Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4097 E., 2025/1138 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4097 E., 2025/1138 K. (06.02.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4097
Karar No
2025/1138
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/4097 E. , 2025/1138 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/146 E., 2024/288 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E., 2022/774 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları, yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar, tedbir nafakası ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen fiziksel bir engelinin olmamasına rağmen cinsel birliktelikten kaçınma vakıasının usulüne uygun şekilde ispat edilemediğinin, ispat edilmeyen vakıanın davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı- karşı davacı erkeğin birliğin temelinden sarsılmasında kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince kadının evlilik öncesi ve fiili ayrılık döneminde çalıştığı, dava açılmadan yaklaşık 1,5 ay önce işten ayrıldığı, çalışabilecek durumda olduğu, bu haliyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmakla kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince SGK kayıtları uyarınca kadının sürekli ve düzenli gelir getiren bir işte çalıştığı, tarafların ekonomik durumlarının denk olup, kadın yararına yoksulluk nafakasının yasal koşulları bulunmadığı anlaşıldığından kadının yoksuluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. SGK hizmet cetvelinde, kadının en son 28.12.2023 tarihinde mobilya şirketinde işe girdiği, öncesinde de 3 no'lu kodla birçok kez işten çıkıp, yeniden işe girdiği anlaşılmıştır. Erkek kadının öncesinde silahlı güvenlik olarak çalıştığını, güvenlik sertifikasının bulunduğunu iddia etmiştir. Kadın ise istinaf ve temyiz dilekçesinde, geçmişte vasıfsız işlerde çalıştığını, hali hazırda çalışmadığını, yaşının da ilerde olması dolayısıyla artık iş bulamadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine hükmedilmiş ise de; davacı- karşı davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesi ile davacı- karşı davalı kadının geçmişte vasıfsız işlerde çalıştığı, hali hazırda çalışmadığı ve yaşının da ileri olması dolayısıyla artık iş bulamadığı iddiası karşısında Mahkemece yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın olup olmadığı belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakasının reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakasının reddi yönünden BOZULMASINA, 3.Davalı- karşı davacı erkeğin tüm, davacı- karşı davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Ahmet'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Gülay'a iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! beced128ea64bdeb dd62215a9bdcc207 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2024/4097 E. , 2025/1138 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/146 E., 2024/288 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E., 2022/774 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları, yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kabul edilen tazminatlar, tedbir nafakası ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen fiziksel bir engelinin olmamasına rağmen cinsel birliktelikten kaçınma vakıasının usulüne uygun şekilde ispat edilemediğinin, ispat edilmeyen vakıanın davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı- karşı davacı erkeğin birliğin temelinden sarsılmasında kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince kadının evlilik öncesi ve fiili ayrılık döneminde çalıştığı, dava açılmadan yaklaşık 1,5 ay önce işten ayrıldığı, çalışabilecek durumda olduğu, bu haliyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmakla kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince SGK kayıtları uyarınca kadının sürekli ve düzenli gelir getiren bir işte çalıştığı, tarafların ekonomik durumlarının denk olup, kadın yararına yoksulluk nafakasının yasal koşulları bulunmadığı anlaşıldığından kadının yoksuluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. SGK hizmet cetvelinde, kadının en son 28.12.2023 tarihinde mobilya şirketinde işe girdiği, öncesinde de 3 no'lu kodla birçok kez işten çıkıp, yeniden işe girdiği anlaşılmıştır. Erkek kadının öncesinde silahlı güvenlik olarak çalıştığını, güvenlik sertifikasının bulunduğunu iddia etmiştir. Kadın ise istinaf ve temyiz dilekçesinde, geçmişte vasıfsız işlerde çalıştığını, hali hazırda çalışmadığını, yaşının da ilerde olması dolayısıyla artık iş bulamadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine hükmedilmiş ise de; davacı- karşı davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesi ile davacı- karşı davalı kadının geçmişte vasıfsız işlerde çalıştığı, hali hazırda çalışmadığı ve yaşının da ileri olması dolayısıyla artık iş bulamadığı iddiası karşısında Mahkemece yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın olup olmadığı belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakasının reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakasının reddi yönünden BOZULMASINA, 3.Davalı- karşı davacı erkeğin tüm, davacı- karşı davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Ahmet'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Gülay'a iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! beced128ea64bdeb dd62215a9bdcc207 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı