Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7908 E., 2025/7233 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7908 E., 2025/7233 K. (06.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7908
Karar No
2025/7233
Karar Tarihi
06.11.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/7908 E. , 2025/7233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu ile davalı/alacaklı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı/borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde; Somut olayda, davacının; ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 10.01.2024 tarih ve 2023/514 Esas-2024/35 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 13.06.2025 tarih ve 2024/1082 E.-2025/1685 K. sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 06.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 26.08.2025 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Davacı vekilinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 2-Davalı/alacaklı TMSF'nin katılma yoluyla temyiz talebi yönünden; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi "başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, "Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 366/1. maddesinde; “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 3 43... ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." hükmü, yine aynı Kanunun “Katılma yoluyla başvurma" başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü yer almaktadır. Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl temyiz edenin talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebi reddedilir. Bu durumda davacı/borçlunun temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davalı/alacaklının temyiz talebinin de 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 3 66... /2. maddeleri uyarınca (REDDİNE), 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e5eabe1e6629006f 8f244058331f54fa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı