Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/5976 E., 2025/1911 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5976 E., 2025/1911 K. (24.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5976
Karar No
2025/1911
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Boşanma, Velayet

2. Hukuk Dairesi 2024/5976 E. , 2025/1911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/446 E., 2024/588 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2023/87 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe, yatağın altına bıçak sakladığı, yemeğin kalanını çöpe dökerek çocukların yemesini engellediği ve kadının intihara teşebbüs etmesine neden olduğu kusurları yüklenmiş ise de; bu vakıalara davacı kadın tarafından dayanılmadığının anlaşılmasına göre yatağın altına bıçak sakladığı, yemeğin kalanını çöpe dökerek çocukların yemesini engellediği ve kadının intihara teşebbüs etmesine neden olduğu vakıalarının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tarafların ortak çocuklarının velayeti davacı anneye verilmiştir. Mahkemece alınan 14.03.2022 tarihli sosyal inceleme raporunda, davacı kadının defalarca intihar teşebbüsünde bulunduğunun ve bir süre psikolojik destek aldığının, görüşme sırasındaki aktarım ve tutumlarından psikolojik destek almaya gereksinim duyduğunun gözlemlendiğinin, davacı kadının kendi aktarımları ve ortak çocukların beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı kadının psikiyatriye yönlendirilerek muayeneden geçirilmesinin, velayetin getirdiği yükümlük ve sorumlulukları yerine getirme hususunda engel bir durumunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin ve davacı kadının ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesinin ardından olumlu bir rapor gelmesi durumunda velayet hususunda nihai kararın verilmesinin çocukların üstün yararına olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Ancak Mahkemece, sosyal inceleme raporunda belirtilen araştırmalar yapılmadan ve davacı annenin velâyet görevini yerine getirmesine engel bir rahatsızlığının olup olmadığı yönünde rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır. Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocukların üstün yararıdır. Davacı kadının en yakın ruh sağlığı hastalıkları hastanesi ya da üniversitelerin bu konuyla ilgili ana bilim dalına sevkinin sağlanıp, velayetin anneye verilmesine engel teşkil edebilecek, ortak çocuklar için risk oluşturabilecek bir durumun bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak, buna göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle, yaşadıkları yerde de inceleme yapılarak tarafların barınma, gelir, sosyal, durumları belirlenip, velayet kararına esas olacak şekilde rapor alınması ile dosya ve diğer deliller de göz önüne alınarak velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocukların velâyeti düzenlemesi yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3dc2d07729d59860 a5a9c192b99f2d0e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2024/5976 E. , 2025/1911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/446 E., 2024/588 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2023/87 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe, yatağın altına bıçak sakladığı, yemeğin kalanını çöpe dökerek çocukların yemesini engellediği ve kadının intihara teşebbüs etmesine neden olduğu kusurları yüklenmiş ise de; bu vakıalara davacı kadın tarafından dayanılmadığının anlaşılmasına göre yatağın altına bıçak sakladığı, yemeğin kalanını çöpe dökerek çocukların yemesini engellediği ve kadının intihara teşebbüs etmesine neden olduğu vakıalarının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tarafların ortak çocuklarının velayeti davacı anneye verilmiştir. Mahkemece alınan 14.03.2022 tarihli sosyal inceleme raporunda, davacı kadının defalarca intihar teşebbüsünde bulunduğunun ve bir süre psikolojik destek aldığının, görüşme sırasındaki aktarım ve tutumlarından psikolojik destek almaya gereksinim duyduğunun gözlemlendiğinin, davacı kadının kendi aktarımları ve ortak çocukların beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı kadının psikiyatriye yönlendirilerek muayeneden geçirilmesinin, velayetin getirdiği yükümlük ve sorumlulukları yerine getirme hususunda engel bir durumunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin ve davacı kadının ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesinin ardından olumlu bir rapor gelmesi durumunda velayet hususunda nihai kararın verilmesinin çocukların üstün yararına olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Ancak Mahkemece, sosyal inceleme raporunda belirtilen araştırmalar yapılmadan ve davacı annenin velâyet görevini yerine getirmesine engel bir rahatsızlığının olup olmadığı yönünde rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır. Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocukların üstün yararıdır. Davacı kadının en yakın ruh sağlığı hastalıkları hastanesi ya da üniversitelerin bu konuyla ilgili ana bilim dalına sevkinin sağlanıp, velayetin anneye verilmesine engel teşkil edebilecek, ortak çocuklar için risk oluşturabilecek bir durumun bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak, buna göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle, yaşadıkları yerde de inceleme yapılarak tarafların barınma, gelir, sosyal, durumları belirlenip, velayet kararına esas olacak şekilde rapor alınması ile dosya ve diğer deliller de göz önüne alınarak velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocukların velâyeti düzenlemesi yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3dc2d07729d59860 a5a9c192b99f2d0e ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı