yararına takdir edilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat, kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile iştirak nafakası miktarı yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0887331cdd770813 63aa1f433c2daaa8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı