12. Hukuk Dairesi 2025/7070 E. , 2025/6027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte, borçlunun itirazı üzerine duran takipte alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; itirazın 263.996,00 TL asıl alacak ve 5.240,98 TL faiz yönünden kaldırılmasına ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 52.799,22 TL tazminatın borçludan alınarak alacaklıya verilmesine ve borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kira sözleşmesinde kira bedelinin belirlenebilir, açık ve muayyen olmadığı, kira bedelinin belirlenmesi ile kira artışına ilişkin hükümlerin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur. Somut olayda, alacaklı tarafından başlatılan takipte 2022 yılına ait bir kısım aylar kira bedeli ile elektrik, su, ciro oakp, ısıtma ve soğutma bedelleri ile bunların ferileri olmak üzere toplam 398.248, 93 TL alacağının tahsilinin istendiği, borca itiraz dilekçesinde, takibin dayanağı olan ve takip talebi ekinde sunulan "Sözleşme" başlıklı belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği gibi taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunun inkar edilmediği, alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine borçlu tarafça sunulan cevap dilekçesinde "icra takibine konu kira ile beraber diğer alacaklar davacının hesabına ödenmiştir" ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Borçlunun kira ilişkisine ve sözleşme altındaki imzasına açıkça itiraz etmeyip, yargılama sırasında da itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre artık kira ilişkisinin varlığı icra mahkemesince incelenemez. İİK'nın 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının (ve tahsili istenen diğer alacakların) kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı borçlu kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumundadır. İlk Derece Mahkemesince ödeme iddiasının değerlendirilmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazının kaldırılması isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Ne var ki, borçluya tebliğ edilen örnek 13 numaralı tahliye ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verildiği, ödeme emrinin borçluya 9.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından tahliye istemli davanın, İİK'nın 269/1. maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 7.11.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi dolmadan borçlunun temerrüde düştüğünden söz edilemez. Bu durum, kanunun açık hükmüne aykırı olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. O halde, ödeme süresi dolmadan açılan davada tahliye kararı verilemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince; itirazın kaldırılmasına isteminin kısmen kabulüne, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 9.07.2025 tarih ve 2024/40 75... /3639 Karar sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7070 E., 2025/6027 K. (08.10.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7070
- Karar No
- 2025/6027
- Karar Tarihi
- 08.10.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7616 E., 2025/6088 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/582 E., 2025/619 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4008 E., 2025/6019 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7414 E., 2025/6042 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3927 E., 2025/6074 K. 08.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4136 E., 2025/6021 K. 08.10.2025